Lahana.org Karadeniz'in efsanevi sitesi Karalahana.com'un kardeş sitesidir!  

Hoşceldun Uşak! Habu sayfede son 24.09.2006 cuni bi şeyler edildi

Google

 

 

 

Adam olmanın milliyetle alakası yok

January 10 2002 at 2:35 PM
No score for this post
Ankaralı  (no login)
 
Bu sayfalarda sarhoşların bile akıl edemeyeceği bazı garip yazılar asılıyor. Herkes kendi cümlesini tanıyacağı için isim vermeden,fakat cümleleri belirterek bazı açıklamalar yapmak gereğini duydum.

Daha önceleri yine bu sayfalarda aykırı düşünceleri sevdiğimi söyledim. Önemli olanın da yazılarımızın günümüz insanına bir fayda < toplumsal fayda > sağlaması gereği üzerinde durmuştum.

Buyurun birlikte bazı cümleleri mercek altına alalım.

<Kaynağı halka dayanmayan,halka rağmen ideoloji> Cumhuriyetin kuruluşundan söz ediliyor. Hangi halktan söz ediliyor anlayamadım,o zamanlar halk değil ümmet vardı. Bunun ne anlama geldiğinin zihinlerde canlandırılması biraz zormudur ? Yeni devlet kurulurken okuryazar insan bile bulunamıyor Ankara garından toplanan okur yazarlara bakanlıklarda görev veriliyordu. Siz sıfırın ne anlama geldiğini bilirmisiniz.

<Karşıt ideoloji> fobilerinin hangi tarihte başladığını bilmeden insanlara saldıramazsınız.

İzmitte yaptığı ünlü basın toplantısında < tarihini çok bilmişler araştırsın> Mustafa Kemal gazetecilire diyorki : Arkadaşlar başarabildiklerim bunlar.Benim aklıma gelmeyip de sizin düşündükleriniz var ise lütfen söyleyiniz. Çünkü bu çizginin bir daha yakalanması çok zordur. Sizce, sivil toplum örgütlerinden fikir talep eden bu adam nasıl bir diktatördür.

<Kemalizim ideolojisi İslamın sünni kolunun ideolojisidir> Buna gülünür işte. Demek ki M.Kemal rakı içmesini sünnilerden öğrendi. <TC Osmanlının devamıdır> doğru,ikiside Anadoluda hüküm sürdü. Bir şeye dikkatinizi çekerim. İnönünün Ankara garında toplayıp da bakanlıklarda görevlendirdiği insanların tümü istanbullu idi ve onlar osmanlı kültürünün mirasçıları idi.

<Gazinin yetkileri sınırsızdı> Pes doğrusu. Ona meclisi kapatalım diyenlere < ben meclissiz yapamam> diyen insana bu nasıl bilgisizce saldırıdır.

< MİT> komplesi,olanlar kendine güvenemeyenlerdir.

Mustafa Kemale iki tür insan hala saldırıyor, birisi Şeriatçılar diğeri ırkçılar. Kendileri bilirler, Biz ikisindende değiliz.

Gümüşhaneli, buraya yazdıklarını gitsin Torul daki kahvelerde söylesinde anlından öpeyim. Köpeksiz köy buldu deyneksiz geziyor.

Herkese,Gümüşhaneliye bile selam.

Scoring_Disabled_Msg Respond to this message   
Author Reply
Özcan SOYSAL
(no login)

Adam olmak

No score for this post
January 10 2002, 8:33 PM 

Simdi ben irkci oluyorum?
Ne irkcisi?
Alman,Rum,Ermeni,Bulgar,arap irkcisi?
Hangisi...
4 yildir bu forumlarda tartisitrim.Malum masalardan Ermeni,Rum,Alman ve daha bir düzine devletin ajani oldugum veya bu devletlerin milletine mensup bir ikci oldugum iddia edildi.
Yeni degil ve malum MIT masasi laflarindan.

M.Kemal demokratmis..
He ya ne demezsin..
TBMM nin iradesi varmis!!!
Gazi de bu iradeye saygili imis???

Sarirtici degil..
Kemalistlerin bir özelligide gevsek gevsek yalan söylerken yüzlerinin kizarmamasidir.
Alamet-i Farikalarindan birisi de bu..

Bu söylediklerimi Torul`da söylemeli imisim.Benim Torul ile ne alakam var bir kere.Ben Gümüshana merkez köyünün bir mahallesindenim.Bilenler Torul`un bizle kültürel bir yakinligi olmadigini bilirler.

Ikinci Anadolu halklari soykirimcidir ve bunun kültürünü mesru bir kültür olarak görür ve benim gibilerini elbette sevmez...
Ancak bu milyonlarca insana benzeyen mahluk ta elbette bir gün insanlasacak.Buna süphe yok.

