Lahana.org Karadeniz'in efsanevi sitesi Karalahana.com'un kardeş sitesidir!  

Hoşceldun Uşak! Habu sayfede son 24.09.2006 cuni bi şeyler edildi

Google

 

 

Rumluk ve Lazluk

Değerli Hemşerilerim,

Bu sabah gazetede Üstad Ergin Yıldızoğlu’ nun yazısını okurken güzel ve tam da bu tartışmalara denk düşen bir Yugaslav Atasözü dikkatimi çekti. Diyor ki; “Geçmiş (tarih diyebiliriz), gelecekten daha belirsizdir. Çünkü hergün yeniden yazılır”. Ülkemiz gibi resmi dayatmaların had safhada olduğu ortamlarda bu sözün ağırlığı şüphesiz artıyor. Öylesine artıyor ki tüm bu dayatmalardan bağımsız, gerçeğin gri rengini arayanlarda (ben de dahil) dahi zaman zaman bu dayatmaların doğrudan ya da karşıt izdüşümlerini görüyoruz. Sonuçta kimlik bunalımının yoğun olarak yaşandığı coğrafyamızda gerçekliği (ki sosyal bilimlerde bunun göreli olması çok tartışılır bulunan bir olgudur) herkesin kendi durduğu yerden kavraması çok doğal.

Ortaya konulan bilimsel verilerden çok bakış açısına yönelik değinmek istediğim birkaç nokta var. Kimliğe yönelik ifade ve adlandırmaların birbirine girdiği Karadeniz’ de, önceki nesillerden sözlü aktarımlara dayanan saptayımları çok sağlıklı bulmuyorum. Genel kabul görmüş bir Laz Kimliği (burada Lazların ayrı bir devletleri olmaması ve Müslüman olmaları etkendir) çoğu hemşerimiz tarafından benimsenirken, bazılarınca atalarının “Urum” olması üstü kapalı olarak şöylece geçiştirilir. Oysa Rum kökenli olduğunu utangaçça da olsa kabul eden insanların birçoğunda, anadili düpedüz Lazca ya da Gürcüce ve hatta Türkçe (en azından şu anda) olan insanlarla ciddi bir fiziki benzerlik söz konusudur. Bu benzerlik Türkiye ya da Yunanistan’ ın diğer bölgelerinde yaşayan insanlarla pek kıyaslanamayacak derecededir. Ancak tüm bunlar tarihi sis perdesini aralayabilmek için yeterli değil sanırım. Bu tür akıl yürütmelerden yola çıkarak insanlara bir kimlik dayatması yapmak da. Anadil olarak Karadeniz Rumcasını halen koruyabilen ve resmi tarih palavralarını sorgulamaya başladıktan sonra başta anadilini-atadilini kendisine bayrak yapan insanlar için, dünyanın bir ucunda dahi örneğin ABD’ de, Avustralya’ da, yörelerinden göçen Hıristiyan Hemşerileri ile anadilleriyle (köylerinin diliyle) rahatlıkla anlaşabildiklerini görmenin, kimlik tanımlarında Pontosluluğu öne çıkarması kadar doğal ne olabilir ki? Ve aynı şeyi binlerce yıllık anayurtlarından koparılan hemşerilerimiz için düşünelim. Kendi resmi tezlerinin etkisini de gözardı etmeyerek ve Yunanistan’ da ilk dönemlerde çektikleri onca sıkıntıya karşın Laz Kimliği yeterince tatmin edici midir onlar için? Olanca acılarını, özlemlerini, bağlılıklarını anlatmaya yeter mi? Ben kimim sorusunun yanıtı, salt bilimsel donelerle açıklanması mümkün olmayan, insani, duygularla yoğrulmuş bir yanıttır. Ve bu yanıt herkes için farklıdır, haklıdır.

Tartışmalara katkı yapan tüm arkadaşları yer yer eleştiri hakkım saklı olmakla beraber bir Karadenizli olarak göğsüm kabararak, hayranlık ve umutla izliyorum. Şimdiye kadar nerelerdeydik demekten de kendimi alamıyorum.

Uşaklar burası tek bildiği hiçbirşey bilmediği ve hiçbir zaman herşeyi bilemeyeceğini bilenlerin ama inatla da herşeyi öğrenmeye çalışanların sitesi olma yolunda doludizgin ilerliyor.

Selam olsun böyle güzel insanlara…



 
Scoring_Disabled_Msg Respond to this message   
Author Reply
 

Rumluk ve Lazluk

No score for this post
June 27 2001, 10:29 PM 


Bir çoğumuz gerçekte ifade etmek istediklerini kelimelere sığdıramıyor, yüreğimizde yazılıp beynimizde onaylanan düşüncelerimizi harflere egemen kılamıyoruz.

Öncelikle bir çok katılımcıda hakim olan Laz kimliğini dayatma gibi bir oluşum içinde değiliz. Tam tersine "Lazuri" konuşanlar tüm dünyaya kendilerinin özgün bir dili olduğunu ve Trabzon ve batısıyla pekde alakası olamdığını, Rum veya Karadeniz Türkü olmadığını kanıtlama çabası içindeler. Kaldıki karalahana.com, çok çok açık bir şekilde Trapezounta sitesidir.

