merhaba arkadaslar
uzun zamandir islerimin yogunlugu nedeniyle bu
foruma katilamadim.
ancak bir kac mesaja (webmasterin mesajlari dahil)
goz attim ve edindigim intiba, tarihin bize miras
biraktigi
Pontos kulturu ve kimligi yerine, arzu edilen LAZ
kimligi benimsenmeye calisilmasidir.
webmasterin yazilarina dayanarak "bu yaziyi Pontos
tarihini biliyorum diyen herkesin okumasini isterim"
diyen arkadasin koltuklarinin ne kadar kabardigini
gormek isterdim.
elbette 2001 yili gozuyle geriye bakarsaniz ve 2001
beyniyle olaylari degerlendirirseniz Chald da
olursunuz
Laz da! veya olmak istersiniz...
webmasterin arastirmaci ruhu ve Karadeniz kulturune
merakini sevincle karsiliyor tebrik ediyorum.
ancak, bazi puf noktalarini bilmeden atladiginin
veya atlamak istediginin imajini yaratiyor!
ornegin; Lazika yi ta Trabzon'a kadar dayandiriyor.
bunu Heredot, Ksenofon gibi Helen olan tarihin
babalarina dayanarak yapmaya calisiyor.
Ksenofonun ordulari Kolchida dan Helen sehri
Trabzona varasiya uc gun yolculuk ettiklerini hic
yazmiyor. bunu atliyor!
Ozcan adindaki arkadasin "ben bir makron olarak"
cumlesine de, "bu gercegi ifade etmiyor" deyip karsi
cikiyor.
ben de soruyorum; Laz kimligi nasil gercegi ifade
ediyor?
bugun hala Rizenin cok az bir bolumu ve Artvin de
yasadiklari icin mi?
varliklarini surdurebildikleri icin mi Karadeniz'in
reel kimligi onlarin kimligine uydurulmaya
calisiliyor?
bilimsel olarak ispatlanmis, hakkinda binlerce
belge, yuzlerce kitap yazilmis Pontos kimligi
reddedilerek, bilimsel
olarak ispatlanamamis bir Laz kimliginin neden
benimsenmeye calisildigini hala anlamis degilim.
Lazlar bizim en yakin komsularimiz olarak bizlerle
tarihi henuz belli olmayan uzun yillar beraber
yasadilar.
onlara karsi en ufak bir antipatim yoktur. ancak
Orta Asya palavralari ve uyduruk Turk kimligi
empozesine karsi
mucadele verirken, bir de Laz kimligi empozesine
rastlamayalim! yagmurdan kacarken doluya
tutulmayalim!
bravo TC ye...
o kadar Pontos ve Helenlere karsi bizi dusman etti
ki, artik kimligimizi ararken bile asilanan
psikolojiyi yenemiyor
tarih satirlari arasindan Helen olmamak icin medet
umuyoruz.
webmaster'in, "Karadenizin yerli halki" diye
adlandirmaya calistigi ve bu yerli halkin Ksenofonun
deyisiyle Lazoi
(Lazlar) oldugunu ispatlamaya calismasi da
antihelenist bir psikolojinin bir urunu olsa gerek!
webmaster, Yunanistana goc edenlerin
Karadenizliliklerini inkar etmiyor ama, onlarin da
Helen olmadiklarinin,
Karadeniz'in yerli halkindan, yani Laz olduklarinin
altini cizmeye calisiyor!
peki cok basit bazi sorular: kolonist dahi olsa
gelen Helenler neredeler?
3000 yili askin sure zarfinda hic mi cogalmadilar?
eger cogaldilarsa, cogalan nufusu Trabzondan veya
Karadenizden disari mi attilar veya yine geri
Yunanistana veya
Miletos'a mi gonderdiler?
Ksenofonun barbar kucuk topluluklar diye
adlandirdigi insanlar 3000 yil boyunca hep
yerlerinde mi kaldilar?
dag koylerinde veya kolchida da yasadiklari iddia
edilen Lazlar bu surec icinde hep yerlerinde, ve
Helenlere karismadan mi yasadilar?