Yeri gelmisken M.Kemal`in Sabetayci Yahudi oldugunu yazdigimda,Webmaster galiba Islamci tez olarak ileri sürdü bu görüsü..Yani bana yahudi düsmanligini yakistirmaya cabaladi.
Benim Yahudi milletine müslümanlarin cogunlugunun tersine sempatim var.
2000 yildan ber en azindan Humanist bir kültürü yasattilar ve bagirlarinda dünyanin en yaygin iki dinini insanliga hediye ettiler.Hiristiyanligi ve Müslümanligi..

Sabetay Sevi`yi yakinen arastiranlar ,o zaman ki dünyada tüm ayhudilere hakim olan humanizmi görecek ve insanlarsa takdir de edeceklerdir.

Bu elbette Israil`e hakim olan gericiligin Arap halklarina yaptiklarini görmezlikten gelmemizi gerektirmez.

Ve Türkiye yahudilerine Varlik vergisi,Askale reva görenler de ben degilim.Sizin Kemalist TC niz.
Özcan SOYSAL

Scoring_Disabled_Msg Respond to this message   
webmaster
(no login)

Ankaralaı ve Soysal'a

No score for this post
January 11 2002, 1:03 AM 



Sn. Soysal'a

Türkiye'de yaşıyan müslümanların bilinen Yahudi düşmanlığından faydalanarak rejime tepki duymalarını sağlamak amacıyla bazı yasadışı İslami örgütler
M.Kemal Atatürk'ün, Yahudi olduğuna dair uydurma belgeler hazırlıyorlar ve kendi garip medyalarında teşhirde ediyorlar. Bildiğim kadarıyla mustafakemal.de adresinide almışlar, Atatürk'ün gayrimeşru olduğu gibi abuk iddialarla saçmalamışlardı. Niyetleri açıkça meydandadır, yöntemleride alçakçadır. M.Kemalin etnik açıdan ne olduğu umrumda değil ama isptalanamaz iddialarınızı kesin gerçekler gibi dile getiriyorsunuz. Burayı okuyan bir çok insan bunların "gerçek" olduğunu zannedip, bilinen endişelerle dışarı vuramadığımızı zannedebilir. Bu yüzden iddialarınızı "net" delillerle ispatlayamacaksanız, forumumuzda "gerçek" miş gibi kullanmayın. Siz M.Kemal'in başına bu etnik sıfatı eklerken bir gerçeği dile getirmekten çok bir tarihi şahsiyeti ona hayranlık besleyen insanların gözünden düşürme kaygısıyla hareket ediyormuşunuz gibi bir izlenim doğuyor. Sarı Çizmeli Mehmet Ağa şöyle demiş türünden tanıklıklara, söylenceleri bırakın. Ortalama bir tarihçiyi ikna edemiyecek delileleriniz yoksa bunları kabul etmemizi beklemeyin; yinede isterseniz kendinize şu soruları sorup cevap arayarak işe başlayabilirsiniz.
Atatürk'ün annesi Zübeyde hanım oğlunun İslami eğitim gören okuldan ayrılmasına karşı çıkarak bir Sebataycı bir eğitimcinin okuluna gönderilmemesine karşın Ali Rıza Efendiye karşı direnmiştir. Bunu hangi Sabetacı anne yapar? Babası Ali Rıza Efendi hayatı boyunca "Arnavut Ali Rıza" olarak tanınmıştır. Eğer Türk yada Yahudi olsaydı neden "Arnavut" sıfatıyla tanımlanmıştır?

