Lahana.org Karadeniz'in efsanevi sitesi Karalahana.com'un kardeş sitesidir!  

Hoşceldun Uşak! Habu sayfede son 24.09.2006 cuni bi şeyler edildi

Google

 

 

 

 

Sentez, kemalizm, halkçılık ...

January 10 2002 at 1:21 AM
No score for this post
 




Forum'daki tartışmaların rutin devindenliği gönderilen mesajlar "karadeniz müziği", "sentez", "tehditler" den başlayıp "homeros", "ötügen", "kemalist terbiye" v.s. ye dümen kırınca çığrından çıkmış görünüyor. Özellikle geçen günkü mesajımda söznü ettiğim "Kemalizm ve entegrasyon" konulu yazıyı tartışmak isteyen ve konunun eksik bırakıldığını savunan bir ziyaretçinin maili ve bugünkü mesajlarda sık sık geçen Kemalist terbiye terimi üzerine şu sampler ve sentez mesajına ek nitelikte bir şey belirtmem gerektiğini düşünüyorum. Daha doğrusu akşam foruma göz atıp mesajları okuyunca pek niyetim üstelik vaktim de olmamasına rağmen webmaster olarak zaruretten bir şeyler karalamak gerekiyor sanırım.

Konstantinos Kavafis ustadan bir deyişle başlarsam umarım "anti hellenist" arkadaşların gözlerine mil çekmem ve daha yazının başında bu ustanın sadece milliyetinden ötürü güzel deyişine sırt çevirmeleri için bir bahane yaratmam.
"Peki, şimdi ne yapacağız biz böyle barbarsız? Bir tür çözüm yoluydu bizim için bu insanlar."- Barbarlar'ı Beklerken'den
Hangi dilde olursa olsun bir sözlüğün içeriğine baktığınızda kelimerin alafabetik sırada tanımlanırken, yazarın "kelime"ye anlam gücünü kazandıran eylemi yada nesnenin doğasını tanımlarken sıklıkta yetersizlik duygusundan mıdır bilmem ama bu kelimenin "karşıtını" da anlamı güçlendirmek için belirttiğini görürüz. Öyleyse normal olanı, gerçek olanı, doğru olanı tanımlamak için karşıtınıda belirtmek bir yöntem olarak kullanılabilir.(Burayı unutmayın az sonra lazım olacak).

