Lahana.org Karadeniz'in efsanevi sitesi Karalahana.com'un kardeş sitesidir!  

Hoşceldun Uşak! Habu sayfede son 24.09.2006 cuni bi şeyler edildi

Google

 

 

 

PONTUS ARAŞTIRMA MERKEZİ SELANİK EFKSİNOS (KARADENİZ) DERNEĞİ

Tarihi bir medeniyetin katliamına HAYIR
ÖMER ASAN’I DESTEKLİYORUZ
Odisia ve İliada destanını bilen Ömerler ve Omeroslar çoğunluktadır

Günümüzün modern insanları fikir ve düşüncelerini genellikle iki tarzda ifade edebilme olanağına sahiptirler. Gutenberg, Çınliler ve Papirus devrinden beri olan kitaplar ve zamanın araçları televizyon, radyo ile internet.
Politik şiddet ve asimilasyona uğrayan Pontus bölgesi halkı, bugün bile eski Yunancaya çok yakın olan Rumca veya Pontusça diye anılan bir dili konuşmaya devam etmektedir. Aslı Pontus bölgesinden olan aydın yazar Ömer Asan, Belge yayınevinin yayınladığı Pontus Kültürü adlı kitabının seri başarılı baskılarından sonra, aniden kitabına el kondu ve soruşturulmaya uğramıştır. Önceden tasarlanmış olan basın toplantısı kısa sürede soruşturmaya, sindirmeye yönelik, terörize etmeye, manevi ve psikolojik baskıya dönüştürüldü, böylece Ömer Asan televizyon stüdyosunu terk etmeye zorlandı. Televizyon stüdyoları, halka, kamuya, açık umumi yerler, bütün Türkiye bir sorgu, soruşturma ve tedhiş alanıdır. Eğer kıyaslanırsa, ****a zamanında Yunanistan’ın başkentinde, Atina’daki Bubulina caddesinin sorgu şubelerinde olduğu gibi.
Sorgu yargıçlarının hedefi yazara hakaret ve tahkirdir. Asıl amaç toplumsal tecrit ve suçlamaktır. Aynı zamanda onunla aynı fikirde olan, iyi niyetli aydın Türk ve yabancıların dayanışma isteklerini ve toplumun Pontus kültürüne eğilimini terörize etmektir.
Türk devleti, yerli ve çok eski bir medeniyeti imha etmektedir. Yillar önce yazar Ömer Asan Türk Yunan dostluğuna katkıda bulunduğu için Abdi İpekçi ödülüne layık görüldü. Aynı ödül Selanik’te yasayan Pontuslu yazar Yorgos Andreadis’e de verildi. Andreadis’in kitaplarında iki halkın sevgisi yansıtılmaktadır. Birkaç yil önce gülünç nedenlerden dolayı Türkiye’ye girişi yasaklandı. Bugün de Ömer Asan’ın hayatı ve geleceği, insanlığı savunmak arzusunda olduğu için, tehdit edilmektedir.
Türk Devleti’nin Pontus halkına karşı gösterdiği şiddet artışını durdurmak, Yunan ve Türk toplumunun, Avrupa’nın ve uluslararası kurumların görevidir. Pontusluların fikirlerini serbestçe ifade etmek hakkına sahip olabilmeleri, garanti edilmelidir. Ömer Asan’ın davası saadece bir başlangıçtır. Yunan Devleti’nin idarecileri çoğu kez alışılageldiği gibi, sadece suçlu bir sessizliğin ardında saklanmakla yetinmeyip, bu defa daha ileri gitti. Türk Devleti ile yüz kızartıcı anlaşmalara girişerek, Pontuslu üniversite öğrencilerini sınır dışı edip, Kemalistler’e teslim etmek istedi. Bundan dolayı, manevi olarak halk tarafından tecrit edildiler. Bunlara göre tarihi Pontus’ta Pontuslu yoktur. Buna karşı Yunanistan’da A.Ipekçi ödülünü almış bir sürü kişi var. Bunlar değisik siyasi guruplara ait tanınmış kişilerdir.