"Kemalizm ideolojisi dediginiz Islamin Sunni kolunun ideolojisidir"
Bence sizin en büyük talihsizliğiniz bu saptama. Bu teoriyi değişmez gerçek olarak merkeze koyuyor ve bu mihenk taşından komplo teorileri üretiyorsunuz. Hatalı doğrular ve tutarsız teorilerle geliyorsunuz. Hanefilik, şüphesiz siyasi bir hareketti ve Osmanlı'nın merkezindeydi. Eğer İttihat ve Terakki iktidarı sürseydi, en azından Cumhuriyeti Atatürk değil ona İzmir Suikastini düzenleyenler kursaydı dediklerinizde haklı olabilirdiniz. Müslüman halkında zaten beklentisi İslami düzenin devam etmesiydi. Mustafa Kemal'i sıradan bir devlet adamı olmanın ötesine taşıyan tarihsel olay sizin yanlış kavradığınız bu noktada gizli işte. M.Kemal demokratmıydi, kesinlikle hayır o zaman bir despot muydu? Yine hayır. Hayalleri olan ve bunları gerçekleştirebileceğine inanan ve bu uğurda hiç bir kural tanımayan inanç sahibi bir Jakobendi M.Kemal'i çağdaşı liderlerden, zafer kazanmış sıradan generallerden ayıran nokta "hayallerini gerçekleştirebilecek, şans ve irade ve bilgeliğe sahip olmasındaydı. O kayığını akıntıya karşı yüzdürmeyi başardı ve halkın büyük bölümünün muhalefetine rağmen Batı tarzı bir "yönetim sistemini" hemde inanılmaz "kültürel adaptasyon" yönüyle birlikte büyük oranda gerçekleştirmeyi bildi. Sizin iddia ettiğiniz tam tersine "kesin ve tartışılmaz kuralları olan" Hanefi geleneğine rağmen.
Kaldı ki Kemalist ideolojiyi tamamen Atatürk le özdeşleştirmek, ona emek vermiş sayısız Cumhuriyet dönemi aydına haksızlık olacaktır. Tarihi şahsiyetleri "kim olursa olsun" objektif gözlemlemek ve gıyaplarında yargılarken bunu tarafsızlıkla yapabilecek kadar tarihe saygı duymak gerekmektedir. Kemalizm'in başarısını Türkiye ile bir tarafta Mısır, Suriye, Irak, İran gi,bi diğer İslam ülkeleriyle karşılaştırarak bir kıyaslama yapabilirisiniz. Açıkçası, Kemalizmin "Çağdaş Uygarlığın üstüne çıkma ideali" sadece bir ideal olarak kalsa da bana heyecan veriyor. Geri ve gereksiz bulduğum bir çok yönü de var... 10 Kasımda ağlar bir tavır takınmayan öğrencişlerin sopa yediği "atam sen kalk ben yatam" yıllar pek uzak geçmişte kalmadı. Bir gün özgür düşünceli insanlar bu tabuyuda tartışmaya açacaklar ve halkımızın ihtiyaçları ve geleceğini kurgulayan aydınlarımız "değişmeyen tek şey değişimdir" ilkesineden ilham alacaktır.


Sn Ankaralıya,

1 - Sn. Soysal'ın bir mesajında şu ifadeler geçiyor "Insanlara sahip olmadigi görüsleri yamayip,sonra bu görüsleri cürüterek o kisiyi haksiz cikarma taktigi bir M.Kemal tipik "Türk" taktigidir". Bu cümleyle giriş yapmamın nedeni benim mesajıma tepkinizin biçimi.
Şöyle yazmışım:
"Kaynağı halk olmayan, hatta halka rağmen halk için kurgulanmış bir ideolojiye nerdeyse ilahi nitelikler yakıştıracak sanucularının sayısı azdeğil çünkü."

Siz benim yazdıklarımı saptırıp, cümleye anlam kazandıran "kurgu" kelimesini kırpıp yeni bir cümle yaratıyorsunuz, sonra da buna kendi yorumunuzu yapıyorsunuz. Şöyle yazmışsınız:
"Kaynağı halka dayanmayan,halka rağmen ideoloji> Cumhuriyetin kuruluşundan söz ediliyor."
Yazımı gerçekten anlamaya çalıştınız mı merak ediyorum? En azından yazının tamamını değilde buraya alıntı yaptığınız cümleyi doğru analiz ettiğinizden eminmisiniz. Yazdıklarımı ikinci kez okumadığımdan acaba farkında olmadan yanlış bir şeyler mi yazdım diye eleştirinizden sonra yazımı bir daha okudum. Yazı aşağıda asılı size bir kez daha okumanızı tavsiye ederim. Çünkü bir şeyler yazıpda şöyle yazmışım ama böyle demek istemiştim tarzı bir açıklalama yapmanın bir anlamı yok.
Kemalizm adı verilen şey hadi ideoloji diyelim, 1923 yılında tabandan gelen talepler doğrultusunda mı hazırlanmıştır? Şapka devrimi, harf inkılabı, batılılaşmak, laikleşmek, halifeliğin kaldırılması, modern eğitim, tekke ve zaviyelerin kaldırılması halkın taleplerimidir? Bu uygulamaların halkın iyiliği düşünülerek yapılması farklı şeydir, bunların halkın en azından çoğunluğu tarafından talep edilmesi farklı şey. M.Kemal'e halifelik bile teklif edilmiştir siz ne diyorsunuz? K.Karabekir Atayla neden küs öldü, Ziya Gökalp neden intihar etti? Ali Şükrü neden öldürüldü? İstiklal mahkemeleri neden kuruldu sanıyorsunuz? Bugünkü Fazilet Partisinin o dönemde yüzde kaç oy alacağını tahmin edebiliyormusunuz? Ben Kemalizmin yanlış, gereksiz v.s. olduğunu savunmuyorum ki, sadece bir tepeden inme, halktan kopuk yönüne, Jakoben tarzına değiniyor ve bir saptama yapıyorum.
"Kaynağı halka dayanmayan,halka rağmen ideoloji> Cumhuriyetin kuruluşundan söz ediliyor." diye yazmışsınız, Pes yani...
Kemalizm = Cumhuriyet mi yani. O dönemde Avrupada düzineyle cumhuriyet var. Günümüzde İran İslam Cumhuriyeti, o dönemde Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti var.Bunlar Kemalist mi yani? Ben o dönem M.Kemal'in devrimci düşüncelerinin büyük bölümünün halk tarafından onaylanmadığını yazmak istiyorum siz bu cümle de olmayan bir yönetim şekli olan Cumhuriyet'i görüyorsunuz.
2 -"İzmitte yaptığı ünlü basın toplantısında < tarihini çok bilmişler araştırsın>" diyorsunuz. Sayın Ankaralı ben o yıllarda yaşamadım, bildiklerim okuduklarımın kendi çapımda harmanıdır. Forum hepimizin ve yazmak, paylaşmak amacıyla kullanıyoruz. Eğer birisi beni etkileyecek şeyler yazıyorsa, benden çok biliyorlarsa üstünlüğünü kabul ediyorum ve yeni bir şey öğrendiğim için müteşekkir kalıyorum. Ama sizin tarzınızı anlamıyorum, forumdaki yazılarınızda hep "öğüt verme, adam etme, yola getirme" gayretlerini görüyorum.
"Karşıt ideoloji> fobilerinin hangi tarihte başladığını bilmeden insanlara saldıramazsınız." Ben yazımda M.Kemal'in kişiliğine ve icraatlarına kesinlikle saldırmadım. Eğer yazıyı okumak zahmetine katlanırsanız "Kemalizm" yazımdaki bu saldırıyı "kelimeleri deforme etmeden, saptırmadan" buraya aktarıverin. Kemalizm hakkında, görüş belirtmek neden saldırı olsun ki, "kemalizm" Allahın gönderdiği bir din miki tartışılmaz bir kutsallığa sahip olsun? . Siz benim yazımda katılmadığınız noktalarda bilginizi ortaya koyarak, düşüncelerimi çürütebilirsiniz. Neden bu yöntemi kullanmıyorsunuz? Daha baştan kendinizi "bilge" beni "çekirge", "çok bilmiş (?)" ilan ediyorsunuz. Bizi layık buluyorsanız, ortaya cevherinizi dökün ve bırakın buna forumu izleyen arkadaşlar karar versin.
Yürekten katıldığım bir sözünüzü mesajıma ekliyorum "Daha önceleri yine bu sayfalarda aykırı düşünceleri sevdiğimi söyledim. Önemli olanın da yazılarımızın günümüz insanına bir fayda < toplumsal fayda > sağlaması gereği üzerinde durmuştum."
Bu faydanın gelecek kuşaklara aktarılabilecek somut gelişmelere de yol açabilmesini umuyorum.