Karadeniz de, Ksenofondan ornek alinmaya calisilarak
yerli halk diye adlandirmaya calisislan ozellikle
dag koylerinin
en eski tarihi mevcut koy hangisidir ve hangi kokene
sahiptir?
ksenofonun sozunu ettigi yerlerde yasayan bu kucuk
topluluklar (makron, Chalib, Chald vb. 3000 yil
boyunca hic
cogalmadilar mi?
cogaldiysalar nufuslari nerede?
Rizos (Rize) Kalopotamos (iyidere) Ofis (Of)
Katochori (Caykara) vb. yerlesim yerlerinin
Helenleri neredeler?
nerelere goc ettiler?
Yunanistana zorla goc ettirilenlerin hepsi safkan
Helenmiydi?
boylesi sorulari cogaltmak mumkundur.
boylesi turden sorulari kendine sorabilen herkes
Karadenizin reel kimliginin ne olmasi konusunda daha
uygun bir
fikre sahip olabilecegini dusunuyorum.
Karadeniz de 3000 yili askin bir donem icerisinde
etnik sifatlandirmalarin olmadigi,cesitli
faktorlerin birlestirdigi
kaynastirdigi bir nufusun icerisinden, kulturel
olarak ta Helencenin agir bastigi bir ortamin
sonucunda farkli halklar
yaratmak veya aramaya koyulmak, gerceklerden
kacmanin ta kendisidir!
yazilariyla, yazitlariyla, dagiyla, tasiyla,
kalintisiyla her yerde Helence isim ve Helence
yazilara rastladigimiz
Karadeniz'in kimligini helenlerden soyutlayarak
Lazlara mal etmek, antihelenist bir psikolojinin
sonucu olsa gerek!
Karadenizden zorla surgune yollananlarin arasinda
Rizeli, Sinop lu, Ordu lu, Tokat li Amasya li.
Gumushaneli yoktur.
en fazla Trabzonlu olmak uzere, Giresun ve Samsun
Kokenlidirler.
bu durumda ne kadar makron, chald, chalib, Laz vb.
Yunanistana veya diger dunya ulkelerine goc ederek
bu gun
kendilerini Pontos helenleri olarak tanimliyor ve ne
kadar helen Karadenizde kaldi kim cikarabilir ki?
3000 yillik bir beraberlikten sonra filanca koy su
milletten, filanca koy bu milletten diyebilir ki?
millet kavraminin olmadigi bir doneme, tarihi
arastirma pahasina geriye gidiyor ve 2001 yili
kavramlariyla onlara
kimlik vermeye calisiyor ve kendimize dede bulmaya
calisiyoruz.
sadece gulunecek bir hale dustugumuzun belirtisinden
baska bir sey degildir bu!
irkci olmadan, irk aramadan tarihi
incelersek,Karadeniz kimligi hakkinda en son
varacagimiz sonuc, istesek te
istemesek te Pontos Helen kimligidir.
cunku tarih bu gercekle yogruldu!
herkese selam
|
|
|
Author |
Reply |
murat
(no login) |
Laz kimliği tüm Doğu Karadenizde ön plandadır....
No score for
this post |
June 26 2001, 11:50
AM |
Yunanistana göç ettirilen kimseler sadece Helen
kökenliler midir? Yunanlıların bugün Lazoi (Lazlar)
dedikleri kim o zaman?
Laz kültürü doğu karadenizin tamamına egemendir.
Kimsenin kendisine dede filan aradığı yok ama
tarihsel gercekleri bulma ve ırkçı yaklaşımlara
kapılmadan doğru tarih yaklaşımları ortaya çıkarma
arzusu var.
Yunan kültürü eğer tüm doğu karadenizin tek ve
egemen kültürü olsaydı bizim mesela egedeki
yunanlılarla ya da batı karadenizdeki yunan
kökenlilerle trakya rumlarıyla aynı kültürü
paylaşmamız gerekmez miydi? Oysa Samsun sonrası
hızla değişen kültürdeki belirgin damga kim ne derse
desin Laz kültürüdür. Lazları bugün sadece Lazca
konuşan Rize sonrası halk olarak düşünmek
yanılgıların önde gidenidir. Bu halk tarih boyunca
batıya doğru göç etmiştir.Sahil kasabalrındaki
insanların bir çoğu daha doğudaki kasabalarda
köylerde akrabalara sahiptir. Ya da kökenlerinin
eski geçmişlerini Rizeye viceye arhaviye bağlarlar.