Türkiye'de resmi kültürün ve tarihin itici gücü olan "Kemalizm"i tanımlamak boşuna çaba olacaktır. Ancak "Kemalizmin" çıkış noktasının bir halk hareketi olmadığını biliyoruz, dahası "Kemalizm" 20 li yılların aydınlarında kökeni tarihin derinliklerine inen bir bilinç sorunu olarak da çıkmamıştır. Daha da garip olarak bu ideoloji deha sahibi bir generalin A dan Z ye tüm ayrıntılarıyla planladığı bir çeşit "Das Capital" de değil. Sitemiz birbiriyle içiçe geçmiş otoktan - göçebe halkların sınırları belli bir coğarfya üzerindeki folklorik değerlerini baz aldığına göre Kemalizmin siyasi yönünden çok "kültürel" etkisini tartışmak daha isabetli olacak.
Kemalizm daha önceki yazımda ne olduğunu tanımlamaya çalıştığım şu "sentez" kelimesinin kapsamındadır. Bu tanım eski tüfek Kemalistleri kızdırabilir tabi ki... Kaynağı halk olmayan, hatta halka rağmen halk için kurgulanmış bir ideolojiye nerdeyse ilahi nitelikler yakıştıracak sanucularının sayısı azdeğil çünkü.
Tabi ki her inancın, varlığını ona armağan etmiş müritleri vardır ve herhangi bir dini öğretiye inanmış müritler gibi kendi inançlarının öncesiz ve orjinal olduğunu iddia ederler. Bu ruh durumun en çarpıcı ve uç örneği Hz. Ömer'in İskenderiye Kütüphanesini yakarken Kur'an'ı göstererek, diğer kitaplara ihtiyacınız yok, ihtiyacınız olan her şey bu kitapta yazıyor, buyurması örneğidir.
Kısacası "Kemalizm"i yaratan Cumhuriyet dönemi aydınları onu her türlü senteze kapamışlardır. Bu da doğal olarak "Kemalist" ideolojinin bir uzantısı olarak "Türkiye kültürü" halkın ürettiği değerleri "esas" olarak kabul etmez. Bununla birlikte kendi tezini (elini) güçlendirmek için bu folklorik imgelerini orjinalliğinden uzaklaştırıp farklı bir kalıba sokarak "bu kültürün bizzat yaratıcısı olan ilgili halka" bu şekilde sunar ve itirazsız kabulünü bekler.
Bilindiği gibi ülkemizin siyasal ortamı NAZİ Almanyasından esen rüzgarlarla 1940'lı yıllara damgasını vuran "Tatar muhipleri" cemiyeti üyelerinin sandalını batırınca ilerici aydınlar nefes alam ve tartışma imkanı bulmuşlardı. Bu dönemde resmi ideoloji olan "Kemalizm" içinde yada ondan kısmen kopmayı becerebilen muhalif bir kanatta türemişti. Anadolucular adını alan bu gurup halkın üstünde olmaktansa onunla özdeşleşmek istiyor ve Anadolu folkunu derlemek, öğrenmek, yaymak için yoğun bir çaba içine giriyordu. Köy enstitülerinde de görev yapan bu aydınlar, köylülere Klasik edebiyat, tiyatro, felsefe dersleri verirken hiç ummadıkları bir tepkiyle karşılatılar. Bu efsaneleri yaratan Anadolu çocuklarına hiç tanımadan sevdalanmışlardı. Onlar karşılarındaki İçelli, Egeli, Trakyalı, Karadenizli köylülerin bir zamanki tragodia kaharamanı Hellenlerin, Troyalıların, Frglerin torunları olduğunu ve "insanlığın en değerli kültürel mirasının" ev sahipleri olarak aradan geçen asırlara rağmen aynı cevhere sahip olduğunu düşünüyorlardı. Halkı tüm kültürlerin, bilgeliğin kaynağı olarak değerlendirdiler. Bilge hakımız tarafından "komünist "ve "din düşmanı" olarak suçlandılar ve kendi kafalarında "halk", "halkçılık" bunlarla dolaylı olarak da "halk kültürü", "ulus kültürü" tanımlarını bir yerlere oturtamadan hayal kırıklığı içinde ölüp gittiler. Çünkü ülkemizde yaşayan insanları tek bir bütün içinde "halk" olarak değerlendirme yanlışına düşmüşler ve halk=ulus tanımı yanlışlığından uzaklaşamamışlardı.
Normal karşıtıyla tanımlanır demiştik. Bence sadece tanımlanmakla kalmaz, karşıtına yönelik düşmanca ve uzlaşmaz bir tavrıda olamlıdır. Kemalizm'in çıkış yıllarında "Osmanlılık" daha doğrusu "Hanefi İslami Kültür ve yaşam tarzı" karşısına almıştı. Daha doğrusu varoluşu ve taraftarının inancı bu düşmanında varoluşu ve tehditinden güç alıyordu. Bugüne değin rakibini iyice hırpalamasına rağmen "mutlak zafer" elde ettiğini söylemek güçtür. Zaten Kemalizmin Osmanlılık (kimine göre Türk İslam Sentezi) karşı alacağı mutlak zafer kendi teorik olarak kendi sonunuda getirecektir.
Özallı yıllarda doğan 21.yüzyılın başlangıcına kadar etkileyici bir ivmeyle büyüyen yeni bir düşman var sahnede "Popüler Kültür". Devletten bağımsız Medyanın teknolojik gücü sayesinde sınır tanımayan kaynağını halkın beklentilerinden, tüketim alışkanlıklarından alan gerçeğin en bayağı şeklinin türlü sentezlerle sunulduğu yeni bir kurgu. Bu sefer kurguyu yapan elit aydınlar değil, halkın hayvansı tüketme, teşhir, röntgencilik merakıyla reklam şirketlerinin symbioz sentezi.
Kemalistler ve Osmanlıcılar on yıllardır varolmaları ve akla zazar bazı tavır ve sloganları için hep karşıt ideolojinin tehditini mazeret göstermişlerdi. Popüler Kültür, mide bulandıracak kadar bayağı,; ilahi, estetik, ahlaki duygu ve inançlarımızı ticari meta olarak kullanacak kadar çıkarcı, tüm değerlerimizi alt üst edecek kadar devrimci, bunu hiç bir erdemli düşünceye hizmet olarak yerine getirmeyecek kadar kaygısız... ama her zaman merak uyandırıcı ve heyecan verici... Eski tüfeklerin çakaralmazları yüzüne tükürsen "rahmet yağıyor" diye "SHOW HABER" Ana Haber Bültenine sizi baş haber yapacak kadar düzeysiz, alaycı bu düşmana işlemiycek gibi görünüyor...