Dünya tarihi ve evrensel değerler tarihi, böyle durumlarda haksızlığa uğramış meslektaşlarımıza dayanışma ifade edebilmek için, nasıl bir tepki göstermemiz gerektiğini öğretir. Aksi halde bu kişiler için demokratik ve özgürlük değerlerinin yazılı ve yazısız kanunları acımasız ve katı olacaktır.
Türk devleti Pontus yöresinde bugünde 1916-1923 yıllarının xxxxxxxxxxxxxx politikasını sürdürmektedir.Hükümetler dışı enternasyonalist büyük örgütler bu vahşi metodları Birleşmis Milletler’de, Cenevre’de, ve Avrupa Güvenlik ve Işbirliği Örgütleri’nde protesto etmişlerdir.
Biz, Yunanistan’da ve diasporada yaşıyan Pontuslular, Gandi’nin izinde Pontus’a yönelik, siddetsiz bir barış yolu izlemek istiyoruz. Maalesef Yunanistan’daki devlet mekanizması, Türkiye’deki ırkçı bozkurtlarla beraber, işbirliğine giriyor. Arzuları, bugünkü dünyamızı da, yeni mezarlar üzerine kurmak, Pontus halkının varlığını ve kimliğini yok etmektir.
Bizler tarihle eş zamanlı olarak, gelişmek arzusundayız. Onlar maziye aittirler. Son olarak terörist politikalarını üreten Ankara yönetimine şunu vurgulamak istiyoruz. Pontusluları Hristiyan ve Müslüman olarak ayırmak isteyip bütünlüklerini bölmeye çalışırken, aniden televizyon programlarında Hristyanlaştırma entrikalarını keşfetmişlerdir. Bu gülünç bir iddiadır. Bizler, bilindiği gibi, her insanın ve özellikle Pontuslu Müslümanların dini duygularına çok büyük bir saygı duyuyoruz. Bu derin saygımızı göstermek için ROMANIA adlı bir şehrin kuruluşunu konu alan teklifimizde, Pontuslu Müslüman kardeşlerimiz için (aslında bütün Müslümanlar için) bir camii inşa edilmesini öngörüyoruz. Kurulması için B.M.Meclisinin çoğunluğunun lehte oy vermesine rağmen, Yunan devleti, bu şehrin kurulması yerine saydam olmayan metodlarla altın madenlerinin işletilmesini yönlendirmektedir. Böylece doğal güzelliği ve tarihsel değeri olan bir yöreyi mahfetmektedir. Kısacası Ankara’daki arkadaşları ile evrenselleşme konusunda aynı görüşteler...
xxxxx Ankara iktidarına bir uyarıda bulunmak istiyoruz. Günümüzde Pontusluları Pontus dağları ile Efksinos Denizi (Karadeniz) arasında tecrit olunmuş olarak görmek yanılgısına düşmesinler. Zannetmesinler ki İstanbul çevresi belediyelerinde izole edilmiş bir haldedirler. Yirminci yüzyılın ilk yıllarında olduğu gibi, siyasi bir yalnızlıkta değiller. Bugün dünyanın her yerinde Pontuslular vardır. Almanya’da, Amerika’da, Rusya’da ve Avustralya’da olduğu gibi. Haklarını savunmak, bütünlüklerini korumak arzusu ve gücündedirler. Böyle bir geleçeği inşa ediyorlar.
Ömer Asan ne yalnız ne de suçludur. Odisia ve İliaday’ı bilen binlerce Ömer ve Omeros mevcuttur. Bütün dünya onları destekliyor. Ömer Asan, Pontus’un Sinop ilinden olan büyük hümanist filosof Diyojen’in gururlu masumiyetine sahiptır.
Bu çağrı ve bildirimiz, Türkiye, Yunanistan, Anadolu ve Avrupa’daki demokratik toplumların vatandaşlarına ve uluslararası demokratik kamuoyuna hitap etmektedir. Devletten emir almış propagandacılarla hiç bir işimiz yoktur. Olimpos dağlarından, Pontus ve Ararat dağlarına kadar uzanan yeni, insancıl, demokratik ve kosmopolit bir dünya için yapılan bir çağrıdır. Bu tarihsel bölgenin birleşmiş halklarına ve şehirlerine yönelik yapılan bir çağrıdır.




