PONTUS ARAŞTIRMA MERKEZİ
SELANİK EFKSİNOS (KARADENİZ) DERNEĞİ
Tarihi bir medeniyetin katliamına HAYIR
ÖMER ASAN’I DESTEKLİYORUZ
Odisia ve İliada destanını bilen Ömerler ve
Omeroslar çoğunluktadır
Günümüzün modern insanları fikir ve düşüncelerini
genellikle iki tarzda ifade edebilme olanağına
sahiptirler. Gutenberg, Çınliler ve Papirus
devrinden beri olan kitaplar ve zamanın araçları
televizyon, radyo ile internet.
Politik şiddet ve asimilasyona uğrayan Pontus
bölgesi halkı, bugün bile eski Yunancaya çok yakın
olan Rumca veya Pontusça diye anılan bir dili
konuşmaya devam etmektedir. Aslı Pontus bölgesinden
olan aydın yazar Ömer Asan, Belge yayınevinin
yayınladığı Pontus Kültürü adlı kitabının seri
başarılı baskılarından sonra, aniden kitabına el
kondu ve soruşturulmaya uğramıştır. Önceden
tasarlanmış olan basın toplantısı kısa sürede
soruşturmaya, sindirmeye yönelik, terörize etmeye,
manevi ve psikolojik baskıya dönüştürüldü, böylece
Ömer Asan televizyon stüdyosunu terk etmeye
zorlandı. Televizyon stüdyoları, halka, kamuya, açık
umumi yerler, bütün Türkiye bir sorgu, soruşturma ve
tedhiş alanıdır. Eğer kıyaslanırsa, ****a zamanında
Yunanistan’ın başkentinde, Atina’daki Bubulina
caddesinin sorgu şubelerinde olduğu gibi.
Sorgu yargıçlarının hedefi yazara hakaret ve
tahkirdir. Asıl amaç toplumsal tecrit ve
suçlamaktır. Aynı zamanda onunla aynı fikirde olan,
iyi niyetli aydın Türk ve yabancıların dayanışma
isteklerini ve toplumun Pontus kültürüne eğilimini
terörize etmektir.
Türk devleti, yerli ve çok eski bir medeniyeti imha
etmektedir. Yillar önce yazar Ömer Asan Türk Yunan
dostluğuna katkıda bulunduğu için Abdi İpekçi
ödülüne layık görüldü. Aynı ödül Selanik’te yasayan
Pontuslu yazar Yorgos Andreadis’e de verildi.
Andreadis’in kitaplarında iki halkın sevgisi
yansıtılmaktadır. Birkaç yil önce gülünç nedenlerden
dolayı Türkiye’ye girişi yasaklandı. Bugün de Ömer
Asan’ın hayatı ve geleceği, insanlığı savunmak
arzusunda olduğu için, tehdit edilmektedir.
Türk Devleti’nin Pontus halkına karşı gösterdiği
şiddet artışını durdurmak, Yunan ve Türk toplumunun,
Avrupa’nın ve uluslararası kurumların görevidir.
Pontusluların fikirlerini serbestçe ifade etmek
hakkına sahip olabilmeleri, garanti edilmelidir.
Ömer Asan’ın davası saadece bir başlangıçtır. Yunan
Devleti’nin idarecileri çoğu kez alışılageldiği
gibi, sadece suçlu bir sessizliğin ardında
saklanmakla yetinmeyip, bu defa daha ileri gitti.
Türk Devleti ile yüz kızartıcı anlaşmalara
girişerek, Pontuslu üniversite öğrencilerini sınır
dışı edip, Kemalistler’e teslim etmek istedi. Bundan
dolayı, manevi olarak halk tarafından tecrit
edildiler. Bunlara göre tarihi Pontus’ta Pontuslu
yoktur. Buna karşı Yunanistan’da A.Ipekçi ödülünü
almış bir sürü kişi var. Bunlar değisik siyasi
guruplara ait tanınmış kişilerdir.
Dünya tarihi ve evrensel değerler tarihi, böyle
durumlarda haksızlığa uğramış meslektaşlarımıza
dayanışma ifade edebilmek için, nasıl bir tepki
göstermemiz gerektiğini öğretir. Aksi halde bu
kişiler için demokratik ve özgürlük değerlerinin
yazılı ve yazısız kanunları acımasız ve katı
olacaktır.