 
Scoring_Disabled_Msg Respond to this message   
Author Reply
Özcan SOYSAL
(no login)

Kemalizm

No score for this post
January 10 2002, 3:34 AM 

Kemalizm ideolojisi dediginiz Islamin Sunni kolunun ideolojisidir.
Dolayisi ile TC nin kurulusundan bugüne ideolojisi Sunni/Hanefi ideolojisi demek gerekir.Osmanli ideolojisi de tami tamamina bu ideoloji üzerinde insa edildi.Yikilana kadar..
M.Kemal Osmanli Imparatorlugunu daha az bir cografya üzerinde aynen yeniden kurdu.Iddialarin tam tersine TC Osmanlinin devamidir.
Halifelik disinda kaldirilan bir kurum yoktur.O da Ingilizlerin istegi üzerine kaldirildi.Karsiliginda TC nin mesruiyeti talep edildi.
Gazinin yetkileri 600 yillik Osmanli tarihinde hic bir padisaha nasip olmayacak ölcüde sinirdizdi ve siradan bir diktatördü.
Halifelik yerine Diyanet Isleri Baskaligi kurulur ve basina bir develt memuru getirilir.Bu sekilde Gazinin emrinin altina alinir in isi ve adina Laiklik!! denerek cambazlik yapilir.Anadolu halklari da cok yasa padisahim der.
Osmanlida Müslümanlik ideolojisine bir de "Türk" lük eklenir.
Ancak bu "Türk" lük ten anlasilan sadece ve sadece müslümanliktir.Zira Yunanistan ile TC arasinda nüfus mübadelesi adi verilen karsilikli etnik temizlik hareketi cok ögreticidir.
Yunanistan`a Anadolunun otoktan halki olan Pontoslu ve anadolulu hiristiyan helenler sürülür.
Gelgelelim Karaman Ortodoks Türkleri de hiristiyan olduklari gerekcesi ile Yunaistan`a sürülür.M.Kemal 1925 e kadar yürüttügü bu sürme isinde Karamanlilar halis muhlis Türk olmalarini görmezlikten gelir."Gavur addedilerek Yunanistan`a sürülüeler.Eski Yunan Cumhurbaskanlarindan Karamanlis onlardan birinin cocugudur.
Müslüman/Sunni/Hanefi ideolojisi derken bunun icerigini kim tayin edecek?
Kuran`i Kerim mi?
Tabii ki degil.
M.Kemal`in keyfi tayin edecektir.Ne zaman nasil bir müslümanlik gerekir bunu diktatör Gazi hazretleri tayin ederdi.Bugün ise ülkenin tek siyasi otoritesi ve M.Kemal`in tek mirascisi MGK tayin ediyor.
Simdilik bu kadar...
Istenildigi takdirde tartismayi daha da derinlestirebiliriz.
Özcan SOYSAL


 
Scoring_Disabled_Msg Respond to this message   
kostikas tsakiridis
(no login)