İmza
PONTUS ARAŞTIRMA MERKEZİ
SELANİK EFKSİNOS DERNEĞİ




    

 
Scoring_Disabled_Msg  
Author Reply
SELİN
(no login)

SÖZDE DERNEĞE

No score for this post
February 15 2002, 4:57 PM 


Bu yazıyı buraya asan eğer ciddiye alınmak istiyorsa e-mail adresini açıkça yazsın. Diğer halde bu yazının tamamen provaktif amaçla yazıldığı ortaya çıkacaktırki hiç bir şekilde tartışılması söz konusu değildir. Sayın KARALAHANA izleyicilerinin dikkatine sunulur.

 
Scoring_Disabled_Msg  
Anonymous
(no login)

Re: SÖZDE DERNEĞE

No score for this post
February 15 2002, 5:49 PM 

bu duyurunun nesi provokatif oldugunu anlayamadum ben
 
Scoring_Disabled_Msg  
PROVAKASYONDUR!
(no login)

PROVAKASYONDUR!

No score for this post
February 15 2002, 6:33 PM 

PROVAKASYONDUR!
 
Scoring_Disabled_Msg    
Ankaralı
(no login)

Ömer Bizimdir

No score for this post
February 15 2002, 8:47 PM 


Pontus araştırma merkezi adı altında buraya yazı asan Sayın Bay,Bayan...

Yazınızı ilgi ile okudum. Sonra kendi kendime dedim ki, “sırtı kaşınan keçi çobanın deyneğinde kaşınır” Özür dilerim, bu bir atasözümüzdür.

Ömer ASAN ı destekliyorsunuz ve ona Omeros diye hitabediyorsunuz. Bu da Ömeri yeteri kadar perişan edecektir sanıyorum. Çünkü bizde isim değiştirmek din değiştirmekten daha aşağılayıcı bir durumdur. Şöyle bir söz var bizde: “Ben doğduğum zaman, babama Ömerin geldi.” Dediler. Bu isim erkekler için ve adı ne ise ona göre söylenir. Belki sizde de buna benzer sözler vardır. Ömeri seven bir insan olarak bunu ona hakaret olarak algılıyorum. İsterseniz birde kendisine sorun.

Her toplum ödemesi gereken bedelleri öder ve olgunlaşır. Bizim ödememiz gereken bedelleri ancak biz öderiz, bu bizim sorunumuzdur. Masumane tavırlarla bize acıyor olmanızı iyi niyetle bağdaştırmak olası değil. Hiç kimse, kimseye bedelini almadan iyilik yapmaz. Sizin yürekten, karadenizlileri savunuyor olmanız doğrusu gözlerimi yaşarttı.

Diyorsunuz ki “Pontosluların fikirlerini serbestçe ifade etmek hakkına sahip olabilmeleri garanti altına alınmalıdır.” Bilemediğiniz bir şey var. Bu ülkeyi yöneten insanların yarıdan fazlası karadenizli. Diledikleri yerde diledikleri şekilde konuşurlar. İsterseniz seçim zamanı bir akıllı kişinizi gönderinde izlesin. İçlerinde en müslümünden, en kafirine kadar, en koministinden en kapitalistine kadar ne ararsan var. Sizde böyle bir çeşitlilik varmı bilmem.

Milliyetlerden ziyade Dinler insanları daha çok katagorize eder. Trabzonlu bir müslüman sizi bir arap’a tercih eder. Nasıl ki sizde bir sırp’ı bir karadenizliye tercih edeceğiniz gibi. Siz yüzlerce Cami de yapsanız, bu insanlar Atina ve Selanik yerine Mekke ve Medineyi tercih edeceklerini bal gibi biliyor olmalısınız.

Diyorsunuz ki “ Türk devleti 1916-1923 yıllarının terör ve cinayet politikalarını sürdürmektedir” İşte burda çuvalladınız. Bu tavır ancak hırıstiyan kültürüne ait olabilir. Müslümanlar kendi suçlarını başkalarına atma becerisini gösteremezler. Özellikle 1919 yazında, Ruslarla birlikte hareket eden rumların, yada onlardan destek alan rumların hikayeleri sözünü ettiğiniz o karadeniz yamaçlarında hala söylenir, anlatılır.

Türkiyedeki ırkçı Bozkurtlardan söz ediyorsunuz. İşte onlarla sizin aranızdaki tek fark siz Yunanlı Onlar TÜRK.