Türk devleti Pontus yöresinde bugünde 1916-1923
yıllarının xxxxxxxxxxxxxx politikasını
sürdürmektedir.Hükümetler dışı enternasyonalist
büyük örgütler bu vahşi metodları Birleşmis
Milletler’de, Cenevre’de, ve Avrupa Güvenlik ve
Işbirliği Örgütleri’nde protesto etmişlerdir.
Biz, Yunanistan’da ve diasporada yaşıyan
Pontuslular, Gandi’nin izinde Pontus’a yönelik,
siddetsiz bir barış yolu izlemek istiyoruz. Maalesef
Yunanistan’daki devlet mekanizması, Türkiye’deki
ırkçı bozkurtlarla beraber, işbirliğine giriyor.
Arzuları, bugünkü dünyamızı da, yeni mezarlar
üzerine kurmak, Pontus halkının varlığını ve
kimliğini yok etmektir.
Bizler tarihle eş zamanlı olarak, gelişmek
arzusundayız. Onlar maziye aittirler. Son olarak
terörist politikalarını üreten Ankara yönetimine
şunu vurgulamak istiyoruz. Pontusluları Hristiyan ve
Müslüman olarak ayırmak isteyip bütünlüklerini
bölmeye çalışırken, aniden televizyon programlarında
Hristyanlaştırma entrikalarını keşfetmişlerdir. Bu
gülünç bir iddiadır. Bizler, bilindiği gibi, her
insanın ve özellikle Pontuslu Müslümanların dini
duygularına çok büyük bir saygı duyuyoruz. Bu derin
saygımızı göstermek için ROMANIA adlı bir şehrin
kuruluşunu konu alan teklifimizde, Pontuslu Müslüman
kardeşlerimiz için (aslında bütün Müslümanlar için)
bir camii inşa edilmesini öngörüyoruz. Kurulması
için B.M.Meclisinin çoğunluğunun lehte oy vermesine
rağmen, Yunan devleti, bu şehrin kurulması yerine
saydam olmayan metodlarla altın madenlerinin
işletilmesini yönlendirmektedir. Böylece doğal
güzelliği ve tarihsel değeri olan bir yöreyi
mahfetmektedir. Kısacası Ankara’daki arkadaşları ile
evrenselleşme konusunda aynı görüşteler...
xxxxx Ankara iktidarına bir uyarıda bulunmak
istiyoruz. Günümüzde Pontusluları Pontus dağları ile
Efksinos Denizi (Karadeniz) arasında tecrit olunmuş
olarak görmek yanılgısına düşmesinler.
Zannetmesinler ki İstanbul çevresi belediyelerinde
izole edilmiş bir haldedirler. Yirminci yüzyılın ilk
yıllarında olduğu gibi, siyasi bir yalnızlıkta
değiller. Bugün dünyanın her yerinde Pontuslular
vardır. Almanya’da, Amerika’da, Rusya’da ve
Avustralya’da olduğu gibi. Haklarını savunmak,
bütünlüklerini korumak arzusu ve gücündedirler.
Böyle bir geleçeği inşa ediyorlar.
Ömer Asan ne yalnız ne de suçludur. Odisia ve
İliaday’ı bilen binlerce Ömer ve Omeros mevcuttur.
Bütün dünya onları destekliyor. Ömer Asan, Pontus’un
Sinop ilinden olan büyük hümanist filosof Diyojen’in
gururlu masumiyetine sahiptır.
Bu çağrı ve bildirimiz, Türkiye, Yunanistan, Anadolu
ve Avrupa’daki demokratik toplumların vatandaşlarına
ve uluslararası demokratik kamuoyuna hitap
etmektedir. Devletten emir almış propagandacılarla
hiç bir işimiz yoktur. Olimpos dağlarından, Pontus
ve Ararat dağlarına kadar uzanan yeni, insancıl,
demokratik ve kosmopolit bir dünya için yapılan bir
çağrıdır. Bu tarihsel bölgenin birleşmiş halklarına
ve şehirlerine yönelik yapılan bir çağrıdır.