The end of kemalizme

No score for this post
January 10 2002, 1:49 PM 

If we concern seriusly about the crimes created from the turkish side,beginning 1912 up to 1998,against ethnics today still are living in this area and ofcourse against to neighbor countries we can say very clear:
As we believe that there is a common God,we have to expect a big change
in this area and one thing is sure that this criminal country can not celebrate 100 years life.
I mean only the state called "Turkey" and not the population a sympathic
collection of differnt ethnics,mainly with Hellenic origin.
The time is comming and BIG STORN is comming.
Noone will kill fanatic Turks,as they will die from their inside hate,as they feel all the comming changes and they are not able to do something.
The relation between people with Hellenic origin is very strong ,as even
the GENOCIDIES from the fasistokemalizme couldnt demaged this relation.
During next years we will see something very exsiting,something very strong.
It is pitty that Hellas(Greece) is the only country who try to keep Turkey,as it is.

 
Scoring_Disabled_Msg Respond to this message   
Resioğlu
(no login)

MUSTAFA KEMAL

No score for this post
January 10 2002, 4:19 PM 



Bilim insanının tabuları yoktur, en ilahi yaratıkları ve yarattıklarımızı tartışmaya açar. Herşeyden şüphelenir bilim insanı; şüphe onun olmazsa olmaz yönergesidir. Yalnızca bir şey yapmaz bilim insanı; sorgusuz sualsiz birini, bir konuyu, nesneyi mahkum etmek. Diyelimki bilim insanı uzun tartışmalardan sonra konusu hakkında tam yargıya varsın. Ondan sonra gelecek olanlar o hükümden şüpheleneceklerdir. İşte bilim budur.

Doğal bilimlerde mantık neyse sosyal bilimlerde de aynıdır.

Şimdi tartışmak üzere seçtiğimiz konu Mustafa Kemal’dir. Eğer bilimin ışığında tartışacaksak, onun kişiliğini ne yüceltmeli ne de aşağılamalıyız. Bunu beceremeyenler bilim insanı değil, konunun tarafı veya karşıtıdırlar. Sanırım artık Türkiye’de tarihi ve tarihi kişileri bilimsel olarak tartışmanın zamanı gelmiştir. Çünkü diğer türlü bir arpa boyu yol alamadığımızı görüyoruz.

Bir insan veya bir toplum ömrü boyunca bir başkasına borçlu olarak yaşamını sürdüremez, bir başkasına yaşamını adayamaz. Hatta kutsal saydığı bir düşünceden bir günde başka bir kutsal düşünceye sıçrayabilir insan. İnsandır bu, herşeye hakkı vardır.

Mustafa Kemal, Türkiye Cumhuriyeti kurucusu olarak tarihte hak ettiği yeri aldı. Bence tarihin rastladığı en zeki asker ve savaş yöneticilerinden biridir. Savaştan sonra yaratmak istediği ulus devleti uluslararası toplumun arasına yerleştirmekte zorluk çekmemesi aynı zamanda hem hızlı bir reformcu, hem de bir devrimci olduğunu gösterir. Yurttaşlarının kökeninin çoğunluğu Türk veya Oğuz boylarından olmamasına rağmen yaratmak istediği ulusa Türk adını verdi. Ancak bu onun icadı değildi. İttihat ve Terakki yöneticilerinin çok önceleri aldığı bir karardı bu. Mustafa Kemal, kimi tarihçilere göre eli Ermeni kanına bulaşmamış bir İttihatçı olduğu için ulusal hareketin başına getirilmiştir. Onun adına daha pek çok söz edebiliriz.

Nereden nereye geldik?

Mustafa Kemal bugün ölümünün üzerinden 64 yıl geçmesine rağmen hala tartışılamayan bir tabudur. Ondan şüphe edilmesi bile yasaktır. İşe bakın ki güya onun görüşlerinin en büyük savunucusu ordudur. Dolayısıyla ordu da tartışılamaz. Mustafa Kemal bugün ordunun çelik kalkanıdır. Sıkıysa Mustafa Kemal’i ve orduyu iyi niyetle tartışmaya açın, bu ülkede doğduğunuza pişman edilirsiniz; vatan, millet ve ordu düşmanı bir hain oluverirsiniz.