“Pontos Müslümünlarına derin saygı”nızı Emin AGA ya yaptıklarınızdan hissedebiliyorum.

Sizin çizdiğiniz sınırların Bir benzerini de bizimkiler çiziyor. “Adriyatikten Çin seddine kadar” Hadi hayırlısı.

Son olarak, Farklı mezhepleri bir arada uyum içinde tutabilme zorlukları var iken, sizin bu ütobik düşüncelerinize , Hırıstiyan/Müslüman birarada ?,

Yoksa siz acemi faşistmisiniz.

 
Scoring_Disabled_Msg  
aetos ( *
(no login)

Sn. Ankaralı'ya ve Söz Konusu Derneklere

No score for this post
February 15 2002, 9:24 PM 

Ankaralı-"Pontus araştırma merkezi adı altında buraya yazı asan Sayın Bay,Bayan..."

aetos- Yazının uslubundan anladığım kadarıyla tek kişi tarafından yazılmamış.


Ankaralı-Ömer ASAN ı destekliyorsunuz ve ona Omeros diye hitabediyorsunuz.

aetos- Omeros ve Omer! Bunu ciddi düşünmanizi tavsiye edrim! Omer-os! Yeni Yunanistan Modeli'ni yıkıcıdır! Şu dil kökleri konusu! GİRİT adsında anlamsız ilk yerleşimler vs. Omeros ve Omer ismi arasında Şu anki Yunanistanın pe hoşuna gitmesede bence bağ vardır! Bu iki ismin aynı kökten gelmesi çok büyük bir ihtimaldir! Kara Athena kitabını öneririm detayıyla ilgilenmek isteyenlere.

Hakaretle bir ilgisi olduğunu sanmıyorum Sn. Anakaralı! Yazan kişi bilinçli bir benzerlik kurmuşsa! Es geçilecek gibi değil hemşehrim!

Ankaralı-Her toplum ödemesi gereken bedelleri öder ve olgunlaşır. Bizim ödememiz gereken bedelleri ancak biz öderiz, bu bizim sorunumuzdur.

Aetso-Bütünüyle katıldığım yer burası.

Anakaralı-Masumane tavırlarla bize acıyor olmanızı iyi niyetle bağdaştırmak olası değil. Hiç kimse, kimseye bedelini almadan iyilik yapmaz. Sizin yürekten, karadenizlileri savunuyor olmanız doğrusu gözlerimi yaşarttı.

Aetos- Karadenizden Yunanistan'a göç etmek zorunda kalan Trabzonluları ordaki şerefsiz Yunan Politakacılar göçmen barakalarında kırmıştır! Yunanistandaki Trabzonlulara düşman o politikacılarıda! Şiddetle cinnetle lanetle kınarım!

Ankaralı-Diyorsunuz ki “Pontosluların fikirlerini serbestçe ifade etmek hakkına sahip olabilmeleri garanti altına alınmalıdır.” Bilemediğiniz bir şey var. Bu ülkeyi yöneten insanların yarıdan fazlası karadenizli. Diledikleri yerde diledikleri şekilde konuşurlar.

Aetos- Türkiyede çok müthiş bir demokrasi olduğunda söz etmiyorsunuz heralde?


Ankaralı-Milliyetlerden ziyade Dinler insanları daha çok katagorize eder. Trabzonlu bir müslüman sizi bir arap’a tercih eder.

Aetos- Yo şimdi hemşehrim! Biz araplarla bağımzıı 1461 den çok sonraları kurduk! Yunanlılarla 3000 yıl kardeşçe koyun koyuna yaşadık!Tıpkı Ermeniler gibi!Bu doğru değil! Bir Yunan Bir Arap? Ben Yunanlıları Avrupalı görmüyorum! O yüzdenmi bilmem! Araplarıda çok seviyorum! Araplardan Yunanlılardan Ve kafkaslara açılan yerden yani anlayabilceğin genel coğrafi hatlarla, ortodox dünbyayı bir görüyorum! Yunanlılar ötekinlerden yani bizden olur hemşerim. Orthodoxturlar! Bu önemlidir Sn. Anakaralı.


Ankaralı-Nasıl ki sizde bir sırp’ı bir karadenizliye tercih edeceğiniz gibi.