İmza
PONTUS ARAŞTIRMA MERKEZİ
SELANİK EFKSİNOS DERNEĞİ
|
|
Ankaralı
(no login) |
Ömer Bizimdir
No score for
this post |
February 15 2002, 8:47
PM |
Pontus araştırma merkezi adı altında buraya yazı
asan Sayın Bay,Bayan...
Yazınızı ilgi ile okudum. Sonra kendi kendime dedim
ki, “sırtı kaşınan keçi çobanın deyneğinde kaşınır”
Özür dilerim, bu bir atasözümüzdür.
Ömer ASAN ı destekliyorsunuz ve ona Omeros diye
hitabediyorsunuz. Bu da Ömeri yeteri kadar perişan
edecektir sanıyorum. Çünkü bizde isim değiştirmek
din değiştirmekten daha aşağılayıcı bir durumdur.
Şöyle bir söz var bizde: “Ben doğduğum zaman, babama
Ömerin geldi.” Dediler. Bu isim erkekler için ve adı
ne ise ona göre söylenir. Belki sizde de buna benzer
sözler vardır. Ömeri seven bir insan olarak bunu ona
hakaret olarak algılıyorum. İsterseniz birde
kendisine sorun.
Her toplum ödemesi gereken bedelleri öder ve
olgunlaşır. Bizim ödememiz gereken bedelleri ancak
biz öderiz, bu bizim sorunumuzdur. Masumane
tavırlarla bize acıyor olmanızı iyi niyetle
bağdaştırmak olası değil. Hiç kimse, kimseye
bedelini almadan iyilik yapmaz. Sizin yürekten,
karadenizlileri savunuyor olmanız doğrusu gözlerimi
yaşarttı.
Diyorsunuz ki “Pontosluların fikirlerini serbestçe
ifade etmek hakkına sahip olabilmeleri garanti
altına alınmalıdır.” Bilemediğiniz bir şey var. Bu
ülkeyi yöneten insanların yarıdan fazlası
karadenizli. Diledikleri yerde diledikleri şekilde
konuşurlar. İsterseniz seçim zamanı bir akıllı
kişinizi gönderinde izlesin. İçlerinde en
müslümünden, en kafirine kadar, en koministinden en
kapitalistine kadar ne ararsan var. Sizde böyle bir
çeşitlilik varmı bilmem.
Milliyetlerden ziyade Dinler insanları daha çok
katagorize eder. Trabzonlu bir müslüman sizi bir
arap’a tercih eder. Nasıl ki sizde bir sırp’ı bir
karadenizliye tercih edeceğiniz gibi. Siz yüzlerce
Cami de yapsanız, bu insanlar Atina ve Selanik
yerine Mekke ve Medineyi tercih edeceklerini bal
gibi biliyor olmalısınız.
Diyorsunuz ki “ Türk devleti 1916-1923 yıllarının
terör ve cinayet politikalarını sürdürmektedir” İşte
burda çuvalladınız. Bu tavır ancak hırıstiyan
kültürüne ait olabilir. Müslümanlar kendi suçlarını
başkalarına atma becerisini gösteremezler. Özellikle
1919 yazında, Ruslarla birlikte hareket eden
rumların, yada onlardan destek alan rumların
hikayeleri sözünü ettiğiniz o karadeniz yamaçlarında
hala söylenir, anlatılır.
Türkiyedeki ırkçı Bozkurtlardan söz ediyorsunuz.
İşte onlarla sizin aranızdaki tek fark siz Yunanlı
Onlar TÜRK.
“Pontos Müslümünlarına derin saygı”nızı Emin AGA ya
yaptıklarınızdan hissedebiliyorum.
Sizin çizdiğiniz sınırların Bir benzerini de
bizimkiler çiziyor. “Adriyatikten Çin seddine kadar”
Hadi hayırlısı.
Son olarak, Farklı mezhepleri bir arada uyum içinde
tutabilme zorlukları var iken, sizin bu ütobik
düşüncelerinize , Hırıstiyan/Müslüman birarada ?,
Yoksa siz acemi faşistmisiniz.
|
|
aetos ( *
(no login) |
Sn. Ankaralı'ya ve Söz Konusu Derneklere
No score for
this post |
February 15 2002, 9:24
PM |
Ankaralı-"Pontus araştırma merkezi adı altında
buraya yazı asan Sayın Bay,Bayan..."
aetos- Yazının uslubundan anladığım kadarıyla tek
kişi tarafından yazılmamış.
