Lahana.org Karadeniz'in efsanevi sitesi Karalahana.com'un kardeş sitesidir!  

Hoşceldun Uşak! Habu sayfede son 24.09.2006 cuni bi şeyler edildi

Google

 

 

Tarihin kimligi yerine arzu edilen kimlik

June 25 2001 at 11:33 PM
No score for this post
merhaba arkadaslar
uzun zamandir islerimin yogunlugu nedeniyle bu foruma katilamadim.
ancak bir kac mesaja (webmasterin mesajlari dahil) goz attim ve edindigim intiba, tarihin bize miras biraktigi
Pontos kulturu ve kimligi yerine, arzu edilen LAZ kimligi benimsenmeye calisilmasidir.

webmasterin yazilarina dayanarak "bu yaziyi Pontos tarihini biliyorum diyen herkesin okumasini isterim"
diyen arkadasin koltuklarinin ne kadar kabardigini gormek isterdim.

elbette 2001 yili gozuyle geriye bakarsaniz ve 2001 beyniyle olaylari degerlendirirseniz Chald da olursunuz
Laz da! veya olmak istersiniz...

webmasterin arastirmaci ruhu ve Karadeniz kulturune merakini sevincle karsiliyor tebrik ediyorum.

ancak, bazi puf noktalarini bilmeden atladiginin veya atlamak istediginin imajini yaratiyor!

ornegin; Lazika yi ta Trabzon'a kadar dayandiriyor.
bunu Heredot, Ksenofon gibi Helen olan tarihin babalarina dayanarak yapmaya calisiyor.

Ksenofonun ordulari Kolchida dan Helen sehri Trabzona varasiya uc gun yolculuk ettiklerini hic yazmiyor. bunu atliyor!

Ozcan adindaki arkadasin "ben bir makron olarak" cumlesine de, "bu gercegi ifade etmiyor" deyip karsi cikiyor.

ben de soruyorum; Laz kimligi nasil gercegi ifade ediyor?
bugun hala Rizenin cok az bir bolumu ve Artvin de yasadiklari icin mi?
varliklarini surdurebildikleri icin mi Karadeniz'in reel kimligi onlarin kimligine uydurulmaya calisiliyor?

bilimsel olarak ispatlanmis, hakkinda binlerce belge, yuzlerce kitap yazilmis Pontos kimligi reddedilerek, bilimsel
olarak ispatlanamamis bir Laz kimliginin neden benimsenmeye calisildigini hala anlamis degilim.

Lazlar bizim en yakin komsularimiz olarak bizlerle tarihi henuz belli olmayan uzun yillar beraber yasadilar.
onlara karsi en ufak bir antipatim yoktur. ancak Orta Asya palavralari ve uyduruk Turk kimligi empozesine karsi
mucadele verirken, bir de Laz kimligi empozesine rastlamayalim! yagmurdan kacarken doluya tutulmayalim!

bravo TC ye...
o kadar Pontos ve Helenlere karsi bizi dusman etti ki, artik kimligimizi ararken bile asilanan psikolojiyi yenemiyor
tarih satirlari arasindan Helen olmamak icin medet umuyoruz.

webmaster'in, "Karadenizin yerli halki" diye adlandirmaya calistigi ve bu yerli halkin Ksenofonun deyisiyle Lazoi
(Lazlar) oldugunu ispatlamaya calismasi da antihelenist bir psikolojinin bir urunu olsa gerek!

webmaster, Yunanistana goc edenlerin Karadenizliliklerini inkar etmiyor ama, onlarin da Helen olmadiklarinin,
Karadeniz'in yerli halkindan, yani Laz olduklarinin altini cizmeye calisiyor!

peki cok basit bazi sorular: kolonist dahi olsa gelen Helenler neredeler?

3000 yili askin sure zarfinda hic mi cogalmadilar?
eger cogaldilarsa, cogalan nufusu Trabzondan veya Karadenizden disari mi attilar veya yine geri Yunanistana veya
Miletos'a mi gonderdiler?

Ksenofonun barbar kucuk topluluklar diye adlandirdigi insanlar 3000 yil boyunca hep yerlerinde mi kaldilar?

dag koylerinde veya kolchida da yasadiklari iddia edilen Lazlar bu surec icinde hep yerlerinde, ve Helenlere karismadan mi yasadilar?