Scoring_Disabled_Msg Respond to this message   
SELİN
(no login)

Soysal'a

No score for this post
January 11 2002, 2:00 PM 

1. Tanımadığınız kişileri MGK şakşakçısı, MİT ajanı, MİT masası yazarı gibi asılsız şeylerle itham etmeniz sizin gibi aydın (!!) birine hiç yakışmıyor.
2. Sen kendini ulusalcı ilan etmiş PKK'ya yalakalık yapan bir şahıs olarak gayet iyi açıklıyorsun.Eğer bunu yapmazsan Almanya'da bu kafayla barınman zaten mümkün değil.
3. Merak etme seni herhangi bir emniyet birimine şikayet etmek gibi bir niyetim hiç bir zaman olmadı.
4. Sadece kendimin önem verdiği ulusal değerlere ve varolmamı sağlayan ATATÜRK'e sahip çıkmam sizi neden çileden çıkardı hala anlamıyorum.
5. Kendini istediğin milliyete, dine yakın bulmanı yadırgamıyorum. Tartışılmasını doğru dahi bulmuyorum.Ama benim değerlerimide aşağılamak senin gibi züppelerin haddine düşmediğini düşünüyorum.
6. 30 yıldır Almanya'da öğretmenlik yapıyorsun.Öğrencilerinede bu ihanet ve kin dolu kulaktan dolma yalanlarınımı anlatıyorsun.Çok yazık.
7. Aklını TÜRKİYE ve ATATÜRK düşmanlığı ile bozmuşsun.Sağlıklı eleştiri yapacak durumda dahi değilsin.
8. Senin PKK gibi kanlı teröristleri savunmana tabiiki karşı çıkarım. Burada canı terörizmden yanan bizleriz.Sen Almanya'da yalakalığını yaptığın örgütün diğer yüzünüde kendi sitende asılan yazılardan öğrenebilirsin.
9. Almanya'da yaşadığına göre Nazi Almanya'sı hakkındaki görüşlerinide sitende yayınlamanı isterim.Almanya'nın sanayi devi olmasında neler etken oldu? Kanunları hakkında eleştiri yapmanı beklerim.Biz kendi halimizden memnunuz. Sana ne oluyorda rahatsızlık duyuyorsun.Hepimiz derdini anlatabilen akla sahibiz. Senin saçmalıklarına zaten ihtiyacımız yok.
10. Tekrar tekrar söylüyorum. Seninle akademik bir boyutta tartışmaya her zaman varım. Yalnız adam gibi belgelerini ortaya koyacaksan.Şu ana kadar senle bu boyutta tartışma gereği görmüyorum. Diğer arkadaşlara verdiğin cevaplar dedikodudan başka bir şey değil.
11. Tartışmaya başlamadan önce kendini tanımlaman gerekiyor. Ne istiyorsun? Kime hizmet ediyorsun? gibi.
12. Ben Almanya'yı Çok iyi bilen birisiyim.Orada erkeksen kurallara uymada göreyim seni. Hemde ne kurallar.TÜRKİYE'deki kuralların daha katısı,maddi cezaların 5 katı 10 katı.Özgürlük kuralları bile çizilmiş. Eyalet kanunlarıda cabası.
13. Senin yazılarında anlatmak istediğin anafikir Metin Kaplan ve PKK'la aynı yönde olduğu için tarafımdan eleştirilecek çok yönünüz var.Bu tarafınızıda lütfen açığa çıkarın.
14. Ben şahsım adına çok açık biriyim. Konuyada ilgim var.Kimsenin sözcülüğünüde yapmıyorum.İhbarcıda değilim.Devletin Emniyet birimleriylede uzak yakın bir alakam yok.Onun için bunları habire dile getirip,kendini yalandan yere gaza verme.Nereli olup olmadığın hiç umurumda bile değil sadece fikrlerinle ilgileniyorum. Benim değerlerime küfür edip,bunlara sıfat yakıştırması yapan senin gibilerin kulağına doğruların tarafsızlık içerisinde putlaştırılmadan anlatmak gerektiğine inanıyorum.