Aetos- Hepsi için geçerli olduğunu sanmıyorum. Gerçekten müslüman Trabzonluları çok seven Yuanlılar tanıdım. Bunlardan biri Sevgili arkeolog dostum ...dur! Amerikadaki eylül olaylarından sonra çok korkmuştu. Korkularında çok samimiydi. Müslüman ve Hristiyan diye dünya kamplaşırsa hristiyanların ekonomik vs. gücü fazla diyordu. Ve müslümanları sürekli itiyorlar eziyorlar vs. diyordu. İşte güya bizim için endişleniyordu. Endişlerinde çok samimiydi. Bunları inkar edersem ayıp ederim yani. Tabi dediğiniz gibi şerefsizlerde var! Ama hep genelleme yapmayalım.


Ankaralı-Diyorsunuz ki “ Türk devleti 1916-1923 yıllarının terör ve cinayet politikalarını sürdürmektedir” İşte burda çuvalladınız. Bu tavır ancak hırıstiyan kültürüne ait olabilir. Müslümanlar kendi suçlarını başkalarına atma becerisini gösteremezler. Özellikle 1919 yazında, Ruslarla birlikte hareket eden rumların, yada onlardan destek alan rumların hikayeleri sözünü ettiğiniz o karadeniz yamaçlarında hala söylenir, anlatılır.

Aetos-Gerek o metni yazan kurulun dostluk için samimşi duygularına bu ifadeler gölge düşürücüdür. aynı şekilde sizin yanıtınızda çok anlamsız sn. Ankaralı! Hala din kavgası mı güdüyorsunuz! O metnin provakasyona yönelik olduğuna kesinlikle inanıyorum. Bakın bunun altını çizeyim. Ama sizin yanıtlarınız! Yani Hristiyanları suçlayıcı ifadeleriniz! İnsanları suçlayıon inançları suçlamayın! Siz incil okudunuzmu! kesinlikle ve kesinlikle barış der! İncil adına birileri kan dökmeyi kutsamışsa o birileride tarihte tespitlidir. Onlara saldırın onları tartışın. Sizin gibi aydın bir insana herhangi bir inca saldırmasını doğrusu garipsedim.


Ankaralı-Türkiyedeki ırkçı Bozkurtlardan söz ediyorsunuz. İşte onlarla sizin aranızdaki tek fark siz Yunanlı Onlar TÜRK.

Aetos- Bütün Türk milliyetçileri olgun beyine sahipleri kast ediyroum aynen yunan milliyetçileri yani aşağılıkmıdır! Ümemetçilik mi milliyetçilik mi? Bu tartışma mı söz konusu? İlla insanları damgalamak, bir şekilde ayırmak mecburiyetinde hissediyorsunuz kendinizi sanki. O zman sizlerin suçladığınız milliyetçilerden en azından metodoloji olarak farkınız nedir! Her ikisde biz ve onlardan oluşmuyor mu?


Ankaralı-“Pontos Müslümünlarına derin saygı”nızı Emin AGA ya yaptıklarınızdan hissedebiliyorum.

Aetos- Ben dinler ve ırkların çatışmasını(dahili) anadolu için çok yakın bir geçmişte özellikle rastlıyorum. Bundada her iki halkın çeşitli şekilde provake edildiği ortadadır.

Ankaralı-Sizin çizdiğiniz sınırların Bir benzerini de bizimkiler çiziyor. “Adriyatikten Çin seddine kadar” Hadi hayırlısı.

Aetos- Bütün haritacılar harita çizer. Sizde alın çizin SN. Ankaralı ama bu şekilde olmuyor bu işler. Harita çizmekle harita çizilir!

Ankaralı-Son olarak, Farklı mezhepleri bir arada uyum içinde tutabilme zorlukları var iken, sizin bu ütobik düşüncelerinize , Hırıstiyan/Müslüman birarada ?,

Aetos-Müslüman ve Hristiyan bir arada olamaz mı? Binlerce yıl anadolu böyle yaşamadı mı?

Ankaralı-"Yoksa siz acemi faşistmisiniz."

Aetos- Sizde İnanç Faşistimisiniz Sn. Anakaralı?

Yukarda söz konusu dernekleri!

Türkiyeyi aşağılayıcı ve düşmanca tavrından dolayı kınıyorum!