Karadeniz de, Ksenofondan ornek alinmaya calisilarak yerli halk diye adlandirmaya calisislan ozellikle dag koylerinin
en eski tarihi mevcut koy hangisidir ve hangi kokene sahiptir?

ksenofonun sozunu ettigi yerlerde yasayan bu kucuk topluluklar (makron, Chalib, Chald vb. 3000 yil boyunca hic
cogalmadilar mi?
cogaldiysalar nufuslari nerede?

Rizos (Rize) Kalopotamos (iyidere) Ofis (Of) Katochori (Caykara) vb. yerlesim yerlerinin Helenleri neredeler?
nerelere goc ettiler?

Yunanistana zorla goc ettirilenlerin hepsi safkan Helenmiydi?

boylesi sorulari cogaltmak mumkundur.

boylesi turden sorulari kendine sorabilen herkes Karadenizin reel kimliginin ne olmasi konusunda daha uygun bir
fikre sahip olabilecegini dusunuyorum.

Karadeniz de 3000 yili askin bir donem icerisinde etnik sifatlandirmalarin olmadigi,cesitli faktorlerin birlestirdigi
kaynastirdigi bir nufusun icerisinden, kulturel olarak ta Helencenin agir bastigi bir ortamin sonucunda farkli halklar
yaratmak veya aramaya koyulmak, gerceklerden kacmanin ta kendisidir!

yazilariyla, yazitlariyla, dagiyla, tasiyla, kalintisiyla her yerde Helence isim ve Helence yazilara rastladigimiz
Karadeniz'in kimligini helenlerden soyutlayarak Lazlara mal etmek, antihelenist bir psikolojinin sonucu olsa gerek!

Karadenizden zorla surgune yollananlarin arasinda Rizeli, Sinop lu, Ordu lu, Tokat li Amasya li. Gumushaneli yoktur.
en fazla Trabzonlu olmak uzere, Giresun ve Samsun Kokenlidirler.

bu durumda ne kadar makron, chald, chalib, Laz vb. Yunanistana veya diger dunya ulkelerine goc ederek bu gun
kendilerini Pontos helenleri olarak tanimliyor ve ne kadar helen Karadenizde kaldi kim cikarabilir ki?

3000 yillik bir beraberlikten sonra filanca koy su milletten, filanca koy bu milletten diyebilir ki?

millet kavraminin olmadigi bir doneme, tarihi arastirma pahasina geriye gidiyor ve 2001 yili kavramlariyla onlara
kimlik vermeye calisiyor ve kendimize dede bulmaya calisiyoruz.

sadece gulunecek bir hale dustugumuzun belirtisinden baska bir sey degildir bu!

irkci olmadan, irk aramadan tarihi incelersek,Karadeniz kimligi hakkinda en son varacagimiz sonuc, istesek te
istemesek te Pontos Helen kimligidir.
cunku tarih bu gercekle yogruldu!

herkese selam

 
Scoring_Disabled_Msg    
Author Reply
murat
(no login)

Laz kimliği tüm Doğu Karadenizde ön plandadır....

No score for this post
June 26 2001, 11:50 AM 

Yunanistana göç ettirilen kimseler sadece Helen kökenliler midir? Yunanlıların bugün Lazoi (Lazlar) dedikleri kim o zaman?

Laz kültürü doğu karadenizin tamamına egemendir. Kimsenin kendisine dede filan aradığı yok ama tarihsel gercekleri bulma ve ırkçı yaklaşımlara kapılmadan doğru tarih yaklaşımları ortaya çıkarma arzusu var.

Yunan kültürü eğer tüm doğu karadenizin tek ve egemen kültürü olsaydı bizim mesela egedeki yunanlılarla ya da batı karadenizdeki yunan kökenlilerle trakya rumlarıyla aynı kültürü paylaşmamız gerekmez miydi? Oysa Samsun sonrası hızla değişen kültürdeki belirgin damga kim ne derse desin Laz kültürüdür. Lazları bugün sadece Lazca konuşan Rize sonrası halk olarak düşünmek yanılgıların önde gidenidir. Bu halk tarih boyunca batıya doğru göç etmiştir.Sahil kasabalrındaki insanların bir çoğu daha doğudaki kasabalarda köylerde akrabalara sahiptir. Ya da kökenlerinin eski geçmişlerini Rizeye viceye arhaviye bağlarlar. Mesela daha gecen yüzyılda kurulmuş olan Ordunun (eski ordunun adı Kotyora dır ve şimdiki Ordudan daha douda yer alır) yerli halkı bile yoktur. Hepsi rize trabzon kökenlidir.