Scoring_Disabled_Msg Respond to this message   
Özcxan SOYSAL
(no login)

PKK ve M.Kemal

No score for this post
January 11 2002, 8:14 PM 

Daha evvel yazdim..M.Kemal Osmanli ideolojisi olan Islam/Sunni/hanefi ideolojisinin savunucusu ilkel bir despottur.
Ayni sekilde Usama bin Laden,Kaplan ve Öcalan da ayni ideolojiyinin insanlaridir.Birer ilkel despotturlar..Eski dev yol,Devsol PKK dan Perincek tayfasina kadar ayni ideolojinin insanlaridir.
etaylardaki farklarin ehemmiyeti yoktur..
Al birini vur ötekine..Sizi ve bu saydiklarin sahislari bir cuvala doldurup cuvalin agzini büzüp bir iple baglayip tavandan asagi sallandiginda farzi misal, bu cuvala gelisigüzel tekme atildiginda,her tekme dogru yere isabet eder.Böyle düsünüyorum..
Özcan SOYSAL

Scoring_Disabled_Msg Respond to this message   
alp
(no login)

Zahmet etmeyin

No score for this post
January 11 2002, 8:36 PM 



Zahmet etmeyin cidden. Söz konusu karşınızda bir varlık yok.

Ötügen nikindeki bir msj mit yazdı diyecek kadar siayaseti ve devlet şahsiyetini tanıyan bir şey var karşınızda!

Önce ben trabzonluyum deyip daha sonra önüne Halt kültürünün khaldi ve nitekim haldi tanrısıyla bir bağ kurulması mamasını yutup Gümüşhaneli olan bir şey var karşınızda!

Ermenilerin katlettiği müslüman rumları tanıma cesaretini tanıyaman şey var karşınızda!

Ermeniler yazdıkları yığınla tarih kitabında Pontus rumlarına sövmesine rağmen, Pontus rumuyum diye ortaya çıkıp Ermenileri Altından heykel sunan şeyler var karşınızda.

Bu beylerin sorunu sünnet olup olmama sorunudur.

Bu beyler ilkerdir.

Din kavgası güderler.

Ve aşağılık komplexlerinden dolayı itina ile sünnersizleri seçerler.

Halkçıyım der? Halkından kaç tamne insanı tanırlar?

Acaba en yakın aileleri böyle bir adamı tanırmı?

Sahiplenir mi?

Utanır!

Boşuna!

Siz ne sanıyorsunuz?

Sizi Mit diye suçlayan ağız kimdir sizce?

Mit mi?

Hayır!

Bu kadar ucuz insanlarla ne mit ne legal ne illegal hiç bir kurum, teşkilat çalışmaz!

Siz karşınızda bir bilinç mi var zannediyorsunuz?

Konuya yanbancı olmama rağmen sn. webmastırı okuyorum Ankaralıyı okuyorum bakıyorum. Var adam bişe biliyo. Ama doğru ama yanlış yazıyo bişe.

Birde karşısına bak... uffff... sanki ramazan pidesi için sıra kavgası....

Karşınızda bir boşluk var. sıfır var!

Kimle ne tartışması yapılıyor sadece anlayamadığım konu bu!

Bütün samimiyetimle bu tartışmaya katılan insanlara sormak durumundayım siz karşınızda bir bilinç var mı sanıyorsunuz!