Karadenizi sevmenin 1. Şartı! Karadeniz gerçeklerine saygı duymaktır! T.C. Karadenizin devletidir!

Bu gerçeğe'de otantik rumca! Kemençe! Pontos tarihi vs. herşey kadar en azından saygı duymasını bilmeyenler Karadenizin ismini ağzına almasın lütfen!

Yoksa Provokasyon diye okunmaz bile!


 
Scoring_Disabled_Msg  
Ankaralı
(no login)

aetos'a

No score for this post
February 15 2002, 10:51 PM 

İsminin önündeki ayyıldız ile yazdıkların arasında bir bağ kurmaya çalışıyorum,henüz çözemedim.

Dindar bir insan değilim, böyle olmam dinlerin insan toplulukları üzerindeki etkisini anlamama engel olmamalı.Elbette herkesin dini kendine ve kutsallığına.

insanlara kötü demem, kötü olan ırkçılık.

"Aetos- Bütün haritacılar harita çizer. Sizde alın çizin SN. Ankaralı ama bu şekilde olmuyor bu işler. Harita çizmekle harita çizilir!"

Buraya ne yazdın şunu bir daha bana tercüme etsene.
Çok garip şeyler anlatıyor.

Bu yazıya proveko yazı demedim, belki ben yanlış anladım, anladıklarıma cevap yazdım.

ilgilisi desinki "hayır yanlış anladın"

 
Scoring_Disabled_Msg  

(no login)

Ömer'i rahat bırakın!

No score for this post
February 16 2002, 12:26 AM 

1- Öncelikle böyle bir dernek varmı? Dahası bu mesajı buraya aktaran ziyaretçimiz, bu mesajı bahsi geçen derneğin izniylemi çevirip buraya aktarmış? Yoksa orjinali muhtemelen Yunanca olan 2 gün önce Pontian forum adlı sayfada İngilizcesi yayınlanan
http://www.f20.parsimony.net/forum36999/messages/2106.htm
bu mesajı Türkçeye sadece bizim bilgilenmemiz açısındanmı eklemiştir?

2- Bir kaç saat önce Ömer Asan beni cepten aramış ve bu mesajı silmemi rica etmiştir. Yüzlerce kişinin okuduğu bu mesajı ve cevapları okuyunca onu silmemin Ömer'E faydadan çok zarar getireceğini anladım ve ricasına rağmen silmekten vazgeçtim. Bazı kişi ve guruplar Ömer'in yıllar önce yazdığı ve hayatını cehenneme çeviren kitabının yarattığı ünü kullanma çabasındadırlar. Zekeriya Beyaz gibi hacı hocalardan ve Irkçı medyamızdan tutun Hellen probagandistlere kadar farklı politik görüşlerin manevra alanının ortasında Çaygara civarının belkide tek Türkçe isimli köyü "Çoruk" tüm saflığıyla ve olanca gerçekliği ile serilmiştir. Ömer ne kahraman olmak istemekte nede politik oyunların merkezinde günah keçisi rolünü oynamak istemektedir. Son ceviz kabuğu programında karşısındakileri ve sözde arkasındakileri yeterince tanımış ve dersini almış 40 yaşını geçmiş, işşiz ama tüm olumsuzluklara rağmen geleceğe umutla bakmak ve yeni bir hayat kurmak isteyen bir hemşerimiz olarak kendi şahsı dışında hiç bir şeyin temsilcisi olmak istememektedir.

3- Yazıdaki Yunan Devleti aleyhine verip veriştirildiğine bakılırsa yazının daha çok "Yunan kamuoyuna" hitaben yazıldığı ortaya çıkmaktadır.

4- Yazıda sayısı belirtilmeden de olsa Yunanistanda "Pontoslu" öğrenciler derken bizim uşaklardan bahsedilmektedir. Dahası bu öğrencileri bizzat Yunan hükümetinin istemediği belirtilmektedir. Bu da enteresan olduğu gibi yazının genel tavrından Pontos Rumlarının Neal Ascherson'un kitabında belirttiği gibi Yunanistan'da Ulus içinde Ulus olareak varlığını sürdürdüğünü göstermektedir.

