Lahana.org Karadeniz'in efsanevi sitesi Karalahana.com'un kardeş sitesidir!  

Hoşceldun Uşak! Habu sayfede son 24.09.2006 cuni bi şeyler edildi

Google

 

"TEMEL" simgeli dosta 2: "TARİH İDEOLOJİYE GÖRE OKUNUR" öyle mi?

February 11 2002 at 8:30 AM
No score for this post
VİSİRLİ (Yahya Düzenli)  (no login
Dostum,
Benim “Tarihsel gerçeklikler dünya görüşü ayrıştırmasına göre değişmez” tesbitime katılmadığınızı söylüyorsunuz. Yani sizin tesbitinize göre somut örnek vereyim. Bu "katılmamanız" şu anlama geliyor: Ahlat’ta ortaya çıkarılan M.Ö. 3000’lere ait bir tablet, İslamcı dünya görüşünü benimseyen bir kişi için “orada yaşanmış İslami hayatı” gösterir, Marxist dünya görüşünü benimseyen kişi için ise “Promarxist yaşamı” öyle mi ! Bu konuyu uzatmıyorum. “İdeolojik” referanslar insanın dünyaya bakışını oluşturur ancak “gerçeklik”leri değiştirmez. Bu kadar...

Dostum,

Benim “hangi siyasal-kültürel referansları” taşıdığımı bilmeden nasıl oluyor da “tarihi tersten okuduğumu” söyleyebiliyorsunuz? Sizinle örtüşmeyen tarihe ilişkin "düşünceler" tarihi "tersten okumak" ise kutlarım sizi ! Diğer bazı arkadaşlar gibi, sadece belli dönemlere ait değil, “bütün zamanlara ait” bir “tarih allamesi”yle mi karşı karşıyayım yoksa? İlla ki şu “vuruşma” arzusu niçin?

Dostum,

Diyorsunuz ki: “Öncelikle, Solaklı Vadisi' nde her köyde rastlayabileceğimiz Kuman-Kıpçak izleri ile ilgili delillerden somutlaştırarak söz ettiniz ancak örnek vermediniz. Şüphesiz ki kitabınız kapsamında konu ile ilgili derlediğiniz birbirinden önemli örnekleriniz arşivinizde mevcuttur. Burada tartışma alanı dar bir ortamda tüm bunları ortaya dökmenizden ziyade benim gibi konuyla ilgili amatör araştırmacılara ışık tutacak birkaç aktarım yaparsanız memnun olurum. "Etnik militanlık", "toptancı genellemeler" gibi haklı şikayetleriniz ise ne sizi ne beni kapsadığı için bunlar üzerine bana karşı dil dökmeniz gereksiz.”

Somut örnekleri genel başlık altında sıraladım. Hem ayrıntıya girsem anlayabilirmisiniz? Bilemiyorum. İşte size Visir köyü’nde kullanılan bazı kelime ve kavramlar ile ilgili tek bir örnek: Codex Cumanicus’u (Kuman Sözlüğü) açın okuyun, Visir’deki birçok kelime ve kavramı orada görürsünüz. Şu anda “konuyla ilgili amatör araştırmacılar”a bu konu ile ilgili ayrıntılı doküman vermem mümkün değil. Ancak bu konudaki kaynakları önerebilirim.

“Etnik militanlık”, “toptancı genellemeler”den alınmadığınızı zannediyorum. Çünkü sizinle ilgili değil, bahsetmem gerektiği için ifade ettim.

Diyorsunuz ki: “... resmi tarihin bile yadsıyamadığı birçok yasal kısıtlama.... Osmanlının tarihi, müslümanlığın içinde yer aldığı halde farklı bir mezhebe dahil olan yüzbinlerce topraksız, mazlum Anadolu köylüsünün de katlinin tarihidir..... Katliam fermanları ortadadır.....”