"Trabzonlular şerefsizdir!"

Bulafı kim kullanmıştır!

Siz böyle bir cümle kuran adamla neyi tartışma durumundasınız!

Alemi cihan olsa ki ortada seviye bilgi birikimi her bir bok!

Sn. Ankaralı Webmastır...

BU insanla döneminde formun birinde muhatap olma gibi yaşamaımda yaptığım garip saçmalıklardan birini yapmıştım.

Ta ki

Şu cümleyle son mesajını bırakana kadar

"aman sizle mi tartışcaz! Göreceğiz hesabınızı taki o an!"

Buyurun!

Bunu sağlıklı bir ruh hali söyleyebilir mi?

Ha?
Kine bakın kine. Bir nebze sıkmış kendini sonbra dökülü vermiş dilinden.,


Bende bunun üzerine o sitenin formunun okuyanlar bilir, küfür bize yakışır diyerek, mana dolu bir yanıt vermiştim.

O formun çok Objektif webmastırı o arkadaşımızın o mesajını değiştirmiş ve benim mesajım altında saçma sapan anlamsız bir hal almıştı!

Yani o forumda bir ara bişeler olmuştu!

Alen gözler önünde tablo.

Bence susulmalı ibretle izlenmeli!

Saygılarımla beyin taşıyan varlıklara... Diğerlerine ise acvıyaraktan inadına bir şefkatle...







Scoring_Disabled_Msg Respond to this message   
Ankaralı
(no login)

Macukalı'ya

No score for this post
January 11 2002, 11:18 PM 

Macukalıya

Sanal ortamda muhabbet yeni bir hadisedir. Bu bakımdan anlatılan ve anlaşılan arasında ciddi farklar oluşuyor. Hatta bazen neyin şaka neyin ciddi olduğu bazı işaretler konmasına rağmen pek anlaşılamıyor. Yazan gülme işareti koyuyor, gel gör ki bende tık yok. Bir kere burada bir eksiklik var. Eğer karşılıklı tanışmış olsaydık o zaman sorun daha da azalırdı.
Şimdi bakın burada yazı yazan arkadaşları hiç tanımıyorum, kafamda nasıl canlandırıyorum. Örnek olarak sizi anlatayım bakalım ne kadar tutacak.< Üniversite okuduğunuzu yazılarınızdan biliyorum. Yaşınız 35 civarında olmalı, 1,80 boyunda 75 kg ağırlığında saçlar hafif dökük henüz beyaz yok ve kumral, kitap okumayı ve macerayı seven, hafif sert mizaçlı. Ayakkabı numaranız 43.> Tutturabildiğimi sanmıyorum fakat ben sizi böyle canlandırabiliyorum usum da. Tutturduklarım da tesadüftür. Demek ki sanal alemle gerçek alem arasında çok fark var.
Eleştirilmek benim için paha biçilmez bir zenginliktir. Yeter ki içinde argo olmasın. Yalnız zatıaliniz öyle bir noktadan yakaladınız ki değme gitsin. Diyorsunuz ki: forumdaki yazılarınızda hep “öğüt verme,adam etme,yola getirme” gayretinizi görüyorum. Eğer gerçekten böyle yapmışsam “halt etmişim” cezama razıyım. Bilmeyerek, farkında olmayarak oldu.
Ancak… yukarıdaki başlığı kastediyorsanız “Adam olmanın milliyetle alakası yok” burada anlatılmak istenen açık: iyi insanda, kötü insanda her millet de bulunur. Bunun milliyetle alakası yoktur. Böyle söylemekle kimseye “yola gel ey gafil” demek, haddime düşmez.
Son olarak, istediğim yazıyı istediğim gibi yorumlama hakkımı da kimseye kaptırmam. Biraz da yazanlar dikkat etsin. Sakın öğüt gibi algılama , işin gücün rast gelsin.

Scoring_Disabled_Msg Respond to this message   
webmaster
(no login)

ek

No score for this post
January 12 2002, 1:24 AM 




1- Kitap adı : Bozkurt
H.C.Armstrong Arba Yayınları, Beşinci Baskı 1997
Sf.1
Ali Rıza....küçük bir çocukken Sırbistan sınırındaki Arnavutluk dağlarından gelmiş, sonraları Seelanik limanındaki Osmanlı Düyun-u Umumiye İdaresinde katip olarak bir iş bulmuştu.
Sf.2
Zübeyde......Oldukça eğitimsizdi, ne okuyabilir ne de yazabilirdi....tam bir köylüydü. Babası Arnavutluğun güneyinden küçük bir çiftçi, anneside bir Makedonyalı idi. Uzun boyu ve güçlü gövdesiyle, mavi gözleri ve lepiska gibi sarı saçlarıyla, gürbüz bir bedenin tüm hayatiyetine sahipti.