5- Yazının diğer kısımlarını Sn.Ankaralı ve Aetos yeteri kadar tartıştığından Türk Hükümetine yönelik eleştirlere katılmadığımı (özellikle 1916-23 dönemindeki savaş ve anarşi ortamının meşru bir hükümeti varmış gibi takdim edilmesi) belirterek başka bir şey eklemiyorum.


 
Scoring_Disabled_Msg    
aetos ( *
(no login)

Sn. Ankaralı

No score for this post
February 16 2002, 12:44 PM 

Ankaralı-"İsminin önündeki ayyıldız ile yazdıkların arasında bir bağ kurmaya çalışıyorum,henüz çözemedim."

Aetos- Ay yıldız benim bayrağımdır sn. Ankaralı! Türkiye Cumhuriyetinin bayrağıdır! Beni temsil eder Sn. Ankaralı! Mithridatis Krallığının sembolü de olması , karadenizli olmamadan ötürü, extra bir onur verir! T.C. bayrağı benim onurumdur! Vatandaşı olduğumdan ötürü dünyanın neresinde olursam olayım onu başımın tacı etmekten gurur duyarım. T.C. bütün değerleri vatandaşı olan herkezin özel hassiyet göstermesi gereken değerlerdir. Ama af buyurun, bayrak sizin görüşlerinizi değil Türkiye Cumhuriyetini temsil eder! Sizin görüşleriniz yahut benim görüşlerim bayrak demek değildir! Haksızmıyım! Görüşlerim ve bayrak araksında ilgi kuramamışsanız sizin konular üzerine ilgisizliğinden olabileceğini neden hiç düşünmüyorsunuz?

Ankaralı-


"Dindar bir insan değilim, böyle olmam dinlerin insan toplulukları üzerindeki etkisini anlamama engel olmamalı.Elbette herkesin dini kendine ve kutsallığına. "

Aetos-

Hakaret var sayın Ankaralı! Hristiyanlara ağır bir şekilde hakaretiniz var! Yazdıklarınızdan habersizmisiniz! Ve Yunanistanda ki Karadenizlilerin samimiyetlerinin bütünüyle karalmışsınız! Yakışır mıdır Sn. Ankaralı! Sadece bu kadar soruyorum! Sizin dostluktan barışitan amnaladığınız, tarihin ama o ama bu şekilde oluşturduğu, karanlık iğrenç bir kin bilinç altısını kaşıyıp durmak mı! Zannetmiyorum. Bilinçli olduğuna. Çünkü sizleri okuduğum müddetçe insalcıl yönlerinizi defalarca gözlemledim. Ve görüşlerinizden çok yaralandım. Size bunu yakıştırmamama da size saygımdam sempatimden dolayıdır. Kimisine çok yakışabilir bu ifadeler. Ama size yakışmadığını düşünüyorum sn. Ankaralı.

Ankaralı-

"insanlara kötü demem, kötü olan ırkçılık."

Aetos- Kötü olan sadece ırkçılık değildir! Ümmet ve Milliyetçilik! Bir birinden çok mu uzak kavramlar?

Ankaralı

-"Aetos- Bütün haritacılar harita çizer. Sizde alın çizin SN. Ankaralı ama bu şekilde olmuyor bu işler. Harita çizmekle harita çizilir!" Buraya ne yazdın şunu bir daha bana tercüme etsene.
Çok garip şeyler anlatıyor.

Aetos- Tercümesi şduru Sn. Ankaralı! 21.t yüzyılın dünyasında oturup masa başında bir iki hayal perest adı ne olursa olsun bilemem ne ırkçısının, yahut ruh hastasının sorunlarıyla ilgileniyorsanız, bunu da ülke sorunu gibi yansıtıyorsanız! Garip bir durumdur demek istemiştim!

Ankaralı-Bu yazıya proveko yazı demedim, belki ben yanlış anladım, anladıklarıma cevap yazdım.

Aetos- O yazının provokasyon olduğunu ben düşünüyorum.

Ankaralı-"ilgilisi desinki "hayır yanlış anladın"

Aetos- İlgisiziyim!!! Sevgiler yaşamınızda mutluluklar ve başarılar dilerim.


 
Scoring_Disabled_Msg    
Anonymous
(no login)

Re: Sn. Ankaralı

No score for this post
March 11 2002, 12:16 PM 

aetos sen ajansın ..........
seni arıyoruz