Ankaralı-Ömer ASAN ı destekliyorsunuz ve ona Omeros
diye hitabediyorsunuz.
aetos- Omeros ve Omer! Bunu ciddi düşünmanizi
tavsiye edrim! Omer-os! Yeni Yunanistan Modeli'ni
yıkıcıdır! Şu dil kökleri konusu! GİRİT adsında
anlamsız ilk yerleşimler vs. Omeros ve Omer ismi
arasında Şu anki Yunanistanın pe hoşuna gitmesede
bence bağ vardır! Bu iki ismin aynı kökten gelmesi
çok büyük bir ihtimaldir! Kara Athena kitabını
öneririm detayıyla ilgilenmek isteyenlere.
Hakaretle bir ilgisi olduğunu sanmıyorum Sn.
Anakaralı! Yazan kişi bilinçli bir benzerlik
kurmuşsa! Es geçilecek gibi değil hemşehrim!
Ankaralı-Her toplum ödemesi gereken bedelleri öder
ve olgunlaşır. Bizim ödememiz gereken bedelleri
ancak biz öderiz, bu bizim sorunumuzdur.
Aetso-Bütünüyle katıldığım yer burası.
Anakaralı-Masumane tavırlarla bize acıyor olmanızı
iyi niyetle bağdaştırmak olası değil. Hiç kimse,
kimseye bedelini almadan iyilik yapmaz. Sizin
yürekten, karadenizlileri savunuyor olmanız doğrusu
gözlerimi yaşarttı.
Aetos- Karadenizden Yunanistan'a göç etmek zorunda
kalan Trabzonluları ordaki şerefsiz Yunan
Politakacılar göçmen barakalarında kırmıştır!
Yunanistandaki Trabzonlulara düşman o
politikacılarıda! Şiddetle cinnetle lanetle kınarım!
Ankaralı-Diyorsunuz ki “Pontosluların fikirlerini
serbestçe ifade etmek hakkına sahip olabilmeleri
garanti altına alınmalıdır.” Bilemediğiniz bir şey
var. Bu ülkeyi yöneten insanların yarıdan fazlası
karadenizli. Diledikleri yerde diledikleri şekilde
konuşurlar.
Aetos- Türkiyede çok müthiş bir demokrasi olduğunda
söz etmiyorsunuz heralde?
Ankaralı-Milliyetlerden ziyade Dinler insanları daha
çok katagorize eder. Trabzonlu bir müslüman sizi bir
arap’a tercih eder.
Aetos- Yo şimdi hemşehrim! Biz araplarla bağımzıı
1461 den çok sonraları kurduk! Yunanlılarla 3000 yıl
kardeşçe koyun koyuna yaşadık!Tıpkı Ermeniler
gibi!Bu doğru değil! Bir Yunan Bir Arap? Ben
Yunanlıları Avrupalı görmüyorum! O yüzdenmi bilmem!
Araplarıda çok seviyorum! Araplardan Yunanlılardan
Ve kafkaslara açılan yerden yani anlayabilceğin
genel coğrafi hatlarla, ortodox dünbyayı bir
görüyorum! Yunanlılar ötekinlerden yani bizden olur
hemşerim. Orthodoxturlar! Bu önemlidir Sn.
Anakaralı.
Ankaralı-Nasıl ki sizde bir sırp’ı bir karadenizliye
tercih edeceğiniz gibi.
Aetos- Hepsi için geçerli olduğunu sanmıyorum.
Gerçekten müslüman Trabzonluları çok seven Yuanlılar
tanıdım. Bunlardan biri Sevgili arkeolog dostum
...dur! Amerikadaki eylül olaylarından sonra çok
korkmuştu. Korkularında çok samimiydi. Müslüman ve
Hristiyan diye dünya kamplaşırsa hristiyanların
ekonomik vs. gücü fazla diyordu. Ve müslümanları
sürekli itiyorlar eziyorlar vs. diyordu. İşte güya
bizim için endişleniyordu. Endişlerinde çok
samimiydi. Bunları inkar edersem ayıp ederim yani.