Ben de bu forumdaki birçok arkadaşım gibi Türkiye’de yaşıyorum. Bir gün inadına da olsa şu yasağı kırmak için Mustafa Kemal’in aleyhinde özgürce konuşmak ve yazmak istiyorum.

Ancak ülkemi çok sevmeme rağmen hain ilan edilmekten korkuyorum.

Başkaca hiçbir korkum yok, inanın.

Pen tevrimlere karşı teğilum ki!

Not: (30 Aralık 1925 Şapka Devrimi'ne karşı çıkmaktan 8 Rizelinin kellesi gitmiş idi.)

EK I:

Aşağıdaki alıntılar Ahmet cevat Emre’nin TDK tarafından 1941 yılında basılan “Homeros, Odüsseia” adlı çeviri kitabının önsöz ve sonsözlerinden yapılmıştır.
.....................

Atatürk’ün bir suali (1934 yılında Ahmet Cevat Emre’ye):
“ Sen eski grekçe biliyor musun? Homeros’un destanlarını okuyup anlıyabiliyor musun?
Yüzüm kızararak bilmediğimi itiraf edince, şu derin öğüdü verdi:
“ Homeros’un destanları Türkçe’nin en eski kitaplarıdır; en eski Türkçe eserleri okumadan, tetkik etmeden hiç bir şey yapamazsınız!” (S.235)
.....................

Yakup Kadri Karaosmanoğlu:

İlyada ile Odysseia –bir arada- bütün bir felsefe, bütün bir hayat telakkisi, bir dünya görüşü, bir dini mister, putperest dünyanın bir Kitabı-Mukaddes’idir. Yani her ikisi birden “Ahdi Atik” ile “Ahdi Cedid”i teşkil ederler. (S.12)


 
Scoring_Disabled_Msg Respond to this message   
Özcan SOYSAL
(no login)

Reisoglu na

No score for this post
January 10 2002, 7:09 PM 

Türkiye`den yaziyorsunuz.Oradaki sartlarla yazan kisileri anliyorum.
Ancak bildigim kadari ile burada Türkiye`den yazip ta rejim muhalifi olan ve acik ismi ile yazan yok.
Sadece Reisoglu hic bir sey ifade etmiyor.Korkunuzun sebebini anlayabilmis degilim.
Karalahana sitesi ve forumu yöneticileri acaba acik isimleri ve adresleri ile mi bu siteyi sahipleniyorlar bilmiyorum.Eger acik ise onlari da anlarim.
Ben yurtdisindayim.
Almanya da 30 yildir Türkiye den gelen insanlarin cocuklarina ögretmenlik yapmaktayim ve Krefeld de ikamet etmekteyim.Ismim soyadim gercektir.Her hangi bir telefon rehberinden kolaylikla telefon numaram ve adresim bulunabilir.
1996`da beri T&D sitesinde görüslerimi yaziyorum ve ona bagli forum da o yillardan beri faaliyettedir.
Yurt disinda TC ye acik muhalefet etmek risksiz degildir.Elbette Türkiye`de muhalefet etmek cok daha zordur.
Zira burada Selin ismi ile yazan MGK saksakcisi en yakin karakola gidip beni ihbar edecek,eger Türkiye`de olsam ve adresimi bilse..
Karakola götürülmemi ve oradaki en yakin agaca asilmami isteyecek.
Ancak Kivrikoglu bir bölük Jandarmayi Almanya`ya gönderip beni tutuklayamamaz.Böyle bir az da olsa avantaj var.
Reisoglu M.Kemal icin iyi laflar ediyor..Mesela cok zeki imis.??!?!?!
Ancak bunun yanisira M.Kemal`in elestirilebilindigi bir Türkiye talep ediyor ve Türkiye`de bu mümkün degil...
Selinler bu ülkenin kahir ekseriyetidir.
T&C Islam/Sunni/Hanefi ideolojisine dayanan bir diktatörlükle idere ediliyor.
MGK ve basindaki KIvrikoglu keyfine göre yönetiyor ve Kuran`i Kerimden ,pardon M.Kemal`den mesruiyetini sagliyor.
M.Kemal bir tanri oluyor.Kendisinden süphe eden gavur olmaktadir.(Selin`in son yazilarina bakiniz)
Reisoglu M.Kemal`i savunsa da yazisinda süphe var!!!!
Bilimden falan söz ediyor ve süphecilikten dem vuruyor!!!
Allahin varligindan süphe edilmedigi gibi,ki ederseniz kafir olursunuz,M.Kemal den de süphe etmeyeceksiniz,vatan haini olursunuz.Reisoglu "Türk milleti bir ordudur ve katilmayan alcak" seklideki T&C ve M.Kemal ideolojisinden süphe duymaya basladigindan "Ya sev ya terket" Kemalist ilke geregi ülkeyi terketmelidir!!!
Allahin varligindan,pardon M.Kemal`in kutsalligindan süpheye düstügüne göre mutlaka kökü disarda düsmanlarin tezgahina gelmistir.Behemehal haledilmelidir!!!