2- Şevket Süreyya Aydemir ise "Tek Adam" adlı eserinde Zübeyde Hanım'ın ve Ali Rıza Efendi2nin aileleri hakkında fazla şey bilinmediğini, here ikisinin de halk çocuğu olduğunu yazar.
... Öyle anlaşılıyor ki Zübeyde aslen Selanil'li değildir. Babası Sofuzade Feyzullah Ağa'nın Selanik'e yakın ve Selanik kazalarından olan Langaza taraflarında toprak ve ticaret işlerinde çalışmış olduğu bilinmektedir. Fakat ailenin bağlı bulunduğu kök hakkında bazı nakiller yapılmıştır. Bu nakillere göre Zübeyde'nin ataları, Rumelinin Osmanlılar tarafından fethi sırasında Anadolu'dan Rumeli'ye göçülen ve Batı Makedonya'daki Vodina ilçesinin batı taraflarındaki Sarıgöl bucağına yerleşen Türkmen boylarındandır.Bu boyların Anadolu'da Konya ver Aydın taraflarından bu topraklara gelmiş oldukları sanılır...Nitekim Mustafa da, daha ilerde ve bağnazlık şekli almadan, kendi atalarının eski Yörük- Türkmen aslından geldiğinden bahsedecektir.(Sf.32-33)
*Yazar M.Kemal'in Yörük olduğuna dair sözlerini nerede söylediğine dair bir kaynak göstermiyor.
Yazar Ali Rıza Efendi hakkında:
...Onun ailesi Selanik'in yerlisi sayılmaktaydı.....(Sf.33) yazmakta ayrıntıya girmemektedir.



3- Aşağıda ise Sn.Soysal'ın iddialarına kaynak gösterdiği yazı bulunmaktadır. Kaynak gösterilen Kitabı "Araştırma Yayınları" adlı bir yayınevi basmıştır. Kitap çok açık şekilde antisemittir ve müslümanların neden Yahudi düşmanı olması gerektiğini açıklayan uzun bir girişten sonra Türkiye'deki Sabetaycılar ve Masonlar üzerine verip veriştirmektedir. Bununla birlikte Aşağıdaki yazı 372. sayfanın iç tarafında bir gazete yaprağının fotokopisi şekilde basılmış şekilde durmaktadır. Basım tarihi bulunmayan bu kitap benim kütüphanemdede yeraldığından karşılaştırdığımda gördüm ki aktarımda hata yapılmamıştır. Yorum yapmadan yayınlıyorum.

SELANİKTEN NE ÇIKAR
Cemal Granda
Atatürk’ün uşağı idim
Hürriyet Yl.İstanbul 1973, S.204.205
. . .
Bir gün Çankaya’daki eski köşkte Selanikli Berber Mehmet ve Berber Rıdvan’la antrede oturmuş konuşuyorduk. Berberlerin ikiside Atatürk’e hemşeri olduklarından kendilerini imtiyazlı sayıyorlar, yüksekten konuşuyorlardı. Bu şekilde şaka da olsa böbürlenerek dolaşmalarına kendilerine poz vermelerine çok tutulur, fakat yine renk vermemeğe çalışırdım. Fakat bütün dikkatime rağmen aramızda yine de tartışmalar eksik olmazdı.
O gün yine onlar zayıf tarafımı bulmuşlar, bana şadan takılıyorlar:
- “Biz Selanikliler olmasaydık siz kurtulamazdınız” diyorlar, ben de cevap olarak “Biz kendi kendimizi kurtardık. Selaniklilere ihtiyacımız yok. Hem Selanik’ten çıksa çıksa Yahudi çıkar” diyordum.
O sırada merdivenleri yavaş yavaş inen Atatürk’ü görmemiştik. Konuşmalarımıza istemeyerek kulak misafiri olmuş ki, o akşam sofrada bir Selanikli olan Nuri Conker’e damdan düşer gibi sordu.
- “Nuri Bey, Selanik’ten ne çıkar”
O anda beynimin karıncalandığını duyar gibi oldum. Demek korktuğum başıma gelmiş. Atatürk antrede konuştuklarımızın hepsini duymuştu ... Nuri Conker, Atatürk’ün nazını çektiği, kaprislerine katlandığı eski bir çocukluk arkadaşı olduğu için aklına eseni söylemekten çekinmeyen biriydi. Elde ettiği aşırı imtiyazlar yüzünden ciddi ciddi “Sen çekil de, biraz da biz cumhurbaşkanlığı yapalım” diyecek kadar ileri gittiği zamanlarda bile Atatürk gülüp geçer, işi şakaya boğardı. Fakat bu seferkinin şakaya gelir yanı yoktu.
Nuri Conker, sanki bütün konuştuklarımızı biliyormuş da, beni korumak kararını vermişcesine
- “Bol Yahudi çıkar Paşam” demesin mi?
Bunun üzerine Atatürk yüzünde alaylı bir gülümsemeyle daha önce kulağına çalınmış dedikoduların tümüne karşılık verdi.
- “Benim için de bazı kimseler –Selanik’te doğduğumdan ... Yahudi olduğumu söylemek istiyorlar. Şunu unutmamak lazımdır ki, Napoleon da Korsikalı bir İtalyan’dı. Ama Fransız olarak öldü ve tarihe Fransız olarak geçti. İnsanların içinde bulundukları cemiyete çalışmaları lazımdır.”
O günkü kadar utandığımı ve Atatürk’ün karşısında düşürüldüğümü on iki yıllık hizmetim sürecinde hiç hatırlamıyorum. Belki de ömrüm boyunca benim için en büyük utanç da bu olmuştur. O günden sonra Selanik kelimesini bir daha ağzıma almadım.
(Yahudilik ve Dönmeler, Yesevizade, S. 372)

