October 14 2001
at 11:18 PM No score for this post
Lazuri (no login)
KÜLTÜR TALANCILIĞI - 1-
Türkiye'de daha öncesi de olmakla birlikte özellikle
1970'li yıllardan itibaren Halkbilimsel değerlerin
hem sistemli hem de bireysel bazda talan edildiği
görülmektedir.
Sistemli olarak yapılan talancılık büyük oranda TRT
ya da TRT'ye bağlı çalışan sanatçılar (!) tarafından
gerçekleştirilmiştir.
Süreyya Davulcuoğlu, Kamil Sönmez, Erkan Ocaklı,
İsmail Türüt ve İbrahim can bunların sadece birkaçı.
Bunların dışında daha lokal gibi görünen ve kendi
başına imajı uyandıran ancak bilinç olarak aslında
resmi kültür politikalarından beslenen ve pek de
bilinmeyen uygulamalar vardır. Burada şimdilik bir
örnek vermekle yetineceğim.
Remzi Bekar,
Kendisi bir Çamlıhemşinli. Tulum çalmasının ötesinde
yaptığı tulum kayıtlarıyla ünlüdür. Bölgede dolaşıp
horon melodilerini derledi (!), tulumun üstadlarını
keşfetti (!), melodilerini aldı ve kendi yaptığı
tulum albümlerinde bunları ÇALDI.
Kelime tam da budur: BUNLARI ÇALDI.
Remzi Bekar, derlediği horon melodilerini genellikle
kendi üstüne kaydettirmiştir. Horonların adını
değiştirmiş, kendi kafasına göre isimler vermiş
sanki kendi çıkardığı melodiler olarak bunları
sunmuş ve böylece Tulumun Piri (!) ünvanını almaya
hak kazanmıştır.
Remzi Bekar bunları yaparken köyde yaşayan Tulum
sanatçılarından ziyadesiyle faydalanmış. Yörede
tulum çalışı ve yaptığı bestelerle tanınan Mtzanuri
Ali'den (Topluca-Çamlıhemşin) öğrendiği bir horon
kaydesini kendi horonu olarak lanse eder. Bu horonun
Remzi bekar kaynaklı adı KAÇKAR HORONU
(Melodisi)'dur. Birçok insan bu horonu bu adla
bilir.
Hikayenin aslı şudur (Mtzanuri Ali'nin kendi
anlatımı): Ali Dayı DİDİZENİ denilen bir yerde bir
horon kaydesi besteler. Bu 5-8'lik bir melodidir.
Adına da derlediği yerden esinlenerek DİDİZENİ
XORONİ koyar. Son derece hoş ve dinlendirici bir
melodididir bu.
Günün birinde Remzi Bekar köye gelir. Ondan bir
takım parçaları tulumuyla çalmasını ister. Mtzanuri
Ali da bu melodiyi çalar. Bekar, melodiyi çok
sevmiştir. Alır ve kendi kasetinde çalar. Horona da
bir ad verir: KAÇKAR HORONU.
Remzi Bekar Hemşimli olduğundan horon da bir Hemşin
horonu olarak bilinecektir artık. Ali Dayı ise bunun
farkına çok sonraları varır ama sesini kime
duyursun...
Bazı araştırmacı arkadaşlar, yöreye gittiklerinde bu
horonu sorarlar. Şaşırtıcı bir şekilde böyle bir
horonu bilen kimse yoktur. üstelik Çamlıhemşin'de ve
Hemşinliler dahi bu isimle bilmemektedirler. tabi bu
şaşırtıcı bir durumdur; Nasıl olur da böyle bir
horon kaynağında bilinmez.
Zamanla Ali Dayı ile tanışan bir araştırmacı işin
aslını öğrenir. Gerçekte horon figürleri klasik 5-8
horon tarzındadır ama sadece melodisi değişiktir ve
bu melodi de Ali Dayı'ya aittir. Horonun adı da
DİDİZENİ HORONU'dur.
Orta Asya'dan geldiğine adı gibi emin olan Remzi
Bekar'ın aslında otantik gibi görünen modern bir
kültür talancısı ve bir hırsız olduğu böylece
anlaşılmış olur.
