Lahana.org Karadeniz'in efsanevi sitesi Karalahana.com'un kardeş sitesidir!  

Hoşceldun Uşak! Habu sayfede son 24.09.2006 cuni bi şeyler edildi

Google

 

 

 

Vahit Tursun'a "Pontos-Helen" mengenesine sıkışmayalım lütfen..

February 2 2002 at 11:40 AM
No score for this post
VİSİRLİ  (no login
Vahit Bey'e..

1. Pontos'un "coğrafi" bir isim olduğunu ana karnındaki "cenin"ler bile biliyor artık. Malumu ilama hacet var mı bilmem.. "Pontosun coğrafi isim olduğu"nu ısrarla tekrar ede ede tekerlemeye dönüştürmek Bölgemize ilişkin "bilgi stoku"nun bittiğine de işaret etse gerek. Stok yapacak "yeni kaynaklar"ın keşfine çıkılsa daha iyi olur.
2. "Pontos Tarihi Helen Tarihidir" gibi subjektif bir saplantıyı genellemenin doğru olduğunu sanmıyorum. "Pontos tarihinde Helenler de var" demek daha makul bir yaklaşım olur sanıyorum.
3. Karadenizle ilgili "Tarih Öncesi, mitoloji ve yazılı tarih", "kimi"lerinin zihin bulanıklıklarında birbirine karışmış ve kendi orijinalitesini deforme ettirmişe benziyor. Daha doğrusu bulanık zihinlerin algılamasında tarih öncesi, mitoloji ve yazılı tarih heterojen bir bulanıklığa uğramış.

Aziz Dostum,
"geri kalan tarih mitolojiktir" demek biraz "bilinmeyenden kurnazca kaçış" olmuyor mu? Bir şey "neyse odur". Tarih'le birlikte tüm sosyal bilimlerdeki konulara, sorunlara,vs. ; eski tabirle "efradını cami, ağyarını mani" bir biçimde yaklaşmak gerekir diye düşünüyorum. Mitolojinin tarihle ilişkisi ayrı bir konudur. "Mitoloji ne kadar tarihtir ya da tarihte ne kadar mitolojik unsurlar vardır" konuları günümüzde de tartışılmaktadır.

3. " kimse bosuna at yarisina girmesin!
bazilarininin hosuna gitse de gitmese de Pontos,
mitoloji doneminden 1800 lu yillara kadar Helence
egitim gorulen ve Helence konusulan bolgelerden biri
idi.". Hoşa gitme veya gitmeme "tarih disiplini" için çok talihsiz bir ifade. Yanılıyor olabilirim ama izlenimim şu: Duygularınızın realitelere baskın çıktığını sanıyorum. Unutmayalım ki (sizi bir nebze tenzih ederek söylüyorum) "aşırı muhabbet gerçek karşısında körlüğü getirir."
4. "Tarih toprağın altındaki ve üstündeki kalıntılardan anlaşılır" ifadenize katılmakla birlikte, toprağın kesit olarak değil de bir "bütün" olarak altı ve üstünü irdelemek gerekmez mi?
5. Helenlere saygı duyabilirsiniz. Ya da başka herhangi bir etnik topluluğa muhabbet besleyebilirsiniz ancak öncelikle "kendinize", "kendi tarihselliğiniz"in farkında olarak..

Gerisi "davul zurna" demeyin. İşi sokağa dökmeyin.

Selamlar..

Visirli/Ankara


 
Scoring_Disabled_Msg Respond to this message   
Author Reply
Vahit TURSUN
(no login)

Pontos ne kadar cografi bir isim?

No score for this post
February 2 2002, 10:50 PM 

merhaba Visirli hemserim

Pontos kelimesinin cografi bir isim olmadigini iddia etmedim! cografi bir isim olamsinin yani sira, belli kulturel sinirlari kapsayan bir bolgenin ismi oldugunu yazdim.
ornegin; Karadeniz kelimesi karsi beri, dogu bati tum Karadenizi kapsar. fakat, Pontos denildiginde sadece Turkiyenin dogu Karadeniz bolgesi akla gelir.
sanirim bunda yanilmiyorum.
yanildigim bir nokta varsa lutfen uyarin!