Ayrıca Rizos olarak yazdığınız isim Yunanca değildir. Rhizos olarak yazılır. Kafkasya kökenli bir sözcüktür. -os eki yunancada kullanabilmek için eklenmiştir.

Helen kültürünü kimsenin inkar ettiği yok ama herşey, helen kültürüne bağlamak batıdaki helen kültürü ile alakasız gelenek görenek ve tüm diğer kültürel başkalıkları inkar anlamına gelir ki bu da buradaki Laz Türk Ermeni kültürlerinin katkılarını hiçe saymaktır.

Yüce yunan uygarlığı karadenizle diğer bölgeler karşılaştırıldığında ne yazık ki gülünç denecek kadar etkisizleşmektedir.Mimari Yunan yokluğu daha doğuda Gürcü mimarisini bulur karşısında. Ayrıca Kafkasyadaki Yunan varlığı bilinenbir gercektir. Ama orada da ilginçtir mimari ve kültürel eski yunan etkisi yoktur.


Lazlar, bir güney kafkasya kavmi olarak doğu karadenizde kültürel ön planda olan ve diğer kültürleri kuşkusuz etkilemiş ve ama onlardan da etkilenmiş bir halktır.

Herşeyi yunana bağlamak olamayanlar içinde yürümekten başka nedir ki?


saygılarımla

murat


 
Scoring_Disabled_Msg    
Anonymous
(no login)

Untitled

No score for this post
June 26 2001, 10:41 PM 

Bak azizim; eger millet olgusunun ne demek oldugunu hala cozememissen, bir milletin sahip ciktigi kulturunun,
geleneginin nasil olustugunu dusunemiyorsan, kafanda olusturdugun bir eksenin etrafinda dolasir durursun.

Tarihi, hele de Karadeniz gibi beton altina gomulmus bir tarihi cozebilmek, objektif ve analizci bir yapi ister!

Millet kavrami, oyle senin sandigin gibi kabile veya asirete veya belli bir kitleye dayanmis olsaydi, bugun
dunya da mevcut milletlerin ancak %10 unu taniyabilirdik.

Lazlar tek basina bir millet degildir. Ayrica hangi millete mensup olduklari da henuz kesin belli degildir!
Heredot Lazoi diye anlattigi insanlar icin, Karadenize Misir ulkesinden geldiklerini ve Misir kokenli olduklarini yaziyor.
Hatta Misir urununu onlar Karadenize getirmis ve adina da Lazut koymuslar.

Bunun disinda son yillarda ortaya cikan bazi Gurcu tarihcilerin iddialarina gore, Lazlar onlarin akrabalari imis. Bu iddiayi destekleyen bir cok Laz yazilarina da rastlanabilir.

Ayrica cok yanlis olsa bile, Lazoi kelimesini Ellas zi (Hellas yasiyor) anlaminda degerlendirenler bile vardir.

Bunlarin disinda, Laz, Gurcu ve Megrellerin ayni soydan oldugunu iddia edenler de vardir. Ancak, Gurcistanli birine Megrelleri sorarsaniz, anlam olarak size, kisa boylu Helenler olarak karsilik verirler. Yani Migri Ellines.

Lazca dili icerisinde, kendilerine ait kelimelerin disinda onlarca Helence, onlarca Gurcuce, onlarca Ermenice bulunmaktadir. Yani tam olarak bir Laz dili de soz konusu degildir.

Dolayisiyla canim kardesim; sen ilk once ait oldugun tarihi ve bu cerceve de milletini bul ve ondan sonra Karadenizin ucbin kusur yillik tarihi ve kulturu bana ait de ve ondan sonra da dogrulugunu tartisalim!

Sen eger yukaridaki iddialardan Gurcu-Laz olgusunu kendine yakin buluyorsan, o halde tarihe damgasini vuran bir millet olarak ve tarihin kabul ettigi Gurcu kimligine tabi olur kendini Gurcu hissedersin.