Ben bir çamlıhemşinliyim.Remzi Bekar hakkındaki
düşünceleriniz doğru yada yanlış.Beni
ilgilendirmiyor.Ancak didizeni horon'u kelimesi için
söylediklerinize katılmıyorum.Didizeni kelimesini
araştırırsanız 'TİDİZAN' kelimesine
ulaşırsınız.Tidizan ise Çamlıhemşin (Vice-i
Ulya-Yukarı Vice veya şimdiki adıyla Yukarı Çamlıca
mahallesine ait biraz daha yukarda bir tabiat
harikası yerleşke,tarım ve orman alanının adı dünya
harikası bir yerdir.Çok eski yıllarda burada ekin
ekilirken ve toplanırken eğlenceler yapılırdı.Burası
genelde yazın oturulan bir yerdi.
Scoring_Disabled_Msg
Lazuri
(no login)
Ortada bir yanlış yok.
No score for
this post
October 16 2001, 12:01
AM
Sn. Arkadaş,
Yukarıdaki anlatımda adı geçen şahıslardan Remzi
Bekar Hemşinli, Ali Çamkerten ise Lazdır. Her ikisi
de Çamlıhemşinli'dirler.
Lazlar Lazca konuşur. Lazların yaşadığı köylerdeki
yer isimlerinin %99'u da Lazcadır.
Melodinin bestecisi zatın Laz olmasından dolayı
kendi köyündeki bir yer ismini bu horona ad olarak
vermiştir.
Lazcada,
Didi = Büyük
Zeni = Düz demektir.
Bunun bir yer adı olduğunu düşünürsek DİDİZENİ
sözcüğü "büyük düzlük, büyükçe düz yer" anlamlarına
gelir.
Ben de bir Lazım. Lazcayı da oldukça iyi bilirim.
Ortada tarafımdan yapılmış etimolojik bir hata
yoktur.
Tidizeni ile Didizeni ise muhtemelen farklı farklı
şeylerdir ya da en azından benim bahsettiğim konu
ile bir ilgisi yoktur.
sevgili hemşerim,
cevap yazdığın için teşekkür ederim.Yukarda saydığın
bazı şahıslar için aynı görüşü bende
paylaşıyorum.Hatta birisini sanatçı
değil,karadenizin yüzkaraları diyede
nitelendiriyorum.Ancak bazı halk ezgilerinin
yaşayabilmesi için birileri tarafından anlattığın
biçimde kullanılması gerekmektedir.Aksi taktirde
kaybolabilirler.Bunun bedeli belkide bu şekilde
ödenmelidir.Remzi Bekar çamlıhemşinlidir.Ancak ben
kendisini ancak annemin kasetlerinden tanırım.
Yinede şunu iddia etmeyi düşünebilirim.Didizeni adlı
horon Çamlıhemşin kökenlidir.Neden dersen yazımda
bahsettiğim TİDİZAN(Bu benim şivemdir) benim köyümde
furtuna vadisinin belkide en güzel yerlerinden
biridir.YUKARI VE AŞAĞI VİCE 'nin eskileri(yani 40
yıl öncesine kadar) yazları yaylaya gidene kadar
burada yaşarlar ve verimli tarlalarını
sürerler.Köyden 200-300mt daha yukarrda akşamları
tek eğlenceleri tulum ve horondu.Ayrıca TİDİZAN
kelimesinin anlamıda senin dediğin gibiBÜYÜK GENİŞ
DÜZ anlamındadır.Ben bunu ERMENİCE olduğunu
düşünüyordum ancak sayende LAZCA olduğunu
öğrendim.OLABİLİR çAMLIHEMŞİNDE sadece hemşinliler
ve ermeniler değil birçok Lazda YAŞAMAKTADIR.
Saygılarımla
Sevgili Hemşerim,
Cevap verdiğin için sen de sağol.
Düşüncende haklısın; birileri bulup çıkarmasa
değerler kaybolur. Ama bu namusluca yapılmazsa
geriye değerden çok bugünkü çürümüş toplum kalır.
Memlekette hırsızlığından şüphelenmediğimiz adam
kalmadı neredeyse.
Anlaşamadığımız bir nokta var sanırım.
Benim bahsettiğim yer ile sizin bahsettiğiniz yer
bir değil. Ben Tulumcu Ali dayının köyü MTZANU'dan
bahsediyorum Adı geçen yer bir laz köyü olan
MTZANU'de.
Bu mekansal farktan dolayı sizin yanıldığınızı
düşüyorum. Şayet Vica'da Tidizeni adında bir yer
varsa bu yer ismi Lazca'dan geçmiş olmalı. Çünkü bu
kelimeler Lazca ve çok yaygın kullanımı var tüm Laz
yerleşimlerinde.
Sonuç olarak tartışmaya katıldığın için teşekkürler.