Reisoglu sizi cok iyi anliyorum.
Yasamak insan gibi v hür olmayacak ise o yasamak degil baska bir seydir ve Selin o seye yakismaktadir..
Size degil Reisoglu!!
Özcan SOYSAL




 
Scoring_Disabled_Msg Respond to this message   
rind
(no login)

Hangi Atatürk

No score for this post
January 11 2002, 10:42 AM 

Selam Karalahana sakinleri,bir arkadaşımız bir taş attı kuyuya,baktım ki diğer arkadaşlar çıkarmaya çalışıyor,ben de boş durmayayım,yardım edeyim dedim.Yazının başlığına bakarak ağzıma geleni söyleyeceğimi düşünmeyesiniz.Sadece kendi kendime söylediğim düşüncelerimi sizinle paylaşmak niyetindeyim.
Atatürk üzerine hemen hemen her kesimden insanlar birşeyler söylüyor,fikir yürütüyor.Türk ocağına giriyorsunuz,hemen karşınızda ünlü ırkçı Nihal atsız ve hemen onun yanında Atatürk'ün posteri yanyana,o cemiyetin yöneticilerine göre Atatürk keskin bir milliyetçi,hatta daha da ,ileri giderek onun turancılığından filan dem vuruyorlar.Yolumuz bir başka kesimden insanların yanına düşüyor.Bu sefer de Atatürk ve çağdaşı olan lenin yanyana,milli mücadele yıllarında bu iki devrimcinin nasıl yardımlaştıklarından Atatürk'ün aslında devrimci olduğundan,Kurduğu cumhuriyetin ileri noktasının sosyalizm olduğundan dem vuruyorlar.Diğer bir kesimden daha arkadaşlarımızla konuşuyoruz,bu insanlarda Atatürk'ün söylenenin aksine,gayet dindar bir insan olduğunu,islamiyet hakkında çok olumlu görüşlere sahip olduğunu ileri sürüyorlar,tabii Atatürk'ün söylediği kelimelere dayanarak.Diğer bir kesimden arkadaşlarımızın yanına uğradığımızda,Onlarda Atatürk'ün aslında tan bir din düşmanı olduğunu,memekette müslümanlara zulüm ettiğini,Allah'a inanmadığını,Kuranı Resulullahın yazdığına inandığını söylüyorlar,tabii bunlarda Atatürk'ün söylediği sözleri Kendilerine dayanak yapıyorlar.Her kesimden insan Atatürk'ü kendi fikirlerine dayanak yapma eğilimde,Benim acizane kanaatim şudur ki,Maalesef memlekette Atatürk'e en büyük haksızlığı Kemalistler yapmaktadır.Milletine mal olmuş bir değeri,Kemalizm diye bir ideolojinin payandası yapıp,Halkına yabancılaştırdılar.Bu kemalist dediğimiz aydın tipi,köylüye "yaban"dedi,Ezanını değiştirdi,camilere sıra koymaya kalkıştı,halkın saygı duyduğu din büyüklerini susturdu,ister beğenirsiniz ister beğenmezsiniz kardeşim,Halka karşı her hareket,halkçılıktı.ve ortalığa çıkıp insanlara, işte kemalizm budur dediler.Hepiniz çok iyi bilirsiniz ki 1946 seçimlerinde kimin iktidara geleceği değil,iktidardan kimin gideceği idi önemli olan.Atatürk'e en büyük hakareti kemalistler yapmıştır.
Amerika'yı George Washington kurmuştur,fakat amerike da washingtonculuk varmıdır,peki İtalya da garibaldicilik,Fransa da napolyonculuk varmıdır,Peki bizde neden Atatürkçülük vardır.İşin bahanesini duyar gibiyim,bizim şartlarımız,bizim coğrafi konumuz falan filan öyle gerektiriyor.Hayır efendim hiçte öyle değil,bahne bulmasını,yaptığmız işlere kılıflar bulmasını çok seven bir milletiz biz.Ben diyorum ki,Bırakın bu insanı,onun resminin arkasına sığınıp,kusacağınız bir kininiz varsa,kendinize Atatürk'ü payanda etmeyin.Kendiniz birey olarak çıkın ortaya.Onu milletin yüreğiyle başbaşa bırakın.O zaman göreceksiniz On kasım günleri onun kabrini ziyaret etmeye koşan dindar insanları,Kemalistlere sesleniyorum
Atatürk'ü milletinin vicdanıyla başbaşa bırakın.Ben sözlerimi Rahmetli Hasan Hüseyin'in mısralarıyla tamamlamak istiyorum,sağlıcakla kalın
kimi kurşun sıkar kimi cop sallar
kan akar okulların kapılarından
defteri kan kitabı kan günaydını kan
böyle mi doğmuştu güneş samsun'dan
ekmeksizler okul diye meleşir
bir kalemi yedi kardeş üleşir
ölen ölür ölmeyenler ağlaşır
bu muydu beklediğin kurtuluşundan
sen hep samsun'a mı çıkarsın ay oğul ay kemalim
hele bir de heryere
çık hele bir
çık hele bir
kemal'im
çık ki heryer samsun olsun kemal'îm
çık ki heryer samsun olsun kemal'im