Farklı dünya görüşünün yargıları ! Böyle görebilirsiniz ! Hiçbirine katılmıyorum ! Ancak ‘Osmanlı Tarihi’ni kutsayan, onu bütünüyle “ibra-aklama” gibi bir tavrım da yok! Ancak bu “Genellemeler”in varacağı bir sahil yok dostum. İşte görüyorsunuz ya sizce; “Tarihsel gerçeklikler” dünya görüşü farklılığına göre, farklı okunuyor. Girmiyorum... Bu konuda yığınla kaynak eser var, bakabilirsiniz..

Hayret ! Osmanlı’da “müslümanlığın içinde yer alan farklı mezhepteki insanların katledildiği”ni ifade eden “tarihçi” lerin “ilk”i de sizsiniz sanırım ! Ben bu konuda tek bir satır bile duymadım, okumadım. (Cahilliğime verin (!)

Selamlar..

VİSİRLİ/ANKARA (Yahya Düzenli)

 
Scoring_Disabled_Msg     
Author Reply
Temel
(no login)

Umarım bu kez doğru anlarsınız..

No score for this post
February 11 2002, 12:36 PM 

Sn. Visirli,

İfade yeteneğinize hayranım ancak anlama yetinizin aynı derecede gelişkin olduğunu söyleyemiyorum ne yazık ki. “Tarihsel gerçeklikler dünya görüşü ayrıştırmasına göre değişmez” gibi su götürmez bir çıkış noktasına nasıl karşı olabilirim? Yazdığım cümleyi bir kez daha okursanız bu saptamanıza katılmamanın söz konusu olmadığını ifade ettim. Ve sizin tarihi tersten okuduğunuzu değil sizinle benzer siyasal-kültürel referanslar taşıyanların böyle alışkanlıkları olduğunu söyledim. Bunu da siyasal kimlik tanımınızda İslam’ ın önemli bir yer tuttuğu izlenimini edindiğim için belirttim. Yanıldıysam düzeltin. Amacım aramızdaki siyasal farklılık bir yana ufkunuzun genişliğine olan saygımı da belirtmekti ama sanırım anlaşılamadı. Bu bağlamda yönelttiğiniz “tarih allamesi”, “vuruşma arzusu” gibi amacını aşan ifadelerinizi geri aldığınızı varsayıyorum.

Elimde Codex Cumanicus (Kuman Sözlüğü) yok. Zira soruş amacım da iddia ettiğiniz konu ile ilgili elimde kaydadeğer bir döküman olmamasının yanında bugüne dek ciddi bir bilgi birikimimin de olmayışındandır. Ancak iyiniyetime ve algılama yeteneğime güvenerek vereceğiniz örnekleri sizin de yardımınızla en azından anlamaya çalışacağımı söyleyebilirim. Visir’ deki, Tsifaruksa’ daki, Zisino’ daki, Kondu’ daki, Holo’ daki, Şerah’ taki, Ogene’ deki Kuman-Kıpçak izlerini gerçekten çok merak ediyorum.

Osmanlı’ da İslam’ ın içindeki farklı mezheplere katliam uygulandığını ifade eden tarihçilerin “ilk” inin ben olduğumu yazmışsınız. Tekrar belirteyim, ciddiye alınır bir tarihçi olmak isterdim ama tarihçi falan değilim. Sadece sosyo-kültürel konulara ilgisi yoğun sıradan bir yurttaşım. Osmanlı’ da farklı mezhepteki insanlara uygulanan katliamlar konusuna gelince, siz sanırım Aleviliği İslam’ ın içinde saymıyorsunuz. Bu da kendince haklı sebepleri olabilecek tartışmaya değer bir görüş ancak Osmanlı’ nın sadece farklı mezheplere değil farklı inançlara da “engin” hoşgörüsünü tartışırken konu ile çok da ilintili durmuyor. Anadolu’ nun çeşitli yörelerinde Alevi köyleri hep kuş uçmaz kervan geçmez yerlerdedir. Sizce bunun sebebi Alevilerin yayla havasına düşkünlükleri midir? Yoksa otoritenin aşırı şefkatinden bunalıp özgürleşme istekleri midir?