Mesela daha gecen yüzyılda kurulmuş olan Ordunun
(eski ordunun adı Kotyora dır ve şimdiki Ordudan
daha douda yer alır) yerli halkı bile yoktur. Hepsi
rize trabzon kökenlidir.
Ayrıca Rizos olarak yazdığınız isim Yunanca
değildir. Rhizos olarak yazılır. Kafkasya kökenli
bir sözcüktür. -os eki yunancada kullanabilmek için
eklenmiştir.
Helen kültürünü kimsenin inkar ettiği yok ama
herşey, helen kültürüne bağlamak batıdaki helen
kültürü ile alakasız gelenek görenek ve tüm diğer
kültürel başkalıkları inkar anlamına gelir ki bu da
buradaki Laz Türk Ermeni kültürlerinin katkılarını
hiçe saymaktır.
Yüce yunan uygarlığı karadenizle diğer bölgeler
karşılaştırıldığında ne yazık ki gülünç denecek
kadar etkisizleşmektedir.Mimari Yunan yokluğu daha
doğuda Gürcü mimarisini bulur karşısında. Ayrıca
Kafkasyadaki Yunan varlığı bilinenbir gercektir. Ama
orada da ilginçtir mimari ve kültürel eski yunan
etkisi yoktur.
Lazlar, bir güney kafkasya kavmi olarak doğu
karadenizde kültürel ön planda olan ve diğer
kültürleri kuşkusuz etkilemiş ve ama onlardan da
etkilenmiş bir halktır.
Herşeyi yunana bağlamak olamayanlar içinde
yürümekten başka nedir ki?
saygılarımla
murat
|
|
Anonymous
(no login) |
Untitled
No score for
this post |
June 26 2001, 10:41
PM |
Bak azizim; eger millet olgusunun ne demek oldugunu
hala cozememissen, bir milletin sahip ciktigi
kulturunun,
geleneginin nasil olustugunu dusunemiyorsan, kafanda
olusturdugun bir eksenin etrafinda dolasir durursun.
Tarihi, hele de Karadeniz gibi beton altina gomulmus
bir tarihi cozebilmek, objektif ve analizci bir yapi
ister!
Millet kavrami, oyle senin sandigin gibi kabile veya
asirete veya belli bir kitleye dayanmis olsaydi,
bugun
dunya da mevcut milletlerin ancak %10 unu
taniyabilirdik.
Lazlar tek basina bir millet degildir. Ayrica hangi
millete mensup olduklari da henuz kesin belli
degildir!
Heredot Lazoi diye anlattigi insanlar icin,
Karadenize Misir ulkesinden geldiklerini ve Misir
kokenli olduklarini yaziyor.
Hatta Misir urununu onlar Karadenize getirmis ve
adina da Lazut koymuslar.
Bunun disinda son yillarda ortaya cikan bazi Gurcu
tarihcilerin iddialarina gore, Lazlar onlarin
akrabalari imis. Bu iddiayi destekleyen bir cok Laz
yazilarina da rastlanabilir.
Ayrica cok yanlis olsa bile, Lazoi kelimesini Ellas
zi (Hellas yasiyor) anlaminda degerlendirenler bile
vardir.
Bunlarin disinda, Laz, Gurcu ve Megrellerin ayni
soydan oldugunu iddia edenler de vardir. Ancak,
Gurcistanli birine Megrelleri sorarsaniz, anlam
olarak size, kisa boylu Helenler olarak karsilik
verirler. Yani Migri Ellines.
Lazca dili icerisinde, kendilerine ait kelimelerin
disinda onlarca Helence, onlarca Gurcuce, onlarca
Ermenice bulunmaktadir. Yani tam olarak bir Laz dili
de soz konusu degildir.
Dolayisiyla canim kardesim; sen ilk once ait oldugun
tarihi ve bu cerceve de milletini bul ve ondan sonra
Karadenizin ucbin kusur yillik tarihi ve kulturu
bana ait de ve ondan sonra da dogrulugunu
tartisalim!
Sen eger yukaridaki iddialardan Gurcu-Laz olgusunu
kendine yakin buluyorsan, o halde tarihe damgasini
vuran bir millet olarak ve tarihin kabul ettigi
Gurcu kimligine tabi olur kendini Gurcu hissedersin.
Bazilarininin hatta yakin gecmise kadar da benim
oyle sandigim Gurcu-Laz-Megrel uclemini unut cunku
artik bir tarafi kayip!