Tabi dediğiniz gibi şerefsizlerde var! Ama hep
genelleme yapmayalım.
Ankaralı-Diyorsunuz ki “ Türk devleti 1916-1923
yıllarının terör ve cinayet politikalarını
sürdürmektedir” İşte burda çuvalladınız. Bu tavır
ancak hırıstiyan kültürüne ait olabilir. Müslümanlar
kendi suçlarını başkalarına atma becerisini
gösteremezler. Özellikle 1919 yazında, Ruslarla
birlikte hareket eden rumların, yada onlardan destek
alan rumların hikayeleri sözünü ettiğiniz o
karadeniz yamaçlarında hala söylenir, anlatılır.
Aetos-Gerek o metni yazan kurulun dostluk için
samimşi duygularına bu ifadeler gölge düşürücüdür.
aynı şekilde sizin yanıtınızda çok anlamsız sn.
Ankaralı! Hala din kavgası mı güdüyorsunuz! O metnin
provakasyona yönelik olduğuna kesinlikle inanıyorum.
Bakın bunun altını çizeyim. Ama sizin yanıtlarınız!
Yani Hristiyanları suçlayıcı ifadeleriniz! İnsanları
suçlayıon inançları suçlamayın! Siz incil
okudunuzmu! kesinlikle ve kesinlikle barış der!
İncil adına birileri kan dökmeyi kutsamışsa o
birileride tarihte tespitlidir. Onlara saldırın
onları tartışın. Sizin gibi aydın bir insana
herhangi bir inca saldırmasını doğrusu garipsedim.
Ankaralı-Türkiyedeki ırkçı Bozkurtlardan söz
ediyorsunuz. İşte onlarla sizin aranızdaki tek fark
siz Yunanlı Onlar TÜRK.
Aetos- Bütün Türk milliyetçileri olgun beyine
sahipleri kast ediyroum aynen yunan milliyetçileri
yani aşağılıkmıdır! Ümemetçilik mi milliyetçilik mi?
Bu tartışma mı söz konusu? İlla insanları
damgalamak, bir şekilde ayırmak mecburiyetinde
hissediyorsunuz kendinizi sanki. O zman sizlerin
suçladığınız milliyetçilerden en azından metodoloji
olarak farkınız nedir! Her ikisde biz ve onlardan
oluşmuyor mu?
Ankaralı-“Pontos Müslümünlarına derin saygı”nızı
Emin AGA ya yaptıklarınızdan hissedebiliyorum.
Aetos- Ben dinler ve ırkların çatışmasını(dahili)
anadolu için çok yakın bir geçmişte özellikle
rastlıyorum. Bundada her iki halkın çeşitli şekilde
provake edildiği ortadadır.
Ankaralı-Sizin çizdiğiniz sınırların Bir benzerini
de bizimkiler çiziyor. “Adriyatikten Çin seddine
kadar” Hadi hayırlısı.
Aetos- Bütün haritacılar harita çizer. Sizde alın
çizin SN. Ankaralı ama bu şekilde olmuyor bu işler.
Harita çizmekle harita çizilir!
Ankaralı-Son olarak, Farklı mezhepleri bir arada
uyum içinde tutabilme zorlukları var iken, sizin bu
ütobik düşüncelerinize , Hırıstiyan/Müslüman
birarada ?,
Aetos-Müslüman ve Hristiyan bir arada olamaz mı?
Binlerce yıl anadolu böyle yaşamadı mı?
Ankaralı-"Yoksa siz acemi faşistmisiniz."
Aetos- Sizde İnanç Faşistimisiniz Sn. Anakaralı?
Yukarda söz konusu dernekleri!
Türkiyeyi aşağılayıcı ve düşmanca tavrından dolayı
kınıyorum!
Karadenizi sevmenin 1. Şartı! Karadeniz gerçeklerine
saygı duymaktır! T.C. Karadenizin devletidir!
Bu gerçeğe'de otantik rumca! Kemençe! Pontos tarihi
vs. herşey kadar en azından saygı duymasını
bilmeyenler Karadenizin ismini ağzına almasın
lütfen!
Yoksa Provokasyon diye okunmaz bile!
|
|