Bazilarininin hatta yakin gecmise kadar da benim oyle sandigim Gurcu-Laz-Megrel uclemini unut cunku artik bir tarafi kayip!

Tarihin bababsi Heredot’a guvenirsen, Karadeniz de bir tek Lazut(Misir) in var kardesim!

Ha, Farkli bir millet yaratma cabasindaysan, o baska bir konu ve su anki konumuzun disindadir.

Sen ister kabul et ister etme ama, bu gune kadar tarihciler arasinda Lazlar hakkinda yazilan ve cizilen bunlardir.

Ama yanilmiyorsam, sen Gurcu-Laz akrabaligini kabul etmis gorunuyorsun ki, Karadenizin ne tarihi ne de kulturu onlara ait degil canim kardesim!
Hatta bir yazinda (yanilmiyorsam) Kemencenin Gurcu muzelerinde bulundugunu, dolayisiyla Kemencenin Gurculere, dolayisiyla Lazlara ait oldugunu vurgulamaya calistin.

Simdi gelelim Karadeniz kulturunun temeline ve hangi millete ait olduguna:

Eger sen, Helen tarihini bilmezsen, Yunanistana hic gitmediysen, Yunan veya Helen kulturu denince aklina sadece buzuki veya ada danslari vs geliyorsa, elbette burada tartisamaz, sadece sen oyana ben buyana ceker dururuz.

Bir kere Karadeniz tarihini ve Helenlerin Karadenizdeki 3000 yillik gecmisini (bilinen ve kabul goren!) bir tarafa birakalim ve kendimize su bir kac soruyu bir soralim: Karadenizliler olarak Gurculerle ne gibi ortak ozelliklerimiz var? (Kemence muzelerinde var olabilir. Turkiyenin muzeleri Helen eserleriyle dolu!)

Hangi gelenegi paylasiyoruz?

Ne gibi bir yasam bicimini paylasiyoruz?

Hangi tarihi paylastik veya paylasiyoruz?

Kemence mi? hayir! Oysa, farkli calinsa dahi Yunanistan da tum karadeniz gocmenleri ve Giritliler tarafindan halen kullanilan bir enstrumandir Kemence… bir cok Kemence okulu var ve notalar esliginde ogretiliyor. Bu gune kadar nota esliginde soylenen tek bir Laz veya Gurcu turkusu var mi?.

Horon mu? Hayir! Cunku kelimesine bir bak! Helence bir kelime… Dunyanin her yerinde her gelenek, her bulus mucidinin dilinde adlandirilir! Bir an isimlendirmenin bir tesaduf oldugunu dusunsek bile Karadeniz horonlarina yakin bir cok horon cesidi bulursunuz Yunanistan da! Yunanistan, cografyamizda en fazla Horon cesidinin bulundugu bir ulkedir. Tarihin babalarindan sirf isinize gelenini sergilerken biraz daha insafli davranip bir kac ta karsi tarafa yontmasini bilin! Bir savas dansi olan Bicak oyununu Lazlara aittir derken, savas danslarini onlardan okuyun. Helenlerin savasa cikmadan once tras olduklarini, en iyi elbiselerini giydiklerini ve savas dansina basladiklarini okuyun ve burada yazin da insanlar degerlendirsin.

Panayirlar mi? hayir… panayirin anlamini soyle dilinde…

Momogere gelenegi mi? hayir… anlamini soyle dilinde…

Gemicilik meslegi mi? hayir… eger oyleyse, sayin gemici ve denizci kardes, kendi dilinde kac balik ismi var?
Kac gemi parca veya aksesuarinin adi dilinde?

Hangi mitolojik anlatim senin? Aile icinde en onemli yasam parcasi olan hangi batil inanci kimlerle paylasiyor Karadeniz?

Hey kardesim hey…
Atmak veya kendini istedigin gibi hissetmek kolay ama, gercekleri bulup aciklamak cok zor!

Bilmem, belki ben yaniliyorum bu yazdiklarimda…

Ama uzulme, tarihin gerceklerinin gun isigina cikmasi uzak degil!

Cumle aralarinda seni kirdiysam ozur dilerim
Hosca kal

 
Scoring_Disabled_Msg    
İlyas
(no login)

Atma!

