Bu forumu ilk kez ziyaret
ediyorum.Karadenizde yaşayan halkların kültür ve
gelenekleriyle ilgili bazı sorularım
olucak..Karakoncoloz ve çinkanın kötü hava ve
fırtına getiren doga üstü varlıklar oldugunu ve
insanların bunlardan korunmak için sabaha kadar
horon oynadıklarını duydum.Ama mitolojik olarak ne
ifade ettiklerini ve hangisinin hangi halkın
kültürüne ait olduklarını hakkında çok bir fikir
edinemedim.Bana yardımcı olursanız sevinirim
Bir alt sayfada bu ve benzeri konuların kültürümüzün
parçaları olduklarını artık bunları aşmamız
gerektiği konusunda arkadaşlarla
yazışıyoruz.Bazıları bunların milli kültürümüzün bir
parçası olduğu bunları korumamız gerektiği konusunda
fikir beyan etmektedirler.bir kısmıda bunların boş
şeyler olduklarını gerçekte kültürümüz oldukları
halde artık bunların toplum hayatından ayıklanması
gerektiği savunuluyor. Doğru söylüyorsun bu benzeri
çok sayıda korkularımız,bildiklerimiz var.Artık
bunları aşma zamanıdır. Bu konuda şöyle bir örnek
veriyorum.İnsan beyni beyaz bir kağıt gibidir
zamanla üzerine yazılarak olgunlaşır.Eğer o beyaz
kağıdı gelişi güzel buruşturursak ondan sonra ne
kadar ütülersen ütüle eski halini almaz. İşte
insanlarımızın bir türlü ayrılmak istemediği
buruşturucu "milli kültür" ne işe yararsa.
Şunuda kabul ediyorum bu ve benzeri alışkanlıklar
geçmişimizi sorgulamak da yol göstericidir. Gel gör
ki kime ne faydası olur?
Garakoncilo (Sürmene- Holo'daki adıyla), Kalandar
zamanı, fırtınayla ortaya çıkan ve insanlara zarar
verdiğine inanılan bir yaratıktır. Büyük ihtimalle
efsanedir. Yaban adamı, cinka, davara, cazilar, cazi
medusa v.s. Trabzon halk kültürüne aittir. konciloz,
koncoloz, karakoncoloz, conkaloz v.s. yöreye göre
ismi değişebilmektedir. 25- 6 Aralık arasında ortya
çıkar. Evliya Çelebi bile karakoncoloz'dan "Rum
keferesi" diye bahsettiğine (Bu adı kullandığına
göre Of civarında bu miti öğrenmiş) göre en azından
bir kaç yüzyıldır bilinen bir efsanedir. Kudret
Emiroğlu, antik Hellen mitolojisindeki
"khallikhavtzaros" adlı fırtına cinini köken olarak
gösteriyor. Kara kelimesi türkçe (siyah, farsça)
konciloz'un anlamını bilmiyorum ama Rumca olmalıdır.
Cinka ise Arapça cin ve Rumca -ka küçültme ekiyle
uydurulmuş bir kelime olmalı. Tüm doğu Karadenizde
ve başka adlarla Anadolu'da biliniyor ..ayakları
ters olurmuş falan. Cin veya benzeri yaratıklar
nerdeyse tüm halkların kültüründe mevcuttur.
Karakoncilo ise Trabzon'a ve halkına aittir. Çıkış
kaynağı Yunanistan olmakla berbaer, yakın zamana
kadar yaşatıldığı yer bizim oralardır. Momoyer
oyunları içinde aynı şeyi söyleyebiliriz. Antik
Hellen kökenli bu Karadeniz halk tiyatrosu, 16-18
yüzyıllardaki Derebeylerinin Karadeniz’li
hristiyanlara uyguladığı şiddet ve küçümsemenin dışa
vurumudur. Bununla beraber, oyunun baş karakterinin
lakabı “kizir” Oğuz Türkçesidir ve muhtar yardımcısı
anlamındadır, kıyafeti de Orta Asya Türkmenlerine
özgüdür. Bu da bir çelişki yada anlaşılmaz bir
karışımdır.
karakoncola şiddetli kuzey ruzgarları estiği zaman
büyük kayığındakürek cekerek dere boylarından yukarı
cıkar önüne cıkanı yakar yıkar veya yer bu yarı
insani yarı hayvani azman yaratık kimseyi yemesin
yada zararvermesin diye halk yörenin yemekleri olan
kuymak huliya lahana döşemesi gibi yiyecekleri bir
tepside kapı dışına bırakır yaradığın yemesini
beklerdi yaratığa şöyle bağırılırdı karakoncola ne
istersin kuymakmi yoksa buzakmi .eğer yiyecek bir
şey bulamazsa evin kücük erkek cocuğunu yermiş.
aktardığınız bu inanış için teşekkürler...
bu inanışın kaynağını "köy" olarak da not düşerseniz
ilerde, bu konuda bir halkbilim çalışması yapacak
araştırmacılar için faydalı bir coğrafi referans
olabilir...
ayrıca "karagoncolos" un "karagoncola" şeklinde bir
söylenişinin olması da ilginç...tam olarak köy ismi
belirtirseniz iyi olur...
KARAGONCOLA aynı yazıldığı gibi söylenir MAHNO
sürmene ile of arasında kıyıda yer alan
baştimar,kukuli,hamandoz,gogoşli,makrandoz,sargona,kimirli
isimliyedi köyün ortak ismidir buranın halkı tamamen
denizci olup deniz ve denizcilikle ilgili alet
edavat üretir balıkcılık yaparlar.yerli halk
olduğunu sanıyorum.karagoncola ınanışı eskiden cok
kuvvetliydi aynı kalandar geleneği,litropoli[mayıs 7
si ] gibi .
belki değişkenlik vardır ama yoresel ınanış ve
tavırlarla ilgili bir cok yanlışın yapıldığını
görüyorum sitede.
Mayıs 20 geldiği gün yaşlı genc bütün kız ve kdınlar
hatta ergenlik cağına gelmemiş erkek cocuklar akşam
hava karartıkdan sonra yaliya inip sahilden denize
girerlerdi bu bir nevi arınma töreni gibi idi o
esnada yalilarda hic bir erkek bulunmazdı.kadınlar
kendi aralarında horonlar oynar ceşitli eğlenceler
düzenlerlerdi.bizim oralarda bu olayın adına
LİTROPOLİ derlerdi.
Bu siteyi para kazanmak amacıyla hazırlamadım,
içindeki bilgilerde satılık değil, sadece paylaşmak
amacıyla ve eldeki imkan ve sınırlı kaynaklarla
hazırlandı. Siz de "ama yoresel ınanış ve tavırlarla
ilgili bir cok yanlışın yapıldığını görüyorum
sitede" dedikten sonra bildiklerinizi bizimle
paylaşın, sakın çekip gitmeyin. Aksi taktirde
yanlışlar nasıl düzelir ki?
Mayis'in yedisi hakkinda bircik kitapta 1-2 satirdan
fazlasini gormedim. Acaba bu eski gelenek
Hristiyanlik zamaninda bir aziz(e) gunune mi denk
getirilmis?