Tarihin bababsi Heredot’a guvenirsen, Karadeniz de
bir tek Lazut(Misir) in var kardesim!
Ha, Farkli bir millet yaratma cabasindaysan, o baska
bir konu ve su anki konumuzun disindadir.
Sen ister kabul et ister etme ama, bu gune kadar
tarihciler arasinda Lazlar hakkinda yazilan ve
cizilen bunlardir.
Ama yanilmiyorsam, sen Gurcu-Laz akrabaligini kabul
etmis gorunuyorsun ki, Karadenizin ne tarihi ne de
kulturu onlara ait degil canim kardesim!
Hatta bir yazinda (yanilmiyorsam) Kemencenin Gurcu
muzelerinde bulundugunu, dolayisiyla Kemencenin
Gurculere, dolayisiyla Lazlara ait oldugunu
vurgulamaya calistin.
Simdi gelelim Karadeniz kulturunun temeline ve hangi
millete ait olduguna:
Eger sen, Helen tarihini bilmezsen, Yunanistana hic
gitmediysen, Yunan veya Helen kulturu denince aklina
sadece buzuki veya ada danslari vs geliyorsa,
elbette burada tartisamaz, sadece sen oyana ben
buyana ceker dururuz.
Bir kere Karadeniz tarihini ve Helenlerin
Karadenizdeki 3000 yillik gecmisini (bilinen ve
kabul goren!) bir tarafa birakalim ve kendimize su
bir kac soruyu bir soralim: Karadenizliler olarak
Gurculerle ne gibi ortak ozelliklerimiz var?
(Kemence muzelerinde var olabilir. Turkiyenin
muzeleri Helen eserleriyle dolu!)
Hangi gelenegi paylasiyoruz?
Ne gibi bir yasam bicimini paylasiyoruz?
Hangi tarihi paylastik veya paylasiyoruz?
Kemence mi? hayir! Oysa, farkli calinsa dahi
Yunanistan da tum karadeniz gocmenleri ve Giritliler
tarafindan halen kullanilan bir enstrumandir
Kemence… bir cok Kemence okulu var ve notalar
esliginde ogretiliyor. Bu gune kadar nota esliginde
soylenen tek bir Laz veya Gurcu turkusu var mi?.
Horon mu? Hayir! Cunku kelimesine bir bak! Helence
bir kelime… Dunyanin her yerinde her gelenek, her
bulus mucidinin dilinde adlandirilir! Bir an
isimlendirmenin bir tesaduf oldugunu dusunsek bile
Karadeniz horonlarina yakin bir cok horon cesidi
bulursunuz Yunanistan da! Yunanistan, cografyamizda
en fazla Horon cesidinin bulundugu bir ulkedir.
Tarihin babalarindan sirf isinize gelenini
sergilerken biraz daha insafli davranip bir kac ta
karsi tarafa yontmasini bilin! Bir savas dansi olan
Bicak oyununu Lazlara aittir derken, savas
danslarini onlardan okuyun. Helenlerin savasa
cikmadan once tras olduklarini, en iyi elbiselerini
giydiklerini ve savas dansina basladiklarini okuyun
ve burada yazin da insanlar degerlendirsin.
Panayirlar mi? hayir… panayirin anlamini soyle
dilinde…
Momogere gelenegi mi? hayir… anlamini soyle dilinde…
Gemicilik meslegi mi? hayir… eger oyleyse, sayin
gemici ve denizci kardes, kendi dilinde kac balik
ismi var?
Kac gemi parca veya aksesuarinin adi dilinde?
Hangi mitolojik anlatim senin? Aile icinde en onemli
yasam parcasi olan hangi batil inanci kimlerle
paylasiyor Karadeniz?
Hey kardesim hey…
Atmak veya kendini istedigin gibi hissetmek kolay
ama, gercekleri bulup aciklamak cok zor!
Bilmem, belki ben yaniliyorum bu yazdiklarimda…
Ama uzulme, tarihin gerceklerinin gun isigina
cikmasi uzak degil!
Cumle aralarinda seni kirdiysam ozur dilerim
Hosca kal
|
|
İlyas
(no login) |
Atma!