Saygılarımla

 
Scoring_Disabled_Msg     
VİSİRLİ (Yahya Düzenli)
(no login)

TEMEL'e ! :"Of'un yükseklerinde de "kuş uçmaz kervan geçmez" !

No score for this post
February 11 2002, 2:06 PM 

Dostum,

“Umarım bu kez doğru anlarsınız” başlıklı yazınızı okudum.

“İfade” ile “anlama” konusundaki uyarınız üzerine, “ilk mesajınızı” tekrar okudum. Haklısınız, orada “katılmamam mümkün değil” ifadeniz varken, ben “katılmam mümkün değil” diye okudum ve bunun üzerine bildiğiniz şeyleri yazdım. Kabul ederseniz ki “katılmam mümkün değil” şeklindeki cevaba verilecek bir karşılık da bence böyle olabilirdi. Onun için de o şekilde yazdım. Teşekkür ediyorum. Demek ki “su götürmez bir çıkış noktası”nda hemfikiriz artık. Bakalım aynı “nesnel”liği sağlayabilecek miyiz?

Diyorsunuz ki: “Ve sizin tarihi tersten okuduğunuzu değil sizinle benzer siyasal-kültürel referanslar taşıyanların böyle alışkanlıkları olduğunu söyledim. Bunu da siyasal kimlik tanımınızda İslam’ ın önemli bir yer tuttuğu izlenimini edindiğim için belirttim. Yanıldıysam düzeltin. Amacım aramızdaki siyasal farklılık bir yana ufkunuzun genişliğine olan saygımı da belirtmekti ama sanırım anlaşılamadı. Bu bağlamda yönelttiğiniz “tarih allamesi”, “vuruşma arzusu” gibi amacını aşan ifadelerinizi geri aldığınızı varsayıyorum.”

Daha makul oluyoruz galiba.. Sadece siyasal değil, bütünüyle bir kimlik tanımlamamda Müslümanca bakış açısı ve duyarlılıklara sahip olduğumu ifade edeyim. (Tabii bu da göreceli bir ‘müslümanca’ tanımı oluyor. Hangi ‘müslümanlık’, ‘siyasal islam’ vs. vs. gibi peşinden birçok spekülatif kavramsal konuları da getiriyor.. Oraya girmeyelim..) . “Tarihi tersten okuma” konusunda da, beni her ne kadar tenzih ediyorsanız da “sizinle benzer siyasal-kültürel referansları taşıyanlar, genelde tarihi tersten okudukları için..” diyerek beni de kategorize ettiğiniz doğru değil mi? Ama ben sizin (sadece sizin değil, bu forumda muhatap olduğum kim olursa olsun) siyasal referanslarınızın hangi dünya görüşünden kaynaklandığına ilişkin ne bir “merak” sahibi, ne de “ısrarlı”yım. Sadece “ortaya konulanlar” beni ilgilendiriyor, bu aşamada.

Diyorsunuz ki: “Elimde Codex Cumanicus (Kuman Sözlüğü) yok. Zira soruş amacım da iddia ettiğiniz konu ile ilgili elimde kaydadeğer bir döküman olmamasının yanında bugüne dek ciddi bir bilgi birikimimin de olmayışındandır. Ancak iyiniyetime ve algılama yeteneğime güvenerek vereceğiniz örnekleri sizin de yardımınızla en azından anlamaya çalışacağımı söyleyebilirim. Visir’ deki, Tsifaruksa’ daki, Zisino’ daki, Kondu’ daki, Holo’ daki, Şerah’ taki, Ogene’ deki Kuman-Kıpçak izlerini gerçekten çok merak ediyorum... “