Ve ben Mustafa Kemal'i daha fazla seviyorum Atatürk'den


 
Scoring_Disabled_Msg Respond to this message   
Reisoğlu
(no login)

Uslüp!

No score for this post
January 11 2002, 11:35 PM 

Sayın Soysal,

Öncelikle öğretmen oluşunuz konusunda kuşkularımı belirteyim. Türkçeniz ve uslübunuz çok kötü. Bizlere bilgi ve belge sunma yerine şu kötü uslübunuzla kin, nefret ve tekrarlardan ibaret düşüncelerinizi sunuyorsunuz. Sanırım sizi çevrenizde pek ciddiye alan yok ki, bu forumu ve katılımcıları kendinize yeni bir alan olarak seçtiniz. Hoşunuza da gitti sanırım, çünkü herkese anında yanıtlar veriyor, bir bakıma eğleniyorsunuz.

Bizler, yani Türk halkı bir gün (çok uzak değil)bugüne kadar tabu edilen şeyleri tek tek tartışacak, araştıracak, çözüm bulamazsa bile uzlaşacak, dolayısıyla bilimin önerdiği yolu bulacaktır.

Zaten bu forum da aslen bu görevi yerine getirmektedir. Yaklaşık bir yıldır pek çok konunun tartışıldığı bu forumda ben dahil yüzlerce insan yeni şeyler öğrendi.

Örneğin Türk Genelkurmayı bile artık yalnızca istihbaratın yetmediğini anlayıp "Stratejik Araştırma ve Etüd Merkezi (SAREM) adı altında sivil ve askeri araştırmacılara açık bir araştırma örgütü kurdu. Stratejist ve bilim adamlarını biraraya getiren bir düşünce kulübü, batıdaki tabiriyle think-tank olan bu merkezin amacı karar vericilere önemli veri tabanı, bilgi ve alternatifler sunmaktır.