Tüm Karadeniz şudur diye dayatan kurum ve ona ilham kaynağı olan siyasi düşüncenin ülkemizde ne olduğu da bellidir. Karadeniz'in tüm halkı Hellen göçmeni bile olsa (?)farklılaşıp özgünleşmişlerdir. Bugün toplumsal hafızamızda bu kelimenin karşılığı yoktur.
Bu kelime yerine "Rum" kelimesinin kullanılması daha uygundur. Çünkü Rum kelimesi hem Hellen göçmenlerini hemde yerlileri kucaklar ve yakın zaman kadar getirir. İslamlaşma ve Türkleşe sonucu ise Anadolu halkının belkide en net karşılığı olan "Rum" kelimesini "hristiyanlıkla" eş bir terime özdeşleştirmiştir. "Müslüman Rum" tanımı ise çok yönüyle gerçek bile olsa Çaykara dışında pek de kabul edilebilecek, tüm halk tarafından benimsenecek bir etnik kimlik ifadesi değildir.
"Laz" terimi ise Rum döneminden beri bölge halkını tanımlamak için kullanılan, hem etnik bir tanım hemde tüm bölgenin kültürel yapısını tanımlayan Samsundan Batuma'a tüm insanlarımızın severek benimseyerek kendine yakıştırdığı kimliktir. Belki de Rum olduğundan(hristiyanlıktan dolayı) ve Türk olmadığını belirtmenin aracı olarak kullanılmıştır ki bunu kimse bilemez. Sonuçta bölgenin rengi adı sanı "Laz"dır. Bu yüzden de gönül rahatlığıyla "Laz" olduğumuzu söyleyebiliyoruz. Çepniler bile "Laz" adından rahatsız olmazlar, çünkü yöre kültürüne adapte olurken kemençeyi, peştemali burada tanımışlardır, Yunanistanda değil. Lazluk nedir? İşte bunun tarifini yapabilecek kadar vakfıkebir ekmeği yemedik yazık ki.

Pazar ile Hopa arasında "Lazuri" konuşan halk bence doğu Karadeniz boyunca yerleşmiş ve her nasılsa anadillerini unutmamış sayısız klandan biridir. Ama Ordulular yada Giresunlularla özdeş ögeler taşımalarıda gerekmiyor. Her yöre kendi içerisinde özgündür Tirebolu, Akçaabat, İkizdere, Arhavi, Bafra ortak yönleri kadar farklılıylarıyla da zengin bir armoninin parçalarıdır. Bu armonide Türk, Gürcü, Megrel, iran, Arap- İslam, Ermeni, Hellen ve Anadoluya ait domestic ögeler aynı kap içinde pişmiştir. Her birinin oranı farklıdır ve ilden ile hatta bazı yerlerde köyden köye değişir. Tüm bu oluşuma ortak bir isim vermek ise bizim işimiz değildir ama bunu tatışabilecek iradeye ve enerjiye sahibiz. Yaptığımız ve yapmamız gereken de budur.

 
Scoring_Disabled_Msg Respond to this message   
murat
(no login)

yaşa ula yaşaaa GRAW GRAW GRAW

No score for this post
June 28 2001, 11:22 AM 

sevgili web bu yazın çok güzel. teşekkürler sana...Karadenizde kimsenin rahatsız olmadığı ortak sözcük LAZdır. Samsunlu da benimser Rizelide Giresunlu da Oflu da Arhavili de Bafralı da...Çünkü herkes bu bölgenin Laz kültürü ile yoğrulduğunu gelenlerin ister cepni ister grek bu kültürden birşeyler aldıklarını bilir.

Aslında Rum olan müslümanların bile çoğunluğu rumuz değil Lazız demeyi tercih ederler...

murat

 
Scoring_Disabled_Msg Respond to this message   
Temel
(no login)

Untitled

No score for this post
June 28 2001, 2:49 PM 



Kültürümüzü kavrayış noktasındaki genel yaklaşım ilkelerini benimsiyorum ve yukarıdaki yazında bunu biraz daha duru bir dille anlatmışsın, iyi de olmuş. Benim de konuya ilişkin küçük bir pencere açmak istememin sebebi salt senin çizmeye çalıştığın çerçeve değil, birkaç gündür süregelen, Laz-Helen kimlikleri arasında sıkışan ve kördövüşüne dönmeye aday tartışmalardı. Zira aynı frekansta yer aldığına inandığım insanların sonuçsuz polemiklerle birbirlerini yıpratmalarını ve aradaki iletişim kanallarını daraltmalarını istemem.

Laz kimliğinin, çok bilinçli ve belki doğru da olmasa, Artvin-Samsun arasındaki bölge halkı tarafından benimsendiğine ben de katılıyorum. Ancak anadili Rumca olan ve "birşeyleri sorgulama bilincine erişmiş" bilhassa gençlerimiz tarafından tek başına yeterince kucaklayıcı olmadığını düşünüyorum. Bu noktada yürütülen tartışmaları da anlamlı görmüyorum. Hele ki buradan hareketle insanları, "Helenofil", "Helen Milliyetçisi" gibi yakıştırmalarla yaftalamaya kalkmak, etkileşim-diyalog sürecini ortadan kaldırmaktan başka bir işe yaramaz.

Hepimiz aynı takanın uşaklarıyız. Soru işaretleri beynimizden hiç eksik olmasın, yola devam..