Solaklı Boğazı (Vadisi....)’ndeki köyleri sıraladığınıza göre buraları iyi biliyorsunuz sanıyorum. Ben Kuman/Kıpçak’larla ilgili (kendi köyümden) bazı genel örnekler vermeye çalıştım. Hatta Osmanlı Dönemi Tahrir Defterleri’nde bazı köylerde “kuman” olarak kayıtlı reaya’nın olduğunu belirttim. Ayrıca Of’un Cumhuriyet öncesi bazı köy adları’nın da Kuman/Kıpçak izleri taşıdığını (Balaban, Komanit gibi. Ayrıca Çoruk ve Yarakar köyleri de erken dönem türk adları taşıyor....) belirteyim. Codex Cumanicus (Kuman Sözlüğü) Solaklı Vadisi’ndeki “dil-ağız-lehçe” karşılaştırması için önemli bir kaynaktır. (Sanıyorum sahaflarda bulabilirsiniz. Kültür Bakanlığı türkçeye çevirerek yayınlamıştır.). Şimdilik bununla yetinmeyi (özellikle) tercih ediyorum. Diğer köylerle ilgili olarak ise, öncelikle (kendi köyümde yaptığım gibi; son 3 yılın 1-2 ayını köyde bu işe tahsis ettim. Bunu da herhangi bir zorunluluk olarak değil, “zevk aldığım” için yapıyorum.) bir alan taraması (dil, yer adları, şahıs adları, vs.) yapmak, sonra Genel Kuman/Kıpçak Tarih-Kültürünü incelemek, taramak, sonra da bahsettiğim Osmanlı Tahrir Defterleri’nde “hangi köy” üzerinde çalışıyorsanız o köyün kayıtlarını incelemek gerekiyor. Ayrıca Solaklı Boğazı köylerinde (Genelde tüm Of’ta) erken dönem Türk Kültür izleri olarak sadece Kuman/Kıpçak değil, Gagavuz izleri de bulunmaktadır. (Tabii burada bütün bir Of ve hinterlandındaki kültürün yalnızca bu ‘etnik’ gruplara ait olduğunu söylemiyorum, bunu anlayabileceğinizi zannediyorum.)

Diyorsunuz ki: “Osmanlı’ da İslam’ ın içindeki farklı mezheplere katliam uygulandığını ifade eden tarihçilerin “ilk” inin ben olduğumu yazmışsınız. Tekrar belirteyim, ciddiye alınır bir tarihçi olmak isterdim ama tarihçi falan değilim. Sadece sosyo-kültürel konulara ilgisi yoğun sıradan bir yurttaşım. Osmanlı’ da farklı mezhepteki insanlara uygulanan katliamlar konusuna gelince, siz sanırım Aleviliği İslam’ ın içinde saymıyorsunuz. Bu da kendince haklı sebepleri olabilecek tartışmaya değer bir görüş ancak Osmanlı’ nın sadece farklı mezheplere değil farklı inançlara da “engin” hoşgörüsünü tartışırken konu ile çok da ilintili durmuyor. Anadolu’ nun çeşitli yörelerinde Alevi köyleri hep kuş uçmaz kervan geçmez yerlerdedir. Sizce bunun sebebi Alevilerin yayla havasına düşkünlükleri midir? Yoksa otoritenin aşırı şefkatinden bunalıp özgürleşme istekleri midir? “

Sizin, önceki sorunuzdaki “Osmanlı’daki farklı mezheplere uygulanan.. ” derken ben “Ehl-i Sünnet” olarak nitelenen mezhepler gibi anladım. Bu elbette ki mümkün değil (siz de biliyorsunuz.). Siz Aleviliği kasdetmişsiniz. Osmanlı’nın alevi politikasını (ki standart ve statik değildir) ‘katliam’ olarak ifade edebilirsiniz. Ben, uç bir kavram olarak “katliam”ı kabul etmiyorum. Bunun tarihsel, dini ve sosyolojik nedenleri vardır. Sadece bir “alevi tarafgirliği”yle açıklanabileceği kanaatinde değilim. Aleviliği de bildiğimiz “Ehl-i Sünnet mezhepleri”nin dışında bir “extrem örnek” olarak görüyorum. Sadece Alevilik değil. İslam Tarihinde Ehl-i Sünnet dışında birçok mezhep türemiş, bağlıları oluşmuştur. Bunlar da farklı tonlarla aynı çerçeve içerisindedir.