Karalahana Forum da bir anlamda düşünce kulübüdür. Ancak bu forumun kalitesinin yükseltilmesi katılımcıların yazdıklarını en azından bir kez okumaları, bilgi ve belgelere sadık kalmalarıyla olacak. Yoksa katılmadığınız düşüncelere ve kişilere hakaret ederek ancak eğlenebilir veya kendinizi tatmin edersiniz.

Düşünen ve yazan insandan korkulmayan bir Türkiye hepimizin özlemidir. O yüzden en azından birbirimize ve hakkında yazı yazdığımız kişilere -sevmesek de- saygılı davranılmasından yanayım.

Sevgilerimle..

 
Scoring_Disabled_Msg Respond to this message   
Özcan SOYSAL
(no login)

Reisoglu ve adam olmak meselesi

No score for this post
January 12 2002, 3:32 AM 

Reisoglu ismi ile yazan sahis son yazisina uslup,seviye,saygi vs. den söz etmis bana yönelik olarak.Yazisinin girisi enteresan:
"Öncelikle öğretmen oluşunuz konusunda kuşkularımı belirteyim. Türkçeniz ve uslübunuz çok kötü. Bizlere bilgi ve belge sunma yerine şu kötü uslübunuzla kin, nefret ve tekrarlardan ibaret düşüncelerinizi sunuyorsunuz. Sanırım sizi çevrenizde pek ciddiye alan yok ki, bu forumu ve katılımcıları kendinize yeni bir alan olarak seçtiniz. Hoşunuza da gitti sanırım, çünkü herkese anında yanıtlar veriyor, bir bakıma eğleniyorsunuz."

Peh peh peh...
Cok derin ve bilimsel tahliller bunlar..
Sayigi,uslup,seviye icin de sadece peh peh peh...Masasallah..
Özcan SOYSAL




 
Scoring_Disabled_Msg Respond to this message   
hayati biricik
(no login)

kendini helen sanan greek'e ve kim olduğunu neye hizmet ettiğini anlamadığım özcan soysala birde we

No score for this post
January 14 2002, 6:19 PM 

Gördüğüm kadarıyla bu sitede Turkleri ve Mustafa Kemal'i aşağılamak en ağır ve gercek dışı itham ve iftiralarla karalama kampanyası coğu ziyaretçinin anlamadığı ingilizce mesajlarla yoğun bir şekilde yürütülüyor sayın(?) webmaster da diğer bazı konularda gösterdiği hassasiyeti nedense esirgeyerek çanak tutuyor görünümünde. Burada biz ziyaretcilerin kimin neyi savunduğunu iyice anlamaları gerekiyor neye hizmet ettiğinden emin olmadığınız kişilerin görüşlerine itibar etmeyiniz. evet bu ülke hepimizin ama oynanmak istenen oyunlar karşısında uyanık olmalı. Bu site her tür provokasyona cok açık bir site dostluğu ve kardeşliği savunanlar bu provokatörlere fırsat tanımamalı
 
Scoring_Disabled_Msg Respond to this message   
Ankaralı
(no login)

siyah beyaz nasıl ayırdedilir

No score for this post
January 15 2002, 9:10 AM 


Sn Hayati Biricik

Siyah beyaz nasıl ayırdedilir. Birileri bir şey söyler,diğerleride söyler. Herkes kendi fikrini savunur. Bir noktada birleşilir.

Başkalarının fikirlerinden neden korkuyorsunuz. Kendine göre üstün fikirlerin varsa söyle, bize uyarsa sana tabi olalım. Yukarıda Reisoğlu birşey diyor diğerleride. Burada bize düşen hangisinin doğru olduğunu saptayabilmek.

Bize uymayan fikirlere yasak koymak kimseye bir fayda sağlamaz.< Konuşa konuşa> derler ya. Abuk sabuk fikirlerden korkma hele de eğer haklı isen hiç korkma. Herkes bildiğini okur, neticede doğrular kazanır.

Hoşça kal...