No score for
this post |
June 26 2001, 11:14
PM |
"Atma beni yabana
ben da bu dereliyum"
Sevgili kardeşim Anonymus,
Heredot'un kitabında Lazlar'la ilgili tek kelime
yok. Onun için diyorum ki, atma biz din kardaşuyuz.
Laz kimliği, baskın Türk kimliğine karşı uydurma
krallıklarla bir karşı çıkıştır. Saygı duyabilirim.
Ama gerçek değildir.
Şunu dersen katılırım; bir Laz dili var, o zaman
böylesi bir kimlik vardı veya var, yaşatılmalıdır,
her dil ve kültürün yaşaması gerektiği gibi. Ama
uydurma tarih yok, Türklerin diye bize yutturulduğu
gibi.
Tarih hiçbir şeyi affetmez. Adamın arkasından götün
götün güler.
"Ya al beni yanuna
Hiç sorma nereliyum"
|
|
Mehmet
(no login) |
atmadum
No score for
this post |
June 26 2001, 11:47
PM |
merhaba
yukarida anonymus olarak yazan bendim sadece isim
yazmayi unuttum.
heredot degilse bile ksenofon bahsetmistir su an
hangisi oldugunu hatirlamiyorum ama bakarim.
ama Lazoi olarak degil de kolchlar olarak bahsetmis
olabilir. aklimda oyle kaldi ama, yazdigim yazinin
icerigini degistirmiyor. cunku Kolchida ile ta
Trabzon'a kadar dayanip Laz kimligini empozeye
calisan ben degilim. yazimi da onlar icin yazdigima
gore bir isim hatasi olmistur sayin din kardasum:))
seni yabana atmayirum ama yanuma da almayirum. cunki
cok hizlisun:)))
|
|
(no login) |
Mısır hakkında katkı
No score for
this post |
June 28 2001, 1:10 AM |
Mehmet gerçekten seni taktir ediyorum gayet doğal
olarak bazı fikirlerine yürekten katılıyor
bazılarına ise gülüyorum. Eğer doğru düzgün bir
eğitimin olsaydı, olağanüstü biri olacağına hiç
şüphem yok.
Yine de bilgi eksikliğini işkembeden uydurarak
tamamlaman zaaf tabi ki. Lazlar hakkında
"Hatta Misir urununu onlar Karadenize getirmis ve
adina da Lazut koymuslar"
diyorsun ki Çaygaralı Özcan ile aranızada akrabalık
falan olduğunu düşünmeye başlayacağım.
Mısır bitkisi Amerika'nın florasına aittir ve
Kristof Kolombun Amerika'yı keşfinden sonra
Avrupa'ya, çok çok sonra ise Anadolu'ya ayak
basmıştır. Kısacası Heredot'un zamanında mısır diye
bir bitki bilinmediği gibi Anadoluya bin yıldan daha
uzun bir zaman sonra ulaşmıştır. Ofli kurnazlığında
haburada sökmüyor, bizde biraz Ofli sayiluruk...
Bu arada İlyas Bey her kimse her defasında en az
kelime ile en doğru olanı ifade ediyor:
"Heredot'un kitabında Lazlar'la ilgili tek kelime
yok. Onun için diyorum ki, atma biz din kardaşuyuz.
Laz kimliği, baskın Türk kimliğine karşı uydurma
krallıklarla bir karşı çıkıştır. Saygı duyabilirim.
Ama gerçek değildir.
Şunu dersen katılırım; bir Laz dili var, o zaman
böylesi bir kimlik vardı veya var, yaşatılmalıdır,
her dil ve kültürün yaşaması gerektiği gibi. Ama
uydurma tarih yok, Türklerin diye bize yutturulduğu
gibi."
Gerçek olmayan "Laz" kimliğine karşı gerçek bir
tanım ve gerçek bir Karadeniz tarihi
yazabilirmisiniz İlyas Bey?
Yoksa Laz terimi sadece Lazuri konuşanların değil
tüm bölge halkının atalarından taşıdığı yada bizzat
geçen yüzyıllarda meydana getirdiği kültürün baskın
ve baskıcı "Türk" ve 19.yüzyılda uydurulmuş Hellen
etiketlerine karşı Anadolu çocuklarının kendini
savunma mekanizmasımıdır? Halkımızın büyük çoğunluğu
kendine bu adı vermişse, ayrıca noterden
onaylanmasımı gerekiyor? |
|