Siz, bugünkü İran “Şii”liğiyle Anadolu’daki “Alevi”liği özdeşleştirebiliyor musunuz? Kuşkusuz hayır. Çünkü İran şiiliği “Şer’i bir Devlet” yapısallığındadır. Türkiye aleviliğinin böyle bir “devlet talebi” varmıdır? Bilemiyorum. Yok olduğunu sanıyorum.

Osmanlı bir taraftan “farklı inanç”ları yani Hristiyanlık (Katolik, Ortodoks, Protestan), Yahudilik, vs. “engin hoşgörü” ile tolere ederken, diğer taraftan bu hoşgörüyü göstermeyerek “alevi”liğe karşı “katliam” mı uyguluyordu? Buna “evet” demek “tek boyutlu” bir yaklaşımdır. Olayların “niçin”inden kaçmaktır diye düşünüyorum. Bu konu (genel bilgiler dışında ) şu anda benim ilgi alanımda yoğun bir yer işgal etmediği için bu kadar yeter sanıyorum.

“Alevi yerleşimlerinin yüksek yerlerde oluştuğu” ifadenize gelince... Sizin mantığınızla hareket ederek söylersem; (Kendi köyüm Visir de dahil) Of’un yüksek köylerinde yaşayanların “kuş uçmaz kervan geçmez yerler”de mekan kılmaları “Otoritenin baskısından kaçmak, özgürleşmek” isteği midir? Ya da “yayla havasına düşkün olmaları mı?”?

Dostum, her insan kafasındaki “sabit”lere uygun “cevap”lar bulmakta zorlanmaz. Ancak bu cevap “ortak akıl”ın yansıması da olmaz. Bilinçltlarındaki “fikr-i sabit’e” imanın bir yansıması olur diye düşünüyorum.

Selamlar..

VİSİRLİ/ANKARA (Yahya Düzenli)





 
Scoring_Disabled_Msg     
Ankaralı
(no login)

Örnek

No score for this post
February 11 2002, 2:55 PM 


Uşaklar size bir örnek vereyim.

Sümela manastırından yukarıya doğru ( dere boyu ) çıkın: Birinci yayla ( İspendamoz ) ikinci yayla ( Ermeni yaylası )adı öyle. üçüncü yayla ( selboğazı ) dördüncü yayla (üçoba) beşinci ( sazlık ) altıncı (iskobel)

Şimdi siz tahmin edin, hangisinde kimler barınıyordu.

İkinizede selam ve saygı.

 
Scoring_Disabled_Msg     
Temel
(no login)

Daha iyi anlaşıyoruz

No score for this post
February 13 2002, 9:20 AM 

İşlerimin yoğunluğu ve evimdeki bilgisayarın arızalı oluşu nedeniyle size yanıt veremedim. Alevilikle ilgili görüşlerinize bilgisayarımdaki sorunu giderince değineceğim.

Esenkalın

 
Scoring_Disabled_Msg     
VİSİRLİ (Yahya Düzenli)
(no login)

Ayniyle mukabele ediyorum.

No score for this post
February 13 2002, 5:23 PM 


"Temel" simgeli dostumuza..

Sanıyorum seviyeli bir muhatapla konuşuyoruz. Bu hafta sonu (Kurban Bayramı sonunda dönmek üzere) Çaykara'ya-köyüme gidiyorum. Dönüşte inşaallah yazışırız..

Dostça selamlar..


 
Scoring_Disabled_Msg     
Temel
(no login)

İyi bayramlar

No score for this post
February 13 2002, 6:55 PM 

Yine çok kısa bir süre için foruma girme şansım oldu ve mesajınızı gördüm. Size ve ailenize bugünden iyi bayramlar dilerim. Çaykara' nın, Trabzon' un, Karadeniz' in taşına toprağına kucak dolusu selamlar, sevgiler.

Yolunuz açık olsun