No score for this post
June 26 2001, 11:14 PM 

"Atma beni yabana
ben da bu dereliyum"


Sevgili kardeşim Anonymus,

Heredot'un kitabında Lazlar'la ilgili tek kelime yok. Onun için diyorum ki, atma biz din kardaşuyuz.

Laz kimliği, baskın Türk kimliğine karşı uydurma krallıklarla bir karşı çıkıştır. Saygı duyabilirim. Ama gerçek değildir.

Şunu dersen katılırım; bir Laz dili var, o zaman böylesi bir kimlik vardı veya var, yaşatılmalıdır, her dil ve kültürün yaşaması gerektiği gibi. Ama uydurma tarih yok, Türklerin diye bize yutturulduğu gibi.

Tarih hiçbir şeyi affetmez. Adamın arkasından götün götün güler.


"Ya al beni yanuna
Hiç sorma nereliyum"

 
Scoring_Disabled_Msg    
Mehmet
(no login)

atmadum

No score for this post
June 26 2001, 11:47 PM 

merhaba
yukarida anonymus olarak yazan bendim sadece isim yazmayi unuttum.

heredot degilse bile ksenofon bahsetmistir su an hangisi oldugunu hatirlamiyorum ama bakarim.
ama Lazoi olarak degil de kolchlar olarak bahsetmis olabilir. aklimda oyle kaldi ama, yazdigim yazinin icerigini degistirmiyor. cunku Kolchida ile ta Trabzon'a kadar dayanip Laz kimligini empozeye calisan ben degilim. yazimi da onlar icin yazdigima gore bir isim hatasi olmistur sayin din kardasum:))

seni yabana atmayirum ama yanuma da almayirum. cunki cok hizlisun:)))

 
Scoring_Disabled_Msg    

(no login)

Mısır hakkında katkı

No score for this post
June 28 2001, 1:10 AM 

Mehmet gerçekten seni taktir ediyorum gayet doğal olarak bazı fikirlerine yürekten katılıyor bazılarına ise gülüyorum. Eğer doğru düzgün bir eğitimin olsaydı, olağanüstü biri olacağına hiç şüphem yok.
Yine de bilgi eksikliğini işkembeden uydurarak tamamlaman zaaf tabi ki. Lazlar hakkında
"Hatta Misir urununu onlar Karadenize getirmis ve adina da Lazut koymuslar"
diyorsun ki Çaygaralı Özcan ile aranızada akrabalık falan olduğunu düşünmeye başlayacağım.
Mısır bitkisi Amerika'nın florasına aittir ve Kristof Kolombun Amerika'yı keşfinden sonra Avrupa'ya, çok çok sonra ise Anadolu'ya ayak basmıştır. Kısacası Heredot'un zamanında mısır diye bir bitki bilinmediği gibi Anadoluya bin yıldan daha uzun bir zaman sonra ulaşmıştır. Ofli kurnazlığında haburada sökmüyor, bizde biraz Ofli sayiluruk...
Bu arada İlyas Bey her kimse her defasında en az kelime ile en doğru olanı ifade ediyor:
"Heredot'un kitabında Lazlar'la ilgili tek kelime yok. Onun için diyorum ki, atma biz din kardaşuyuz.

Laz kimliği, baskın Türk kimliğine karşı uydurma krallıklarla bir karşı çıkıştır. Saygı duyabilirim. Ama gerçek değildir.

Şunu dersen katılırım; bir Laz dili var, o zaman böylesi bir kimlik vardı veya var, yaşatılmalıdır, her dil ve kültürün yaşaması gerektiği gibi. Ama uydurma tarih yok, Türklerin diye bize yutturulduğu gibi."


Gerçek olmayan "Laz" kimliğine karşı gerçek bir tanım ve gerçek bir Karadeniz tarihi yazabilirmisiniz İlyas Bey?
Yoksa Laz terimi sadece Lazuri konuşanların değil tüm bölge halkının atalarından taşıdığı yada bizzat geçen yüzyıllarda meydana getirdiği kültürün baskın ve baskıcı "Türk" ve 19.yüzyılda uydurulmuş Hellen etiketlerine karşı Anadolu çocuklarının kendini savunma mekanizmasımıdır? Halkımızın büyük çoğunluğu kendine bu adı vermişse, ayrıca noterden onaylanmasımı gerekiyor?