Pontos tarihi Helen tarihidir iddiasi subjektif bir saplati ise, objektif gorus hangisidir?
belki yanilmis olabilirim, dogrusunu sizden ogrenelim lutfen!

tarihin mitolojik bolumunden kactigim falan yok!
fakat, adem ile havva da bir mitolojidir!
yani; bu gibi bilgilere inanip inanmamak kisilerin mantigina kalmis bir seydir.

bir bolgenin tarihi arastirilirken, istenildigi kadar tarihin derinliklerine dalinabilinir. arkeoloji bilimi kullanilarak, belki de milyonlarca yil oncesine ait bilgiler de elde edilebilinir.
boylesine derin bir arastirma, ancak "insanlik tarihi" cercevesinde yapilir.
fakat, tarihi belli bir kulturel yapi veya millet cercevesinde inceledigimiz zaman isler degisir!
bu durumda, millet kavraminin ortaya ciktigi donemden baslamak durumunda kaliriz.
bu da yetmez tabi...
tarihsel nitelik tasiyan kalintilarin hangi uygarliga ait oldugunu saptariz. yazili tarihten bolge de kurulan devletlere ve egitim diline bakariz vb.

bir bolge de binlerce yil birlikte ve ayni siyasi cati altinda yasayan bir toplumun heterojen ve homojen niteliklerini binlerce yil sonra ayird etmeye kalkmak, realitelerden kacmaktir!

ancak bir bolge de, binlerce yil sonra dahi olsa kendi farkli kulturunu yasatabilen farkli bir toplum varsa, zaten o toplum kendi kulturu cercevesinde kimligini tasiyor demektir.

bugun, Girit adasinin neredeyse yarisindan fazlasi irksal olarak Karadeniz kokenlidir. yuzyillar boyu yasanan goclerden dolayi Istanbul rumlarinin onemli bir kismi da oyle olmasi gerekir. bununla birlikte bu kitlelerin tarihi de Helen tarihi cercevesinde degerlendirilir.

subjektif bir yaklasim mi yine?


Karadeniz milleti diye bir millet yoktur. Lazlar zaten kendi kulturleri cercevesinde kendi kulturel kimliklerini koruyabilmislerdir.
sonradan yerlesenler (heterojenler) kendi kokenleri hakkinda bilgi sahibidirler.
geri kalanlar icin Makron, Mosynik, Chalib, Dril, Tzan, Kerkit, Taok, Vyzir, Kiss vb. gibi Helenistik caga ait klasik kitaplarda yer alan kabile isimlerinden yola cikarak bir kimlik arayisina gitmenin, Adem ve Havva ya kadar uzanmak gibi bir sey olsa gerek...

ayrica bu kabilelerin farkli bir etnik yapidan geldigi de belli degildir. Prohelenik donemde de Atinalilar, Patralilar, Giritliler vb. Helen dunyasi farkli bir cok kabilelere ayriliyordu. bolgeler arasi anlasmazliklari hem dil hem de siyasi birlik acisindan da mevcut idi.

kisaca soylemek istedigim; yurutmeye calistiginiz mantikla yola cikarsak, yolun sonu yoktur.

ama illa da Helenismden kacmak istiyorsaniz, bosuna ugrasmaniza ne gerek var?
Prohelenik caga atlayin ve kurtulun :)))

yine de mantigimda hatali olabilecegimi, algilayamadigim bir kripto-bagimliligimin olabilecegini dikkate alarak sizin yazacaklarinizi degerlendirecegim.

sizi bekliyorum.

bilimsel ve mantikli aciklamalarinizla beni aydinlatiniz lutfen!

selamlar