Scoring_Disabled_Msg Respond to this message   
Ankaralı
(no login)

Macukalı'ya

No score for this post
January 12 2002, 6:22 PM 


“Bozkurt” adlı kitap bir zamanlar yasaktı ülkemizde. Onu ilk okuduğum zaman inanılmaz keyif almıştım. Kitabı okuyunca da onu yasaklayanlar için ağızımdaki bütün baklaları salıvermiştim. Eğer yetkim olsa yapacağım ilk iş “yasak” kelimesini yasaklamak olurdu. Üstelik bu melanetin adını sözlüklerden bile sildirirdim. Lazlığım tuttuğu zamanlarda da yasak kelimesini kullananları iki şahitle tespit ettiğim zaman beş ay içeri atardım. Olmaz ya “mesela” dedik.

İnsanlarımız kedi putlarını yapar sonrada ona taparlar. Adam diyor ki: Ben size hiçbir dogma bırakmıyorum, rehberiniz ilim ve fen olmalıdır. Bizimkiler ise hayır sen bizim put’umuzsun diyorlar. Dikkat ederseniz herkes onun eteğinin bir tarafından tutuyor. Yüzüne ve söylediklerine dikkat eden yok. Fakir bir aileden olması veya başka bir milletten olması vız gelir. Çünkü hizmetleri bizim insanımızadır. Bizim büyüğümüzdür.

Günahları yok mu, elbette var. Bana göre en büyüğü toprak reformunu başaramamış olmasıdır. Buna mukabil yaptıklarını da inkar etmek, hele hele onu bir takım tanımlamalarla suçlamak Anadolu insanına karşı yapılan bire bir ihanettir diye düşünüyorum.

Bütün bu iyi ve kötüler bizim tarihimizin bütününün bir parçasıdır. Bütün Milletlerin tarihi üç aşağı beş yukarı biribirlerine benzer. Yinede şunu söylemeliyim ki bizden sonra gelecek kuşaklar, milletlerin tarihlerini mukayese imkanı bulurlar ise Anadolu da olup bitenler diğer ülkelerde olup bitenlerden daha onurlu olduğunu görecekler. Bu kesitler böyledir diye yırtınmanın alemi yok. Tarihi yapanlar böyle yapmış, geri dönüp düzeltebilecek bir babayiğit var mı? Şimdi bu sayfalardan Topal’a saldıranların mantığını da anlayamıyorum. Trabzonlu hafız Mehmet, Ali Şükrü, ve diğerleri, Ziya Hurşit, Cavit bey, Topal Osman, Abidin,Gürcü Yusuf, Çopur Hilmi, Laz ismail ve şu anda aklıma gelmeyen nice insanlar onlardan sonra gelecek kuşaklar için kelle vermişlerdir. Onları da saygı ile anmam gerekiyor.

Son olarak büyük ve saygıdeğer hemşehrimiz rahmetli DİNAMO nun Kutsal Barış 3.cilt s.407 deki Ziya Hurşitin son dakikalarından birkaç cümle aktarmak istiyorum.

Ziya Hurşit idam sehpasının önündedir. < Ne güzel şey ! salıncağa da benziyor…..> Bunları söylerken de bir yandan da seyircileri gözden geçiriyordu. Bu sırada gözleri Kılıç Aliye ilişti: < Kılıç Alimi? Nerede bakayım? > bütün gözlerin kendi üzerine dikildiğini gören Kılıç Ali olduğu yerde sinerek Ziya Hurşitin gözünden saklandı. Cellat Ali ilmiği onun boynuna geçirmek için sabırsızlanıyordu. < aman beyim vakit geçiyor diye onu uyardı> Ziya Hurşit kızılası uyarıya da güleç, alaylı bir yüzle şöyle yanıt verdi:<Acelen ne, be kuzum, ölecek olan ben değilmiyim? Gidiyorum işte. Dünya sana kalacak. Merak etme beş dakika sonra öbür yanda, soyuna sopuna kavuşacağım, mektubun falan varsa ver de götüreyim. Haydi Allaha ısmarladık.>

Hem Atatürkü hemde bu Atatürk düşmanını saygı ile selamlıyorum.
Bugüküleri asla.